Gidenlerin ardından...

Gidenlerin ardından...
Gidenlerin ardından...

Yaşar Kemal...

Altbaşlığı 'Sansürsüz Kültür-Sanat Yıllığı' olan Can Almanak 2015 çıktı. Almanakta 2015'te aramızdan ayrılan Zeki Alasya, Yaşar Kemal, Memduh Ün gibi kültür-sanat dünyamızın önemli isimleri de anılıyor

RADİKAL - Kitapların yasaklandığına ilişkin iç karartıcı haberler aldığımız günlerde altbaşlığı ‘sansürsüz kültür-sanat yıllığı’ olan bir almanak çıktı. Hürriyet Pazar'dan Güliz Arslan'ın haberine göre, bu yılın, Türkiye’de yaşanan ya da doğrudan Türkiye’yi etkileyen kültür-sanat gelişmelerine yer veren Can Almanak 2015 raflarda... Can Yayınları’ndan çıkan almanak bir Yekta Kopan projesi. Kitabın yayın ekibinde Zeynep Miraç, Sibel Oral ve Emre Taylan var. Fotoğraf editörü ise Muhsin Akgün.

Arka kapak yazısında; “Can Almanak 2015, vazgeçmemek, teslim olmamak için hazırlandı. İnsanın kültüre, sanata ilişkin emeklerinin bu gürültüde duyulmaz bir sese, kaosun içindeki bir başka gürültüye dönüşmesine izin vermemek için. Sanatın sesi hafızamızdan silinmesin” deniyor.

İLK DEFA YAYINLANAN FOTOĞRAFLAR

Kitapta bu yıl aramızdan ayrılan Müzeyyen Senar, Fikret Şeneş, Yaşar Kemal, Erol Büyükburç, Kayahan, Zeki Alasya, Bedri Koraman, Behiye Aksoy, Fikret Otyam, Tomris İncer, Levent Kırca, Memduh Ün, Çetin Altan, Gülten Akın gibi kültür-sanatın önemli isimleri anılıyor. Emek Sineması ve Atatürk Kültür Merkezi tartışmalarına yakından bakılıyor. Haldun Taner’in, Aziz Nesin’in 100’üncü yaşları kutlanıyor. İstanbul Film Festivali, 14. İstanbul Bienali, ArtInternational, Contemporary İstanbul, Akbank Caz Festivali, Antalya Film Festivali gibi belli başlı etkinliklerde yaşananlar hatırlanıyor. ‘Abluka’, ‘Sarmaşık’, ‘Nefesim Kesilene Kadar’ gibi yılın ödül alan filmlerinden bir seçki sunuluyor. Ahmet Ümit, Karin Karakaşlı, Metin Akpınar, Seçkin Selvi, Arif Keskiner imzalı metinler ve ilk defa yayımlanan fotoğraflar içeren almanak, arka planında da Türkiye’de ve dünyada yaşanan önemli sosyal ve siyasal olaylara yer veriyor.

Ahmet Ümit, Yaşar Kemal için yazdı: Ezik durma, sesin gür çıksın

(...) Onunla yüz yüze karşılaşmam, bundan 10 küsur yıl önce kalabalık bir toplantıda olmuştu. Beni görünce, o gümrah kahkahalarından birini attı. “N’aber Antepli?” diye sordu. “İyidir Abi” dedim terbiyeli bir tavırla. “Öyle ezik durma lan” dedi. “Sesin gür çıksın, dik dur. Nasıl olsa ihtiyarladıkça hayat seni eğecek.”

Arif Keskiner Memduh Ün için yazdı: Yıldızlar yağsın üzerine

Memduh Abi 270 güne yakın hep yoğun bakımda kaldı. Fatma (Girik) ise onu hiç yalnız bırakmadı. Her gün hastanede yanındaydı. Hatta bir gün hastaneye giderken kaza bile geçirmişti. Memduh Abi’yi Fatma’sız, Fatma’yı Memduh Abi’siz düşünmek mümkün değil sanırım. Ondan bizlere, yaptığı filmlerle, 60 yıla yakın hiç tükenmeyen bir aşkın söylencesi, vefakâr ve anıtsal kadın Fatma Girik kaldı. Yıldızlar yağsın üzerine...

Metin Akpınar, Zeki Alasya için yazdı: Bir daha eşine rastlanmaz

Yârin yanağından gayrı her şeyimiz ortaktı. Sen-ben yoktu, bizdik. Bugün lafını yeni yeni konuşmaya başladığımız empati kültürü o gün bizde vardı. 1962’den son güne kadar birbirimize ses tonumuzu açmamışızdır. Zeki Alasya’nın kaybı ne demektir, çok sevdiği dizelerle anlatayım: “Gidiyor, rastgelmez bir daha tarih eşine; / Gidiyor on yedi milyon kişi takmış peşine!” Zeki Alasya’nın kaybı budur. Böyle bir adam gitti, böyle bir adam kayboldu. Bir daha eşine rastlanmaz.