Göç eden hüzünlü ezgiler

'Sürgün' kelimesi en çok Yahudilere yakışıyor, belki en çok onlarla birlikte anıldığında anlamlı oluyor.
Haber: ASLI ATASOY / Arşivi

İSTANBUL - 'Sürgün' kelimesi en çok Yahudilere yakışıyor, belki en çok onlarla birlikte anıldığında anlamlı oluyor. Babil'den sürüldüklerinden bu yana sürekli göç eden bu kavmin yazgısı şarkılarına da yansımış.
Ares etiketiyle Fidan Müzik'ten Çıkan 'Geleneksel Yahudi Müziği: Hanukka' isimli albüm, işte bu temayı barındıran şarkılardan oluşuyor. 'Hanukka', içinde aslında hepimizin aşina olduğu şarkılarla bezeli bir çalışma. Örnek mi? Bir dönem dilimize pelesenk olmuş 'Şiribim Şiribom'...
Yahudi müziği tıpkı diğer müzikler gibi dinin içinden çıkarak karışıyor hayata. Yahudilerin Kitab-ı Mukaddes'te yer alan kimi ayrıntılara dayanarak beste yaptıklarını ve müziklerinin temelini attıklarını söylemeye gerek yok. İlahilerin bestelenmesiyle ortaya çıkan bu müzik sinagoglara oradan gündelik yaşantıya karışmış.
Sinagog öncesinde tapınaklarda arp ve lir eşliğinde söylenen ezgiler M.Ö. X. yüzyılda profesyonel bir hal aldı. Tapınma esnasında söylenen dini ezgilerin profesyonelce çalınıp söylenmesi sayesinde ilk konservatuvarlar da ortaya çıkmış oldu. Belirli bir makam düzenine göre düzenlenen Yahudi şarkılarının en çok etkilendiği yer ise şüphesiz 'Doğu'.
Albümde dünyanın çok farklı bölgelerinde yaşayan Yahudilerin şarkıları ve enstrümantal ezgilerine yer verilmiş. Kısacası Hanukka, ortak paydası 'hüzün' ya da 'keder' olan bir albüm. Albüme adını veren 'Hanukka' ise Yahudilerin 'Işık Bayramı' adını verdikleri özel günleri. Kışın karanlık günlerinde sekiz ışık ve şenlik günü olarak kabul edilen bayramları.
Hanukka / Ares, Fidan Müzik