Görmezden gelinmek esas problem

Görmezden gelinmek esas problem
Görmezden gelinmek esas problem

Pinh ni (soldan sağa) Selim Aydın, Akın Eldes, Sinan Kaynakçı, Zeynep Üçer ve Hami Ünlü den oluşuyor.

'Kavak Yelleri' dizisine yaptıkları müziklerle tanınan Pinhâni'nin üçüncü albümü 'Başka Şeyler' yayımlandı. Grup, medyanın ilgisizliğinden yakınıyor.
Haber: ELİF EKİNCİ - elif.ekinci@radikal.com.tr / Arşivi

İsminizin artık özdeşleştiği ‘Kavak Yelleri’ bitince siz de bir ara sessiz kaldınız. Üçüncü albüme temiz bir sayfa açmak için mi beklediniz?
Sinan Kaynakçı: Dizinin bitmesini bekledik, evet. ‘Kavak Yelleri’ devam ederken konserler de veriyorduk ama o dönem içinde bir albüm daha yapmak istemedik. Başından beri bu kadar uzun süreceğini düşünmüyorduk aslında dizinin. Bence keşke daha erken bitseydi ama neticede kâr getiren bir yapımdı, doğal olarak devam etti. 

Diziye nasıl dahil olmuştunuz?
S.K: Bir arkadaşımız dizinin yapımcısına CD’mizi hediye etmiş. Onlar da jeneriğe ‘Hele Bi Gel’i oturtmuşlar, çok hoşlarına gitmiş. Yeni bir gruptuk o zamanlar; dediler ki”Hadi çocuklar, verin bu parçayı bize, hem siz kurtulun, hem biz kurtulalım.” Cazip bir teklifti ama o zaman henüz tanınan bir grup değildik. Erken olduğuna karar verdik ve kabul etmedik teklifi. O süreçte bizim popülaritemiz arttı, onlar da başkalarıyla da görüşmeler yapmışlar ama olmamış, tekrar teklifle geldiler. Haydi nazlanmayın, bu işi tatlıya bağlayalım, dediler. Biz de teklifi görüp arttırdık; dizinin müziklerini de yapalım dedik, kabul ettiler. Bizim için de tecrübe oldu, mesela ben klarinet çalmayı öğrendim; çünkü diziye yakışacağını düşünmüştüm. Bu da ikinci albüme yansıdı, o albümde bol bol üflemeli alet vardı. 

Pinhâni’nin isminin Kavak Yelleri’yle özdeşleştiği bir gerçek artık. Bu sizi rahatsız ediyor mu?
S.K: Dizi geçen yıl yayından kalktı, henüz çok yeni. Yıllar sonra hâlâ bu durum devam ederse, o zaman sorun var demektir.
Zeynep Üçer: Eğer tekrarları yayımlanacak olursa, o zaman iş değişebilir ama. Şu an başka ülkelerde de yayımlanıyor dizi. En popüler olduğumuz ülke Türkiye değil Azerbaycan mesela. Bulgaristan’da da o şekilde.
Albüme gelelim. İsmi gibi ‘başka şeyler’ var bu albümde. Naif sound’un biraz daha değiştiğini görüyoruz.
S.K: İlk albümdeki naiflik kalmamış minvalinde eleştiriler alıyoruz. İkinci albümde sound biraz değiştiğinde de olmuştu bu, bu albümde de aynı şekilde sürüyor. Galiba ilk albümdeki o amatör ruh hoşuna gidiyor insanların. 

Akın Eldes’le çalışıyorsunuz. Aranızdaki yaş ve tecrübe farkı uyum problemlerine sebep oluyor mu?
Selim Aydın: O daha önce bizim yaşlarımızı gördüğü için, e biz de onun yaşını henüz görmediğimiz için, onun ayak uydurması daha kolay oluyor galiba. Çok güzel de başarıyor.
S.K: Hatta akranlarımızdan daha iyi anlaşıyoruz onunla. Akın Abi çok genç ruhlu, enerjik bir insan. Yeri geliyor bizden bile enerjik oluyor hatta. Mesela ilk klibi ‘Bana Hediye’ye çektik, Klip için 10 bin km’den fazla yol yaptık. Yola hiç üşenmiyoruz biz, hem yaşımız hem mizacımız gereği. Akın Abi yaşça büyük olmasına rağmen o da çok sever. Hatta o tur rehberliği de yapıyor. Müzik haricindeki en önemli faaliyetlerinden biri. Birçok şeyi çözen, aslında bizim Akın abi’yle çalışıyor olmamız. Başlangıç noktası o. Harika bir referans. Dolayısıyla başka müzisyenlere açılmakta da güçlük çekmiyoruz. Çünkü hepsi Akın Abi’nin arkadaşı; biz ne Demirhan Baylan’ı, ne Turgut Alp Bekoğlu’nu tanıyor olurduk herhalde o olmasa. 

Akın Eldes’ten ‘Kapı Parası’nı da almışsınız albüme. Sizin tarzınızın biraz dışında bir şarkı aslında.
S.K: Bazı konserlerde müzisyen kapıda kesilen bilet üzerinden alır parasını. Buna kapı parası deniyor. Biz de başta öyle konserler vermiştik.
Z.Ü: Mekân hiçbir yere afiş asmaz, duyuru yapmaz, zaten ölü günlerde olan bir gecedeki konserde, 5 kişi gelecekse 10 kişi geliyor işte. Biz çok fazla çekmedik o derdi ama hızlı popüler olabildiğimiz için.
S.K: Gerçi bu mekâna bağlı, her zaman, her müzisyenin karşılaşabileceği bir uygulama. Hatta U2 konseri de o şekilde olmuş, söylenene göre. Gelen kişi üzerinden para almışlar, gerçi onlar statta yapmışlardı tabii konseri ama... (Gülüyorlar) Bu parçayı neden koydunuz diye çok soran oldu. Farklı bir şey olsun istedik çünkü albümde. Günümüz teknolojisinde parçayı geçmek bir tuşa bakıyor. İstemeyen dinlemez. Zaten çoğu insan internetten dinliyor, para da vermiyor ve para vermediğiniz bir şey hakkında eleştiri konusunda ne kadar ileri gidebilirsiniz o da başka bir konu. 

Bu da bir başka müzisyen derdi galiba, haksız eleştiriler vs.
S.K: Aslında bizim en büyük sıkıntımız eleştiriler değil; halkın gündeminde olup basının gündeminde olmamak. Müzik yazan insanlar iyi ya da kötü dese, ama bir şey dese. Görmezden gelinmek esas problem.
Grubun isminin telaffuzu biraz sıkıntılı. Uzatan var, bir çırpıda okuyan var...
S.K: Hazır medyaya yansıyorken düzeltelim. A’yı uzatarak, ‘sürahi’ gibi okunmalı. 

Pinhâni’nin mart konser takvimi
*9 Mart Cuma - Bursa Resimli Bar - 22.30
*10 Mart Cumartesi -  Ankara Jolly Joker - 22.30
*14 Mart Çarşamba - İstanbul Kozzy Kültür Merkezi - 20.00
*21 Mart Çarşamba - Manisa Celal Bayar Üniversitesi - 15.00