Görünmez aktör Andy Serkis

Görünmez aktör Andy Serkis
Görünmez aktör Andy Serkis

Serkis in unutulmaz performansı ise hiç kuşkusuz Gollum karakteriydi.

'Dijital oyuncu' Andy Serkis, dev King Kong'dan sonra bu kez de 'Maymunlar Cehennemi: Başlangıç'ta şempanzelerin lideri Caesar olarak karşımızda. Serkis'i Gollum olarak tanımıştık
Haber: SEVİN OKYAY - sevin.okyay@radikal.com.tr / Arşivi

Oyunculukta yeni bir çığır açılıyorsa eğer, öncüsü Andy Serkis olsa gerek. Dijital oyunculuktan nasibini almış diğerleri de var, elbette. ‘Maymunlar Cehennemi: Başlangıç’taki maymunlara can veren aktörlere bir göz atmak yeter. Ama hafızamıza nakşolan dijital karakterlerin yaratıcısı, Andy Serkis’tir. Tiyatroya çok emek veren, televizyonda da 90’lı yılların önemli İngiliz mini dizilerinde oynayan aktör, klasik roller de üstlense bile, adını esas olarak ‘Yüzüklerin Efendisi’ serisinin dijital karakteri Gollum olarak duyurdu. Yüzüğe tıslayarak “Kıymetlimissssss” derken, bizim de tüylerimizi ürpertirdi. Sinemaya uyarlanmasıyla bile heyecan yaratan ‘Yüzüklerin Efendisi’nin en çok akılda kalan karakterlerinden biriydi Gollum. Üçlemenin çekimi bittikten sonra da, filmlerde kullanılan iki yüzükten biri, yüzüğün sunduğu iktidara karşı nasıl davranılması gerektiğini temsil eden iki kişide kaldı: zoru seçen Frodo (Tobey Maguire) ile zayıflık timsali Gollum’da. Bu karakter için dört yıl çalışan oyuncuya uygun bir hatıradır diyoruz. 

En iyi sanal performans
Peter Jackson’ın Tolkien’den uyarladığı üçlemenin bir özelliği de, aktörün yüzünü bize göstermesiydi. ‘Kralın Dönüşü’nde (2003) onu hem Gollum, hem de Yüzük uğruna kendini inkâr etmeden önceki karakteri Sméagol olarak izlemiştik. Bu rolle Empire dergisinin ‘en iyi İngiliz erkek oyuncu’ ödülünü de almıştı. Ama asıl lafı edilen ödül, MTV’nin en iyi sanal performans ödülü oldu. Gollum’un kazandığı ilan edildi, Yeni Zelanda’da çekimdeki Serkis, elinde ödülüyle ekrandan teşekkür konuşmasını yaptı. Gollum bir anda sıçrayacak geldi, ödülü Serkis’in elinden kaptı ve küfürlerle bezeli bir konuşmayla onu mahçup etti. Biz de, aktör ile yaratısını karşı karşıya görme şansına kavuştuk. 

‘Sıradışı anime karakter’
Peter Jackson ile bu uzun süreli çalışmanın ardından Andy Serkis’i bir başka Jackson filminde, ‘King Kong’a adını veren karakter olarak izledik. Karakter diyoruz, çünkü King Kong üzerine filmlerde bir ilk olarak, onun neler hissettiğini kavrayabiliyorduk. Andy Serkis, performans yakalama teknolojisinin de katkısıyla, ilk kez Kong’u gerçek bir karakter olarak yaratmıştı. Koca maymunun âşık olduğu Ann Darrow’u oynayan Naomi Watts, “Tamamen Andy’ydi” diyor. “Evet, post-prodüksiyonda sihirli bir şeyler oldu, özel efektler vardı ama, Kong başka bütün karakterler gibi bir karakterdi. Pek çok ifadeye sahipti, ben hep ona tepki gösterdim. Bütün hareketleri, duyguları, o korkunç yüzü bir anda değiştiren tebessüm, gözlerdeki ışık, hepsi Andy’dir.” Bu rol Serkis’e 2006’da, Toronto’da ‘anime olmayan bir filmde sıra dışı anime karakter ödülü’ getirmişti.
Jackson’la aralarında gerçekten özel bir bağ varmış gibi görünüyor. Bahsi geçen filmlerin özel efektlerini, Peter Jackson’ın daha önce ‘Avatar’da da büyük başarı yakalamış olan şirketi Weta Digital gerçekleştirdi. Gösterimdeki’ Maymunlar Cehennemi: Başlangıç’, Weta’nın bu teknolojide ne kadar ilerleme sağladığını da gösteriyor. Serkis burada, filmin ‘live-action’ oyuncularıyla aynı sahnede, yan yana oynamış. James Franco, önceleri emin olamasa da, Andy’nin rahatlığı sayesinde bu yöntemin işlerini çok kolaylaştırdığını söylüyor.
Rupert Wyatt’ın yönettiği filmin Caesar’ı, Serkis’in de en iyi sanal performansı olsa gerek. Filmden çıkanların aklında tek bir şey kaldıysa eğer, Caesar’ın bazen bir çocuk gibi masum, bazen sevgi dolu, bazen de öfkeyle alaz alaz olmuş bakışlarıdır. Gerçi, aynı yoldan giden diğer maymun/aktörler de başarılı. Özellikle, anne maymun Parlak Göz/ Bright Eyes ile Rocket’i oynayan Terry Notary gibi. Ama insanların yanında büyüyen, sonra dünyanın adaletsizliğini kavrayan, haksızlığa uğrayıp isyan eden, maymunların lideri olan Caesar’ı bütün duyguları ve değişimleriyle canlandıran Andy Serkis, sanal oyunculuğun da kademeleri olduğunu kanıtlıyor. 

Caesar hepsinin önünde
Aslında Caesar gerçekten de bu filmin kahramanı, hatta çekim aşamasındaki geçici adının da sahibiymiş. Alzheimer’i tedavi edecek bir ilaç bulma umuduyla şempanzeler üzerinde deneyler yapan Will Rodman’ın (James Franco) evine aldığı Caesar’ın büyümesini, yeniyetme hırçınlıklarını, iyice akıllı bir yaratık haline gelmesini izliyoruz. Bu arada, birinci sınıf özel efektler, performans kapışlar, aksiyon ve gerilimden de nasibimizi alıyoruz. Hepsinin içinde, önünde Caesar var. Serkis ona hem güçlü bir lider olarak inandırıcılık kazandırmış, hem de insanın içini sızlatan bir ‘çocuk’ yaratmış. John Lithgow ve Brian Cox gibi aktörlerin varlığına rağmen, ‘Maymunlar Gezegeni: Başlangıç’tan benim aklımda kalan Caesar ve bakışları oldu.
Andy Serkis şimdi de Jackson’ın yapımcısı olduğu ve Steven Spielberg’in yönettiği Tenten filmi ‘The Adventures of Tintin: Secret of the Unicorn’un Kaptan Haddock’u ve gene Jackson’ın (gene) Tolkien’den uyarladığı ‘Hobbit’in de Gollum’u. Başka kim olabilir? Ama bilgisayar oyunlarında denediği dramatik yönetmenlik sayesinde, bu kez ikinci ünite yönetmenliği de yapacak. Eh, ne de olsa Orta Dünya meselelerinde ortak bir tarihleri var.