'Gurbet' kuşlarından biri uçtu

'Gurbet' kuşlarından biri uçtu
'Gurbet' kuşlarından biri uçtu
Pervin Par, bu toprağın 'Rüya ve umut fabrikası' Yeşilçam'ı ayakta tutan geçmiş zaman yüzlerindendi. 1977'de son filminde rol almış ve sonrasında mütevazı bir hayatı tercih etmişti. 'Gurbet Kuşları', 'Murad'ın Türküsü', 'Haremde Dört Kadın', 'Hudutların Kanunu' gibi yapımların unutulmaz oyuncusu geçen hafta aramızdan ayrıldı.
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

Sinema perdesine düşen gölge, sonsuza dek varlığını sürdürür... Belki de bu yüzden oyuncu denen meslek erbabı, üzerine bir kere geçirdiği bu bir tür nüfus kâğıdını hayatının sonuna kadar yanında taşımak durumundadır. Mesela futbolcular da ‘yıldız’ statüsündedir ama mesleklerinin bir doğası vardır; gün gelir futbol onları bırakır. Çünkü fiziksel kapasiteleri sanatlarını icraya izin vermez. İş sinema âlemine gelince tanım aralığı neredeyse bütün bir hayatı kaplar. Perde, sizi asla bırakmaz. Hele hele her daim ışıltılı iseniz... Geçen hafta 76 yaşında aramızdan ayrılan Pervin Par, işte o özel ışıltının, üzerinden eksilmediği yıldızlardandı. Ama mesleğini sonuna kadar sürdürmek istemedi. 1957’de başladığı oyunculuk serüvenine 1977’de son verdi ve 20 yıla sığdırdığı 79 filmle hem Yeşilçam tarihine hem de o dönemin sinema seyircisinin hatıralarına hoş bir sada bırakıp gitti...

İZMİR’DEN ÇIKTI YOLA...
23 Mart 1939’da doğmuştu Pervin Par. Aslında Bursalı bir ailenin kızıydı ama İzmir’de büyüdü. Gerçek soyadı Doyum’du. Eğitimini, İzmir Kız Lisesi’nde okurken son sınıfta bırakmıştı. İzmir’de bir kuaförde manikürcülük yaparken oyunculuk hayalleri kurmaya başladı. O dönem Yeşilçam’a genç yüzler kazandıran ‘Yeni Yıldız’ dergisinin düzenlediği yarışma üzerinden mesleğe adım atmaya karar verdi. Sonuçta hedefine ulaştı. Kalkıp İstanbul ’a geldi ve ‘Beş numaralı finalist’ olarak yarışmada boy gösterdi. Yarışma sonuçlanmadan Yeşilçam’ın ilgisini çekti, kimi filmlerde oynamaya başladı. Kemal Bilbaşar uyarlaması ‘Gelinin Muradı’ (ki yönetmeni Atıf Yılmaz’dır) tanınmasını sağladı. Malum, sektörün en verimli dönemleriydi ve o da aynı yıl içinde birkaç filmde daha oynadı.


1951 yılında Yıldız dergisiyle İstanbul Film’in ortaklaşa düzenlediği yarışmada erkekler kategorisinde iki genç, Ayhan Işık ve Mahir Özerdem ön plana çıkmıştı. Ayhan Işık, Yeşilçam tarihinin en önemli jönlerinden biri olarak tarihe geçti. Özerdem’in sinema uğraşı ise uzun soluklu olmadı. Ama bir dönem Pervin Par’ın gönlünde yer etmeyi bildi. İkili, yaklaşık beş yıl birlikte olduktan sonra yollarını ayırdı.
Par’ın sinema yolculuğuna gelince... ‘Gurbet Kuşları’, ‘Murad’ın Türküsü’, ‘Haremde Dört Kadın’, ‘Hudutların Kanunu’ gibi önemli filmlerde, ‘Kilink İstanbul’da’ ve ‘Kilink Uçan Adama Karşı’ gibi fantastik yapımlarda rol aldı. 1977’de rol aldığı ‘Çırılçıplak’la kariyerine son verdi. Peşi sıra İzmir’e yerleşip bir çiçekçi dükkânı açtı. Par, iki yıldır lösemi tedavisi görüyordu. 30 Temmuz günü de aramızdan ayrıldı. O, bu toprağın ‘Rüya ve umut fabrikası’ Yeşilçam’ı ayakta tutan geçmiş zaman yüzlerindendi. Sinemamıza onca filmiyle derin izler bırakıp gitti. O filmler ki, Par’ı sonsuza değin hatıralarda yaşatmayı sürdürecek...

MASUMİYETİN TEMSİLCİLERİNDENDİ

Atillâ Dorsay (Sinema yazarı): Pervin Par’la birlikte sanki Yeşilçam’ın masumiyetinden de bir yaprak düştü. Özellikle 60’lı yılların unutulmaz filmlerinde tertemiz yüzü, saklı cinselliği ve kendine özgü oyun gücüyle önemli filmlere damgasını vurdu. ‘Haremde Dört Kadın’dan biri, ‘Gurbet Kuşları’nın İstanbul’a savurduğu taşralılardan biri, ‘Hudutların Kanunu’nda adaleti kendince sağlamaya çalışan ‘Dağlar haydutu’ Yılmaz Güney’in sevgilisi oldu. Hepsini de bize oynadığı kimliklere inandırarak... Benim onunla olan kişisel bir anım, 1968 ya da 69 yılında Sinematek Derneği’nin öncülüğüyle Bükreş’e yaptığımız ve dönemin filmlerini Pervin Par ve rahmetli sinema yazarı Tuncan Okan’la birlikte seyirciye sunduğumuz geziydi. Sinemadan çekildikten sonra hiç dönmedi, hatta SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) olarak kendisine vermeyi tasarladığımız ‘Onur ödülü’ne bile ilgi göstermedi ve İzmir’deki yeni çevresinden ayrılıp İstanbul’a gelmeyi reddetti.

Agâh Özgüç (Sinema tarihçisi): Yeri doldurulmayacak

Kameranın sevmediği hiçbir oyuncu gerçek anlama yıldızlaşamaz. Pervin Par kameranın en sevdiği kadın oyunculardandı. Yüksek fotojenisi, kendine özgü masum yüzü ve özellikle eskilerinin deyimiyle o ‘hokka’ burnuyla… Sinemadaki en sadık destekçisi de usta yönetmenlerimizden Atıf Yılmaz’dı. Tüm bu temel özelliklerine karşın Pervin Par’ın 1960’lı yıllar sinemamızda yerini bulduğu söylenemez… Bunun nedenleri kuşkusuz uzun bir yazı konusu ama yine de ne kadar atlansa dahi, o yeri doldurulmayacak bir Yeşilçam yıldızıydı. Kimse merak etmesin, ‘Gurbet Kuşları’, ‘Gelinin Muradı’ ve ‘Haremde Dört Kadın’ gibi yarına kalıcı filmleriyle, mütevazı ama son derece etkileyici bir oyuncu olarak tarihe not düşecektir…