'Güvencesiz Hayatlar'a dair filmler Gezici Festival'de

'Güvencesiz Hayatlar'a dair filmler Gezici Festival'de
'Güvencesiz Hayatlar'a dair filmler Gezici Festival'de

Vincent Lindon a en iyi erkek oyuncu ödülü kazandıran İnsanın Değeri , Gezici Festival'de gösterilecek.

27 Kasım-3 Aralık'ta Ankara, 4-7 Aralık'ta Bursa ve 9-10 Aralık'ta Kastamonu'da düzenlenecek Gezici Festival'in bu yılki teması 'Güvencesiz Hayatlar' olacak. Bu başlık altında kkonomik istikrarsızlık ve iş güvencesizliği, kısaca 'güvencesiz hayat' koşullarına odaklanan filmler gösterilecek.

Ankara Sinema Derneği’nin Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlediği Gezici Festival, 21’inci yolculuğuna hazırlanıyor. 27 Kasım-10 Aralık tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak festival, her yıl olduğu gibi Ankara’dan yola çıkacak. 27 Kasım-3 Aralık’ta başkentteki gösterimlerinin ardından, 4-7 Aralık tarihleri arasında Bursa’ya konuk olacak. Gezici Festival yolculuğunu, 9 - 10 Aralık’ta Kastamonu’da tamamlayacak.

Gezici Festival'in rotası belli oldu: İlk kez...

Gezici Festival'den unutulmaz hikâyeler

Uğur Yücel: Sinemaya kabardığımda...

21’inci kez yollara düşmeye hazırlanan Gezici Festival’in bu yılki teması ‘Güvencesiz Hayatlar’ olacak. Sürekli ekonomik kriz tehdidi altındaki günümüz toplumlarında iş güvencesi de ortadan kalkmış durumda. Ekonomik istikrarsızlık ve iş güvencesizliği; vasıfsız işçilerden akademisyenlere, göçmenlerden üst düzey yöneticilere, toplumun hemen hemen her kesimini etkiliyor. Gezici Festival de bu yıl, güvencesiz hayat koşullarına odaklanan filmlere özel bir bölüm ayırıyor. Seçkide yer alan filmler, daha iyi bir yaşam umudunun ortadan kalktığı bir dünyada insanlık durumuna odaklanarak, güvencesiz ve istikrarsız koşullar altında toplumsal statülerini yitiren ya da mevcut duruma uyum sağlamaya çalışan bireyleri mercek altına alıyor.

Cannes Film Festivali’nde başrol oyuncusu Vincent Lindon’a en iyi erkek oyuncu ödülü kazandıran, Stéphane Brizé imzalı ‘İnsanın Değeri’ (The Measure of a Man), güvencesiz çalışma koşullarında birbirlerinin kurdu olmaya zorlanan insanların hikâyesi. Güçlü bir kapitalizm eleştirisi yapan bu sosyal gerçekçi filmde, uzun süredir işsiz bir adamın yeni girdiği işinde karşısına çıkan ve kendisini zor kararlar vermek durumunda bırakan sistemin çirkin yüzü perdeye yansıyor.

'Nefesim Kesilene Kadar'
Dünyadaki ilk gösterimini Berlin Film Festivali’nde yapan Emine Emel Balcı’nın ilk uzun metrajlı filmi ‘Nefesim Kesilene Kadar’, benzer sorunlara bu kez Türkiye’de genç bir kadının perspektifinden bakıyor. Canını dişine takarak çalışıp içinde bulunduğu girdaptan çıkmaya çalışan genç tekstil atölyesi işçisi Serap’ın öyküsü, Türkiye’de çalışma yaşamında ayakta kalmaya çalışan pek çok işçinin de hikâyesi aynı zamanda. Filmin başrol oyuncusu Esme Madra’nın performansı ise ayrıca görülmeye değer.

'Amerikan Rüyasına Ağıt'
Emek rejiminde neo-liberal dönüşümün yol açtığı sorunlar belgesel sinemanın da gündeminde. Bölüm kapsamında gösterilecek iki güçlü belgeselin Türkiye’deki ilk gösterimleri Gezici Festival’de gerçekleştirilecek. ‘Amerikan Rüyasına Ağıt’ (Requiem for the American Dream) soruna çağımızın en önemli düşünürlerinden Noam Chomsky’nin rehberliğinde bakıyor. Dört yıllık bir süreye yayılan röportajlarında Chomsky, günümüz dünyasında zenginliğin ve gücün dağılımına odaklanıyor. Bunu yaparken kendi politik geçmişini ve Amerika’yı da sorguluyor.

'Kralın Yeni Giysileri'
Ünlü İngiliz yönetmen Michael Winterbottom’ın imzasını taşıyan ‘Kralın Yeni Giysileri’ ise oyuncu Russell Brand ile İngiltere sokaklarını arşınlıyor. Daha önce ‘Şok Doktrini’ (2009) adlı belgeseliyle neo-liberal politikaları sorgulamaya girişen ünlü yönetmene eşlik eden provokatif oyuncu Brand, gün geçtikçe artan sınıflar arası eşitsizliği çarpıcı ve esprili bir dille gözler önüne seriyor.

Ayrıntılı bilgi için:
ankarasinemadernegi.org
facebook.com/gezicifestival
twitter.com/gezicifestival
vimeo.com/gezicifestival
instagram.com/gezicifestival