scorecardresearch.com

'Güzel şeyler' bu oyunda

'Güzel şeyler' bu oyunda

Fotoğraf: TOLGA AKTAŞ

18/02/2012 02:00
Radikal yazıişleri bu defa Krek Tiyatro'nun oyunu 'Güzel Şeyler Bizim Tarafta'yı izledi. Berkun Oya'nın yazıp yönettiği oyun, tam not aldı

Okkalı tokatlar İndİ
Bülent Mumay (Yayın Koordİnatörü)
Hayatı, ötekini, hep kendi akvaryumundan izleyenleri -yani bizi, yani herkesi- sarsan bir oyun. Sahneyle izleyiciler arasındaki cam da bunu yüzümüze vurmak için kurgulanmış gibi sanki. Oyunun yazarı-yönetmeni Berkun Oya, -Ada’lardan bir akım gelir bizlere dedirtmeden- İngilizlerin ‘in-yer-face’ tarzıyla yüzlere okkalı tokatlar indirdi, 70 dakika boyunca… Plastik moderniteye de nanik vardı: “O başörtülü kız, bıçağı boğazıma dayayan o adam bile daha gerçek…” Oyunun kendisi gibi keskin sonu, birkaç günde bitmeyecek bir kafa karışıklığıyla yolculadı: “İçinizde başka sese yer var mı?” Son bir not, başörtülü “Ayşenur”u oynayan Öykü Karayel için: Güzel şeyler, hep senin tarafında olacak, bundan eminim.

Yüzleşmek İçİn İzlenmelİ
İpek İzci (Kültür-sanat muhabİrİ)
Görmeye cesaret edemediğimiz ‘biz’le yüzleştik. Kulaklıkla dinlediğimiz oyunda, oyuncuların nefes alış verişlerini, iç çekişlerini duymak onların iç hesaplaşmalarına daha da ortak etti bizleri. Ayşe, Orhan’a “Senin içinde kimseyi duyacak yer kalmamış abi! Sen ablayı dinledin hiç? Birini dinlersen hayat kolaylaşır. Sen sadece kendini dinliyorsun” derken bir ah çektik!

Tek sorun sandalyeydİ
Ayşegül Gürsel (Radİkal Hayat muhabİrİ):
‘Ne bileyim?’ : Fazla gerçekçi, fazla “Dün ben de bundan yaşamıştım” hissi dolu bir oyundu. Cevabı alınamayan sorulara rağmen, devam eden muhabbetler oldukça keyifliydi. Öykü Karayel’in hakkını yememek lazım. Resmen rolünü yaşadı sahnede. Tek sorun oyun boyunca oturduğum rahatsız sandalyelerdi.

Çok önemlİ bİr deneyİm
Tolga Aktaş (Fotoğraf edİtörü):
Kötü aşk ile iyi aşkın birbirine girdiği eli yüzü düzgün, başarılı bir oyun ‘Güzel Şeyler Bizim Tarafta’. Cam bir perdenin ardından kulaklıkla oyunu izlediğimiz için en küçük hıçkırıkları bile duyabildik. Sesleri net duymak oyunun gücünü daha da arttırıyor. Dizilerden bildiğimiz oyuncuların tiyatroda nasıl döktürdüğünü görmek ise büyük keyifti. Oyun içindeki sürpriz çıkışlar ise sahne koltuklarının rahatsız duruşunu unutmanızı ve yerinizden fırlamanızı sağlıyor. Cam fanus içinde tiyatro izleme deneyimi için bile kaçırılmayacak bir oyun.

Öykü karayel şahane
Erkan Aktuğ (Kültür/Sanat şefi):
Açık söyleyeyim, çok sık tiyatroya giden biri değilim. Ama arada sırada da olsa böyle iyi oyunları izlemek tiyatroyla aramdaki buzları eritiyor. Çok iyi yazılmış, çok iyi oynanmış, çok yeni, çok taze bir oyun. ‘Güzel Şeyler Bizim Tarafta’da oyuncuların hepsi iyi ama özellikle Öykü Karayel şahane. Oyunu kulaklıkla takip etmek, oyuncuları nefes alış verişlerine kadar duymak da tiyatro adına ilginç bir deneyim. Ama olmasa da böyle iyi olur muydu, olurdu bence.

Hayata baktığın yerİ söyle!
Jale Özgentürk (Ekonomİ Müdürü)
Geçen haftanın iki akşamını Berkun Oya’nın iki oyunuyla doldurdum. Pazartesi Bayrak vardı. Çarşamba ise Güzel Şeyler Bizim Tarafta. Seyirciye uzun uzun bakarak tirat atılan oyunlardan sıtkım sıyrılmıştı. İnandırıcı oyunları özlemiştim. İşte bu iki oyun da çok iyi geldi bana. İşte o yüzden Ayşenur Orhan’a “Senin için kendi sesinle o kadar dolmuş ki, başkalarının seslerine yer kalmamış abi!” derken de bunu hissettim. Ben Berkun Oya’nın ve arkadaşlarının yarattığı dünyaları çok sevdim. Gidin görün de güzel şeyler hep sizin tarafta olsun...

İnanılmaz ‘gerçek’ bİr oyun
Elİf Ekİncİ  (Kültür-sanat muhabİrİ):
Dekoru, kostüm seçimleri, diyalogları, her şeyiyle inanılmaz ‘gerçek’ bir oyundu. Şehirli çift Bartu Küçükçağlayan ve Tülin Özen’in, hezeyanlar, birbirlerine sordukları sorular, bir türlü alınamayan cevaplar, ‘asit atmış gibi’ tripler ve bencilliklerinin içinde kaybolma halini başarıyla sahneye yansıtmışlar. Ancak diğer kutupta, Ozan Çelik ve Öykü Karayel’in karakterleri ‘rol kesmeye’ daha bir müsait. Onlar da bunu son derece başarıyla kullanıyorlar. Özellikle de Öykü Karayel.

Sevme ve ahlak sorgulanıyor
Burcu Aktaş (Radİkal Kİtap edİtörü):
‘Güzel Şeyler Bizim Tarafta’nın en güçlü tarafı, sevmenin ve ahlakın tanımlanıp önümüze sunulduğu bir zamanda, bunu, iki genç çift üzerinden muhteşem bir şekilde sorgulaması. Berkun Oya’nın kendi tarzında, memleket hallerine, modern zamanlara, ikiyüzlülüklerimize dair ettiği sözler altı çizilecek cinsten. Sanki sokaktaki bir olayı ya da karşı komşuda olanları izliyormuşuz doğallığıyla oyunu takip ettiren oyunculuklara diyecek söz yok zaten. Oyuna gitmeden önce bir arkadaşım ‘Güzel Şeyler Bizim Tarafta’yı İzleyeceğimi duyunca şöyle demişti: “Hiç izlememiş olmayı ve ilk defa izleme duygusunu tekrar yaşamayı çok isterdim” . Ne demek istediğini oyun bitince kelimesi kelimesine anladım.

http://www.radikal.com.tr/107910510791050

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yazılmamış.