Hafızaya nefes aldıran dans

Hafızaya nefes aldıran dans
Hafızaya nefes aldıran dans
Mustafa Kaplan ve Filiz Sızanlı'nın Montpellier Dans Festivali'nde sahnedikleri yeni projeleri 'Eskiyeni', ikilinin 14 yıllık çalışmalarının özeti olmaktan ziyade hafızayı harekete geçirip dönüştüren bir proje
Haber: AYLİN KALEM / Arşivi

Fransa ’nın en önemli ve uzun soluklu çağdaş dans etkinliği Montpellier Dans Festivali, 32’nci yılında, Mustafa Kaplan ve Filiz Sızanlı’dan oluşan TALDANS’ın yeni çalışmasını ağırladı. 6-7 Temmuz’da seyirciyle buluşan ‘Eskiyeni’, koreograf ikilinin eski çalışmalarının bir hafıza dökümü olarak karşımıza çıkmakla birlikte genel olarak bellekle kurduğumuz ilişkiyi sorguluyor.

‘Eskiyeni’, Kaplan ve Sızanlı’nın 14 yıllık ortaklıklarının sonucunda, 1996-99 yılları arasındaki çalışmalarını ziyaret etme isteğiyle ortaya çıkmış. Yaklaşık iki yıl önce niyetlendikleri bu proje , geçmiş çalışmalarına bir repertuvar mantığıyla yaklaşıp yeniden sahnelemeden ziyade, bugünden geçmişe zamanın altını çizerek hafızayı harekete geçirmeyi amaçlamış. Bu yüzden ‘Eskiyeni’, üç eski çalışmayı -’İçbükey’, ‘Transforma(c)tion’, ‘Uyumlama’- peş peşe sergilemiyor; zamanda bir alan açarak parçalıyor, ekliyor ve dönüştürüyor.
Bu yaklaşım, belgelemeye dair yaratıcı bir öneri sunuyor. Arşivleme sürecini cesurca sorguluyor. Geçmişi olduğu gibi dondurmak yerine, bugünün bakış açısına izin veren bir olgunlukla geçmişi yeniden işliyor ve hafızadaki malzemenin dönüşmesine izin veriyor. Bir başka deyişle geçmişi bugüne, bugünle taşıyor. Adeta geçmişi kutsayan ve ona nefes aldıran bir öneri getiriyor.

Öncelikle, iki kişiye ait bu ortak geçmişe üçüncü bir kişinin eklenmesi dışarıdan bir bakış açısını da dahil eden yeni bir katman oluşturuyor. Zaten üç kişi olarak başlanmış İçbükey’in ilk çalışma süreci, daha sonra üçüncü kişinin terk etmesiyle iki kişi olarak devam etmiş. Şimdi ise Filiz Sızanlı’nın 6,5 aylık hamileliği nedeniyle bazı bölümlerin bedensel olarak zorlamasıyla bu yeni projeye Tayvanlı dansçı Hai Wen Hsu dahil olmuş. Bu şekilde, sadece geçmiş çalışmaların hatırlanması değil, genel olarak hafızanın sorgulanması daha görünür olmuş.

Performansın bir bölümünde, yerde dev yuvarlak bir kütle şeklinde duran bir ambalaj kâğıdının önce Mustafa ve Filiz tarafından zamanı esnetircesine çekiştirilerek uzatılması, ardından kâğıdı tamamiyle açma işleminin Hai Wen’e bırakılması, hafızanın başka etkenlerle dönüşümünü gösteriyor. Hai Wen geçmişin metaforu olarak duran bu kâğıdı tüm gücüyle dalgalandırıyor, esintisi seyircilerin yüzüne çarpana dek; öyle ki seyirciyi hafızayla yüzleştiriyor.

İki kişinin ortak geçmişe dair hafızasındaki farklılıkların da altını çizen bir yaklaşımı, iki ayrı sesin aynı anda duyulmasında görüyoruz. Mustafa ve Filiz, ortaklıklarının başladığı Şehir Tiyatroları’nda TAL’ın bulunduğu binanın fiziksel özelliklerini farklı bakış açılarıyla seyircilerin hayalinde canlandırıyorlar.

Sonuç olarak, Eskiyeni dört farklı katmanda hafızayla ilişkiyi gözler önüne seriyor: Malzemeyle birebir kurulan ilişki , malzemenin bulunduğu bağlamla ilişki, geçmişin farklı bakış açıları ve dışarıdan dahil olan başka bir hafızayla kurulan ilişki.


    ETİKETLER:

    Fransa

    ,

    Proje

    ,

    İlişki