Hamaset 2015: Ertuğrul 1890

Hamaset 2015: Ertuğrul 1890
Hamaset 2015: Ertuğrul 1890
526 askerin hayatını kaybettiği 'Ertuğrul faciası'nı anlatan 'Ertuğrul 1890'ın daha çok hamaset kokan bir yapısı var. Japon yönetmen Mitsutoshi Tanaka'nın Türkiye Kültür Bakanlığı ve Japonya'nın katkılarıyla çektiği film, onca masrafa, emeğe karşın olayı tarihsel perspektif açısından kendi doğrularıyla yansıtmıyor.
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

ERTUĞRUL 1890 (Not: 2/5)
Yönetmen: Mitsutoshi Tanaka
Oyuncular: Seiyou Uchino, Kenan Ece, Shioli Kutsuna, Alican Yücesoy
Yapım: 2015, Japonya-Türkiye
Süre: 122 dakika

Bu topraklara ait acılı sayfalardan biridir ‘Ertuğrul faciası’. Sultan II. Abdülhamit, Japonların 1887’de yaptığı ziyarete karşılık hem bir iade-i ziyaret gerçekleştirmek hem de İmparator Meiji’ye gönderilecek hediyeleri taşımak üzere bir sefere karar verir. Lakin tarihçiler, bu iş için 11 yıldır Haliç’te bir şamandıraya bağlı olarak duran ve böylesi bir yolculuğu kaldıracak durumda olmayan bir firkateynin, Ertuğrul’un seçildiğini yazar. Geminin İngiliz çarkçıbaşısının bu konuda olumsuz bir raporu da vardır. Fakat Saray, kararında ısrarcıdır.

14 Temmuz 1889’da Ertuğrul’un Japonya seferi başlar. Gemi uzun bir yolculuğun ardından 11 ay sonra, 7 Haziran 1890’da Japonya’ya varır. Adadaki üç ay konukluk süresinin ardından da geri dönmek için yola çıkılır. Bu arada Yokohama Limanı’nda baş gösteren kolera salgınında (bazı kaynaklara göre mikrop geliş yolculuğunda uğranılan başka limanlardan kapılmıştır) 13 gemici hayatını kaybeder. Japonlar tayfun mevsimi olduğunu ve yola çıkılmasının sakıncalı olduğunu bildirirler. Lakin merkez geri dönülmesini istiyordur. Ve Ertuğrul, geri dönmek üzere yola çıkar çıkmasına ama dördüncü gün tutulduğu şiddetli tayfun sonucu karaya sürüklenirken kayalıklara çarpar ve 18 Eylül 1890 gecesi, saat 21.00 sularında batar. Facia, Oşima Adası çevresinde gerçekleşmiştir ve ada sakinleri, olayı fark ettikten sonra yardıma koşar. Feci kazadan sadece altı subay ve 63 er ve erbaş kurtulabilmiştir. 50 subay ve 476 er ve erbaş ise hayatını kaybeder.
İşte bu olay, yıllar sonra Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yanı sıra Japonya’nın da katkılarıyla sinemaya taşındı. Japon yönetmen Mitsutoshi Tanaka’nın imzasını taşıyan ‘Ertuğrul 1890’ adlı bu yapımın senaryosunu Eriko Komatsu kaleme almış, senaryo danışmanlığını ise İskender Pala üstlenmiş.

Gereksiz bir Tahran bölümü
Film, yukarıda aktarmaya çalıştığımız detaylardan ve böylesi bir gemiyle böylesi bir serüvene atılmanın problemlerinden pek bahsetmiyor. Daha çok hamaset kokan bir yapısı var. Aslında filmin faciayla ilgili bölümleri, sinematografik yanıyla bir nebze sineye çekilebilir. Ama bir de 1985’te İran’da yaşanan bir krizde, zamanın Başbakanı Turgut Özal’ın devreye girmesi ve Tahran’daki Japonları kurtarmak için gösterdiği çaba bölümü var ki; bu, meseleyi gereksiz sulara taşıyor. Bu bölümle birlikte film istemeden bizi şu noktaya getiriyor: “Ama Türkler de Ertuğrul faciasındaki bu yardımın altında kalmadı, Japonlara karşı hesabı kapattılar...” Sözün özü ‘Ertuğrul 1890’, onca masrafa, onca emeğe karşın olayı tarihsel perspektif açısından kendi doğrularıyla yansıtmayan, içinden geçtiğimiz dönemin önceliklerine seslenen bir yapımdan öteye gidememiş.