Hatice Şendil'in içinde bir yerleri cız ettiren 'İlk Gülüşte Aşk'

Hatice Şendil'in içinde bir yerleri cız ettiren 'İlk Gülüşte Aşk'
Hatice Şendil'in içinde bir yerleri cız ettiren 'İlk Gülüşte Aşk'
Sonbaharda vizyona girmesi planlanan kahkaha ve aşk dolu 'İlk Gülüşte Aşk' filminin çekimleri sona ermek üzere... Hastalık hastası Metin ile hayat dolu Hayat'ın hastanede başlayan ilişkisini anlatan filmin başrollerinde Ali Sunal ve Hatice Şendil yer alıyor. İlk kez bir sinema filminde oynayan Şendil, 'içinde bir yerleri cız ettiren' senaryosu nedeniyle kabul ettiği filmle ilgili "İlk filmim nasıl olsun diye düşündüğüm zaman böyle bir film olmasını isterdim" diyor.
Haber: MERVE GENÇ - genc.merve@gmail.com / Arşivi

‘İlk Gülüşte Aşk’, Ali Sunal’ın kendi deyimiyle beş yıllık hayali aslında. Hastalık hastası, titiz ve takıntılı Metin (Ali Sunal) ile yaşam dolu Hayat ’ın (Hatice Şendil) hastanede başlayan ilişkilerini ve bu ilişki sayesinde yaşadıkları dönüşümlerini komik bir dille anlatan filmin oluşum hikâyesini; “Güzel bir sinema projesi neden yapmıyoruz dedim ve kafamda bazı fikirler vardı. Can dostlarım Saygın Delibaş ve Fethi Kantarcı ile buluştuk. Saatler süren buluşmaların ardından herkes bir şeyini kattı içine ve peşinden yürünebilecek hoş bir hikâye çıktı. Bir hayal gerçek oluyor o yüzden çok heyecanlıyım” diye anlatıyor Ali Sunal. Ardından da Fethi Kantarcı ve Saygın Delibaş konuştukları hikâyeyi senaryoya döküyorlar ve çekimlerinde sona gelinen film ortaya çıkıyor.

BKM Film’in yapımcılığındaki filmin yönetmen koltuğunda oturan Şenol Sönmez, “Seyircisi olmaktan keyif alacağım bir filmi çektiğim için çok mutluyum” diye konuşuyor.

HATİCE ŞENDİL’İN İLK SİNEMA DENEYİMİ

Hatice Şendil içinse film pek çok ilki barındıyor. Şendil’in çok yorgun olduğu bir dönemde gelen ama ‘içinde bir yerleri cız ettiren’ senaryosu nedeniyle kabul ettiği film; ilk sinema filmi ve komedi deneyimi. Şendil rolü için; “Senaryo bana geldiğinde dedim ki; Hayat karakterinin bana benim de ona ihtiyacım var. Hayat’a Hatice olarak bir şey söylemek istesem herhalde ‘Mutluluk oyununu çok uzatma’ derdim. Çünkü çevresindeki insanlar mutlu olsun diye kendine en büyük yalanı söyleyen o. Mutlu olmaya çalışan, temas ettiği noktalarda insanları dönüştüren bir kız. Aşkla da sonsuzluğu bulacağına inanıyor” diyor.

Hatice Şendil bilinmeyenlerini anlattı

HER ŞEYİ BIRAKIP AŞKI YAŞAYABİLECEKLER Mİ?

Filmde hastalık hastası Metin’e hayat veriyor Sunal. Metin; hayatın içinde var olması zor bir karakter. Bu nedenle de biraz asosyal, zamanını daha çok evin içinde geçiren, hastanenin yakınında oturan ve en ufak bir şeyde öldüğünü zanneden bir adam Metin. Sunal, Metin’in duygularını doya doya yaşayamadığını söylüyor; “Filmde de Metin’in her şeyi bir kenara bırakıp aşkı yaşayıp yaşayamayacağını, aşkın bu hastalığın ilacı olup olmayacağını göreceğiz” diye de ekliyor.

İLK GÖRÜŞTE DEĞİL İLK GÜLÜŞTE...

Filmde Hayat karakterinin annesini canlandıran usta oyuncu Ayda Aksel rolünü ve filmi; “Kızıyla arasında arkadaşlık ilişkisi olan bir anneyi canlandırıyorum. Beraberce hayatın iyi taraflarını görmeye çalışan, hayattan keyif almaya, kötülükleri barındırmamaya çalışan, çok hoş bir anne-kız. Filmde kahkaha atarken zaman zaman gülümseyecek zaman zaman da o gülümseme yüzünüzde kalacak ve birden bire ya! diyeceksiniz” diye anlatıyor.
Bu filmin ardından insanların ‘ilk görüşte’ değil de ‘ilk gülüşte aşk’ın peşinde koşacaklarını söyleyen Şendil; “İlk filmim nasıl olsun diye düşündüğüm zaman böyle bir film olmasını isterdim” diyor.

Hatice Şendil, cinsel ilişki yaşamadan hamile kalan Elif'i canlandırıyor

JANSET: ARAMIZDA TATLI BİR DİDİŞME VAR!
Filmde uzun bir aranın ardından setlere geri dönen Janset’i de izleyeceğiz. Metin’in psikiyatristini canlandıran Janser, projenin güzelliğiyle kendisini tavladıklarını söylüyor ve ekliyor; “Bu karakter için ‘Niye ben?’ diye sordum. Bana ‘Bize senin gibi bir doktor lazım’ dediler, ben de ‘Tamam’ dedim. Küçük bir rolüm olduğu için tadı damağımda kaldı. Karakterim biraz dominant ve Metin’in üstünde etki kurabiliyor. Aramızda tatlı bir didişme hali var!”

“Film izleyiciyi güldürme amacını taşıyor. Öyle ki sırf çok iyi olmadı, buna belki gülmezler diye bir daha, bir daha çektiğimiz sahneler var” diyor Ali Sunal. Ve Sunal için filmin asıl önemi ise yıllar sonra bir arşiv değeri taşıyacak olması. Arkalarında hoş bir film bırakmak istediklerini belirten Sunal’un en büyük temennisi, insanların ‘Böyle bir film vardı, hatırlıyor musun?’ demesi...