Haydi günah işleyelim!

Haydi günah işleyelim!
Haydi günah işleyelim!
Onur Ünlü'nün Sırrı Süreyya Önder destekli ve '18+ ödüllü' filmi 'İtirazım Var', memleketin bugününe dair 'vicdanlı' tespitlerde bulunuyor. Serkan Keskin ise filmdeki imam rolüyle kuşağının en iyi oyuncularından biri olduğunu kanıtlıyor.
Haber: MURAT ÖZER - cinemozer@gmail.com / Arşivi

İTİRAZIM VAR ***
Yönetmen: Onur Ünlü
Oyuncular: Serkan Keskin, Hazal Kaya, Öner Erkan, Büşra Pekin, Osman Sonant, Umut Kurt, Özgür Çevik, Serdar Orçin
Süre: 110 dk.

Onur Ünlü’ye (ve Sırrı Süreyya Önder’e) gelmeden şunu baştan söyleyelim: Serkan Keskin, kuşağının en iyi oyuncularından biri, belki de birincisi. ‘İtirazım Var’daki imam kompozisyonu da onun yerini sağlamlaştırmasına vesile oluyor. Genç aktör, her rol aldığı eserde olduğu gibi burada da ağır basıyor, ezip geçiyor arkadaşlarını, istemeden de olsa!
İşin kamera arkasına döndüğümüzdeyse, Onur Ünlü’nün Sırrı Süreyya Önder destekli senaryosunun öyle yabana atılır bir metin olmadığını görüyoruz. Sıradan bir polisiyenin çok ötesinde anlamları peşine takan bu senaryo, Türkiye ’nin içinde bulunduğu durumu ters köşe yaparak anlatırken, karşısına çıkarılacak engellerin de farkında sanki. Bildiğiniz gibi, filmin 18+’yla ‘ödüllendirilmesiyle’ başlamış bulunuyor engeller konvoyu. Bundan sonra başına daha neler gelecek bakalım! ‘İleri demokrasi ’nin yakın takibe aldığı film, itirazını yüksek sesle dile getiremesin diye her şey yapılacaktır, bundan kuşkumuz yok.
Aslında yeni bir şey anlatmıyor Onur Ünlü ‘İtirazım Var’la, her zamanki gibi ‘vicdanlı’ olmayı öğütleyen bir hikâye koyuyor ortaya. Camisinde işlenen bir cinayetin kendisine de dokunması üzerine dedektifliğe soyunan bir imamın vicdanı söz konusu burada. Jake Gittes’vari (burunda bandaj) imamımız, inancın sorgulanmasına fırsat tanımıyor ama inanca körü körüne bağlı kalmayı da reddediyor. Anlayacağınız, vicdanı ne kadarına “Evet” derse o kadarını kabul ediyor, ‘günah işleme özgürlüğü’nü de sonuna kadar kullanıyor. Filmin İngilizce isminin karşılığı olan “Haydi günah işleyelim”, her şeyi açık ediyor aslında. Vicdanının peşinden koşan imamın, bu uğurda günah işlemekten de kaçınmayacağını en baştan hissediyorsunuz. Onun inanç adına yalan söylemeyeceği ya da inancı sömürü malzemesi yapmayacağı, yani bugünün ‘geçer akçe’sine tutunmayacağı aşikârken, neden günah işlemeye açık olduğu tartışma konusu yapılabilir, yapılıyor da. İnsan olanın buna verecek cevabı olmamalı, öyleyse bizim de yok!