Hem kaynıyor, hem oynuyor

Hem kaynıyor, hem oynuyor
Hem kaynıyor, hem oynuyor

?Eyvah Eyvah?ta, Demet Akbağ?la Ata Demirer döktürüyor.

Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

İşte size her türlü tartışmanın uzağında, magazin basınınca Cem-Yılmaz-Şahan Gökbakar çekişmesi türünden bir yarışın içine sokulamayacak, küfürsüz, sade ama türdaşlarından hiç de geri kalmayan bir komedi. Yönetmenliğini Hakan Algül’ün üstlendiği, senaryosunu da Ata Demirer’in kaleme aldığı ‘Eyvah Eyvah’, Çanakkale’nin Geyikli beldesinde, yaşlı babaannesi ve dedesiyle yaşayan klarnetçi Hüseyin’in serüvenini anlatıyor.
Ekibiyle düğünlerde çalarak hayatını kazanan Hüseyin, öte yandan sağlık ocağındaki hemşire Müjdan’a da yanıktır. Lakin günün birinde, ninesinin para sandığında bulduğu mektuplar sayesinde, öldü sandığı babasının hayatta olduğunu fark eder. Hüseyin, babasını bulmak için aşkına bile ara verir ve apar topar İstanbul’a yollanır. Burada, tesadüf eseri tanıştığı şarkıcı Firuzan, bu saf ama yetenekli taşralının elinden tutar ve kayıp babayı birlikte ararlar.
Ata Demirer, küçüklükten beri çalmak istediği klarneti de önemli bir unsura dönüştürdüğü filmde, son derece başarılı bir işe imza atıyor. Onun, bu filmle yarattığı karakter saf, masum ve dobra. Kalenderliğinin altında ezilmeyen bir kişiliği var. Seyirci bu tiplemeyi sever sevmez, kendini bulur bulmaz, bilemem ama Demirer’in ‘Osmanlı Cumhuriyeti’ gibi vasat bir projeden sonra bu kez doğru yolu bulduğu kesin.

Geyikli-İstanbul hattı
Film, Geyikli bölümünde daha fazla karakterle yola çıkarken İstanbul kanadında öykü Demirer’le birlikte Seda Sayan’vari bir tiplemeye hayat veren Demet Akbağ’ı da içine alıyor. Akbağ da, Demirer’le birlikte hiç de sırıtmayan, gayet dengeli bir ikili oluyor.
Müziğine, eğitimli klarnetçilerimizden Serkan Çağrı’nın katkıda bulunduğu ‘Eyvah Eyvah’, bence sezonun sürpriz komedisi. Senaryo, çok az da olsa bazı yerlerde inandırıcılığını kaybetse de, bunun pek bir önemi yok, Demirer’in yetenekleri her şeyin üstünde. Film de, bir komedi filminden beklenenlerin neredeyse hepsini karşılıyor. Yönetmen Algül de, bu öyküyü aksamadan, akıp giden bir anlatımla çekmiş. Daha ne olsun? Haftanın ikinci ‘Ata filmi’ni kaçırmayın derim...