Hiç kimselere benzemiyor

Hiç kimselere benzemiyor
Hiç kimselere benzemiyor
Henüz 19 yaşındayken İngiltere listelerinde ilk ona giren iki albüme imza atan, genç yaşta 11 milyon albüm satışına imza atan ipek sesli Katie Melua, aşk ve melankoli kokan şarkılarıyla bu akşam 21. İstanbul Caz Festivali kapsamında Harbiye Açıkhava'da. "Katie Melua, bu yüzyılın değerli, nevi şahsına münhasır şarkı yazarı ve solistlerinden biri" diyen Tolga Akyıldız'ın Caz Festivali dergisi için yazdığı yazıyı sunuyoruz.
Haber: TOLGA AKYILDIZ / Arşivi

Katie Melua’nın geçtiğimiz yıl Eylül ayında piyasaya çıkardığı son stüdyo albümüne “Ketevan” adını vermesi, albümün çıkış tarihi olarak da doğum gününü seçmesi rastlantı olabilir mi? 2000’lerin başında, henüz 18 yaşındayken adım attığı müzik dünyasında bu denli büyük bir başarı kazanması nasıl rastlantı değilse, son albümüne bu ismi seçmesi de değil.
Gürcü kökenli İngiliz müzisyen Katie Melua, daha ilk iki albümüyle özellikle İngiltere listelerinde fırtınalar estirirken bana bazı önemli işaretler vermişti. En azından kendi adıma, bu melankolik sesli güzel kadının, gördüğümüzden daha fazlasına sahip olduğunu ve bu günler itibariyle ulaştığı 10 yıllık müzik kariyerinde başarıdan başarıya koşacağını hissetmiştim.

Kendisiyle ilgili yazılanları okuduğumda gördüm ki, hep birilerine benzeterek algılamaya çalışıyorlar Melua’yı. Benim ilgimi çekmesinin temel nedeni ise hiç kimselere benzemeyişi ve “farklı” duruşunu içgüdüsel olarak sürdürebilme becerisi oldu. Björk, Tori Amos, Fiona Apple, Eva Cassidy ya da İngiltere’de 6 stüdyo albümüyle birden ilk 10’a girdiğinden Madonna ve Kate Bush gibi isimlerle kıyaslayarak onu tanımlamaya çalışırsak bir miktar yanılabiliriz. Farklı duruşunun bileşenlerinden “Doğululuk” üzerinden okumaya niyetlenirsek de pek sağlıklı olmaz. Hint müziğine olan ilgisi de, Queen ve Bob Dylan hayranlığı da, İrlanda ezgilerine göz kırpan hali de Ketevan “Katie” Melua’yı yaftalamak için yeter sebep değiller. Caz müzisyeni desek, tam öyle değil. Blues yapıyor dersek de eksik kalıyoruz.

İlk albümü Call Off The Search’ten bu yana toplam 6 enfes stüdyo albümüne imza atan, “best of” ile konser albümünü ve B-side’larını toplamayı ihmal etmeyen Melua, 11 milyonu aşkın albüm, 1 milyon civarında konser bileti sattı ve 56 platin plak sahibi oldu. Ancak bunlar da sadece endüstri açısından değerini ölçmeye yarar.
Benim içinse tüm bu saydığım kişisel ve müzikal izlerden de önemlisi şöyle özetlenebilir: Ticari başarısının ötesinde “ayrıksı” olmak için özel bir çaba sarf etmeden ayrı bir yerde durmayı, donuk ve melankolik haller içindeyken dinleyicilerine müthiş bir sıcaklık geçirmeyi, hem kendi şarkılarını hem de seçtiği cover’ları yüreğiyle icra etmeyi, kimilerinin fazla klişe bulduğu aşk dolu ve içedönük şarkı sözlerinde tertemiz bir “basitlik” yakalamayı becermesi…

Diğer bir deyişle, “Ketevan” yerine kolay kabul edilebilir olmak için “Katie” adını seçmesine karşın, 10 yıllık serüvende arayıp da bulduğu şeyin yine “kendisi” olması. Son albümünün adı gibi… “Ketevan”a kavuşmak gibi… Dramatico Records’u “yoldaş” görmek, onu var eden ve çok iyi anlayan dostu, prodüktörü Mike Batt’le devam etmek de (bir dönem William Orbit’le farklı suları denese de) işte bu “Ketevan” olma durumuna dâhil…

Ketevan “Katie” Melua, bu yüzyılın değerli, nevi şahsına münhasır şarkı yazarı ve solistlerinden biri. 10 Temmuz randevusu da bu nedenle çok önemli.
Katie Melua, 21. İstanbul Caz Festivali kapsamında bu akşam (10 Temmuz) 21.30’da Matraş sponsorluğunda Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde.