Hiç özgün bir albüm değil

Hiç özgün bir albüm değil
Hiç özgün bir albüm değil
"Bestede özgünlük anlamında ben uzun bir zamandır Cohen'in yeni alanlara giremediğini, yeni denizlere açılamadığını düşünüyorum."
Haber: SEDAT ERGİN / Arşivi

Önce ana prensip. Sessel, müzikal, sözel ve yazınsal formatta Leonard Cohen’den kaynaklanan her şeyi her zaman olduğu gibi kutsamak durumundayım. Bu anlamda ondan esen hiçbir şey beni hayal kırıklığına uğratmaz.
Son albümünü temin ettim ve dinledim. Bu yazı nedeniyle daha dikkatli bir şekilde dinledim. Ancak görüşlerim yine değişmedi. ‘Old Ideas’ albümünün Leonard Cohen’in müzikal çizgisini ileri götüren bir çalışma olduğunu zannetmiyorum. Özgün diyebileceğimiz, kulağınızda ilk kez duyduğunuz hissini uyandıracak yeni, çarpıcı bir müzikal düşünceye rastlamadım. Şarkıların çoğu Cohen sound’unun tekrarından ibaret diyebiliriz. Cohen’in 30-40 yıl önceki şarkılarını dinliyor gibi oluyorsunuz. Hatta bazı parçalarda bence beste bile yok, Cohen sadece şiirini, fonda bir orkestrasyon ve kadın vokallar eşliğinde biraz müzikal bir şekilde okuyor. Kanat’ın çok sevdiğini söylediği ‘Darkness’ isimli dördüncü parça, 12 mezurluk klasik 1-4-5 blues kalıbında hiçbir yeniliği olmayan çok standart bir gezintidir. 

Bestede özgünlük anlamında ben uzun bir zamandır Cohen’in yeni alanlara giremediğini, yeni denizlere açılamadığını düşünüyorum. Örneğin, 2004 yılında çıkardığı ‘Dear Heather’da da bu duyguyu yaşamıştım. Bence muhteşem liriklerle buluşma anlamında da son büyük bestesi, 2001’de çıkan ‘Ten New Songs’ albümünde yer alan ‘A Thousand Kisses Deep’ şarkısıdır ki, Judy Collins de Cohen şarkılarına cover yaptığı 2004’teki ‘Democracy’ albümünde bu besteyi kanımca daha da ileri taşımıştır.
Kanımca son albüm, müziğinden çok Cohen’in şairliği açısından önem taşıyor. Ama işin bu yönünü değerlendirmek beni aşar. Yeri gelmişken bestesinden hiç etkilenmemekle birlikte, ‘Darkness’ parçasından özet olarak aktaracağım şu dizelere takıldığımı da söylemeliyim:
“Senin fincanından içtim ve karanlığa yakalandım/ bulaşıcı mı diye sordum sana/ ‘uzatma iç’ dedin/geleceğim yok/günlerimin sayılı olduğunu biliyorum/bu günler o kadar keyifli değil/yapmam gereken çok şey var/geçmiş beni çıkarır zannediyordum/ ama karanlık onu da yuttu/seni kazanmak kolaydı/ama ödülü karanlıktı/gökkuşağını severdim/ama karanlığa yakalandım bebeğim/senden daha kötü yakalandım…”
Çok ilgimi çeken bir nokta, albümü incelerken Cohen’in son dönemde asistanlığını yapan kişinin Kezban Özcan adında İstanbullu genç kadın olduğunu öğrenmek. Şimdi ona seslenmek istiyorum: Sevgili Kezban, bu yazım eline geçerse Cohen’den sakla lütfen… Ona sadece sevgimizi ve şükran duygularımızı aktar…