Hiç uykum yok ama

Kan revan içindeki stilize korku filmlerinin ustası, son yıllarının ona en yakışan filmiyle gösterimde.
Haber: SEVİN OKYAY / Arşivi

Kan revan içindeki stilize korku filmlerinin ustası, son yıllarının ona en yakışan filmiyle gösterimde. Dario Argento ister
'İtalyan Hitchcock'u (hatta 'korkunun
Visconti'si'), ister ucuza kaçan ve saçma hikâyeler anlatan bir şiddet meraklısı olsun, ilgiyle seyredilen filmler yaptığı bir gerçek. Özellikle 'Suspiria'dan bu yana da, kült yönetmen statüsüne yükselmiş durumda.
Üstat, 'Uykusuz'da (Sleepless), 17 yıl aralı bir seri cinayet hikâyesi anlatıyor. Meçhul katili, 1983'te Torino'da üç kadını öldürmüş.
17 yıl suskunluktan sonra 'kazayla' iki kadını daha öldürmek zorunda kalmış ve bunu yeniden seri cinayetler izlemiş. Bu sefer kadın-erkek ayrımına da gitmiyor.
Modern sinemanın en çok sansür yiyen yönetmeni Dario Argento'nun filminin hemen başlarında, sansürün ağzına layık bir cepheden çıplaklık sahnesi var. Bu sahnenin kahramanı olan fahişe (Barbara Lerici), ondan 'sapık' bir ilişki (ne olduğunu bilmiyoruz) isteyen müşterisini ölümle tehdit ediyor ve kendisinin de en az müşterisi kadar deli olduğunu söylüyor. Sonra müşteri ona fazladan para verip sepetliyor.
Şölen trende başlıyor
Ne yazık ki kızcağız giderken yanlışlıkla adama ait mavi bir dosyayı da alıyor. O gitmeden uyuyakalan müşterinin sayıkladıklarıyla dosyadaki maktul fotoğraflarını ve kupürleri birleştirince de, geçmişin 'cüce cinayetleri'nden sorumlu bir deliyle karşı karşıya olduğunu anlıyor. Ne yazık ki, katil de durumun farkında. Argento şölenine iki 'tren cinayeti'yle başlıyoruz.
İki seri cinayet dizisi arasında bir bağ oluşturan bu cinayetlerin ardından polis, şimdi emekli olan eski polis şefi Ulisse Moretti'nin (muhteşem Max Von Sydow) bilgisine başvuruyor. Ancak Ulisse, yaşı ve kalbinin yorgunluğu nedeniyle, parçalı bir hafızaya sahip. Bazen hatırlıyor, bazen unutuyor. Allahtan kendine bir hafıza destekçisi buluyor: Annesinin katil tarafından bir İngiliz kornosu (bildiğimiz müzik enstrümanı) ile öldürülüşüne çocuk yaşta tanık olmuş Giacomo ('Farinelli'den Stefano Dionisi).
Soruşturmanın başındaki komiser Manni'nin (Paolo Maria Scalondro) düşmanca tavrına rağmen, ikisi araştırmalarını sürdürüyorlar, katil de cinayetlerini. İşin içinde Vincenzo adlı bir cüce de var. İlk cinayet furyasının katili olarak saptanmış, cesedi tanınmaz halde bulunmuş. Ancak Vincenzo aynı zamanda bir polisiye yazarı ve cinayetler de onun kitaplarından biri olan 'Death Farm' (Ölüm Çiftliği) ile 'Animal Farm' (Hayvan Çiftliği) adlı çocuk kitabındaki tekerlemelere uygun biçimde gelişiyor.
Dario Argento senaryosunu Franco Ferrini ile birlikte yazdığı 'Uykusuz'da, klasik bir seri cinayet hikâyesi anlatmış. Klasik derken, Argento ölçülerine göre klasik demek istiyoruz elbette. Ona özgü nitelikler: kuşbakışı kamera hareketleri, cinayet silahları, şelale gibi fışkıran kanlar, üzerlerine vazife olmayan şeylerle ilgilenen insanlar, yer yer 'Suspiria'da kullandığı süresi geçmiş Kodak filmlerininkini andıran renkler burada da mevcut.
Denge kurucu Sydow
Bergman okulundan iyi bir oyuncusu var. Max Von Sydow, yumuşak oyunuyla Ulisse'e hayat veriyor, filme mizah unsuru katıyor. Vaktiyle Argento filmlerinde Harvey Keitel, Karl Malden, Donald Pleasance gibi iyi aktörlerin üstlendiği 'denge kurma' görevini de hakkıyla yerine getiriyor.
Buna karşılık, örneğin Dionisi ve cücenin annesinde Falk durumu idare ederken, oyuncuların çoğu abartı sanatından örnekler sunuyor. Yönetmenin genelde oyuncu tayfasını küçük görmesine, hatta filmlerindeki bütün karakterleri kendisinin oynamak istemesine şaşmamak gerek. Gene de onların bu durumu, Argento'nun 'giallo' esprisine uygun düşüyor. Onun üstadı sayıldığı, adını sarı (giallo) kapaklı İtalyan korku cep romanlarından alan janrın aslında çok sayıda iyi oyuncuya ihtiyacı yok.
Filmin müziği ise, Argento'nun daha önce de defalarca birlikte çalıştığı sevgili rock grubu Goblin'den. Uyduruk heyecanlar yaratan ve seyirciyi aptal yerine koyan modern korku filmi müziklerinden sonra, hoş bir sürpriz.
Dario Argento'yu tanıyorsanız, onun
'doğaüstü' dönemi öncesine dönmek için iyi bir fırsat. Tanımıyorsanız eğer, özgün adı 'Non Hi Sanno'yu yatmaya gönderilen çocukların 'Hiç uykum yok' itirazından alan 'Uykusuz', Dario'ya iyi bir başlangıç olabilir. Gözünüzün içine soktuğu
'ipuçları'na da sakın kanmayın, kendisi son derece tecrübeli bir gerilimcidir.