Hiçbir kalıba uymuyor

Bunu resmi bir merciye başvurarak yapmasa da Angelina Jolie adeta ismini değiştirdi.

LOS ANGELES - Bunu resmi bir merciye başvurarak yapmasa da Angelina Jolie adeta ismini değiştirdi. Meşhur bilgisayar oyunu 'Lara Croft: Tomb Raider'ın beyazperdedeki yerini almasının ardından artık genç yıldıza sokaklarda "Lara, Lara Croft!" diye sesleniyorlar. Kalın dudakları, kültürü ve tabii ki fiziksel gücüyle Lara ile Angelina adeta aynı vücutta birleşti. Jolie, 'Tomb Raider: Lara Croft'un bir ikinci bölümü çekilirse, yine Lara'yı canlandırmaya dünden razı.
Çekimler sırasında kendi sınırlarını sınama olanağı bulmasından ötürü sevinçli. "Kilomu kocamla seks yaparak koruyorum!" diyen dövme tutkunu Jolie'nin karşılaştığı tek zorluk ise, Lara Croft'un içinde saklı olan Avrupa kültürüyle yetiştirilmiş 'lady'yi verebilmek olmuş. 'Tomb Raider'dan beklentileriniz neydi?
Fiziksel açıdan rolü becerir miydim, işte bundan emin değildim. Ancak kendi kişiliğimdeki sınırları görebilme ve bunları
aşabilme açısından son derece sağlıklı bir proje olduğunu düşünüyordum. Gerek beyinsel, gerekse fiziksel olarak her türlü zorluğun altından başarıyla kalktığıma inanıyorum.
Yönetmen Simon West de bir şöyleşisinde Lara Croft'la ilgili tüm beklentilerini karşıladığınızı söylemişti zaten.
Lara'yı gerçekten çok sevdim.
İnandığı kavramlar adına mücadele ediyordu. Adaletsizlikten hoşlanmıyordu. Ancak belki de bir oyuncu olarak canlandırdığım en zor roldü. Çünkü Lara Croft hiçbir kalıba uymayan bir karakterdi. Doğanın içinden fırlayan bir güç anıtıydı adeta. Bir önemli zorluk da Croft'ın fazlasıyla İngiliz bir karakter olmasıyla, benim İngiliz olmamamdı. Lara Croft bence bir 'lady'di; İngiltere'de doğup yetişmiş, İngiliz kültürünü, aksanını ve özellikle de yukarı sınıf yaşam tarzını benimsemişti. Bu yüzden 'lady' olma incelikleri konusunda çalışmam gerekti.
'Gia' ve size Oscar kazandıran 'Girl, Interrupted' gibi duygusal rollerle tanındınız. Lara Croft gibi farklı bir role hazırlanırken yaklaşımınız ne oldu.?
Çoğunlukla aynıydı. Ancak daha önce de söylediğim gibi Avrupa'dayetiştiği için kültürü çok farklıydı ve bunun yanı sıra askerlere özgü bir kahramanlığı da vardı. Lara Croft karakterini yaratmak, bir dünyayı, bir insanı, ve tüm yaşam tarzını yaratmak gibiydi. Ayrıntıya inilmesi şarttı ve bunu yaparken hiçbir parçanın gözden kaçmaması gerekliydi.
Lara Croft, 30 yıl sonra Kamboçya'da çekilen ilk film oldu.
Savaştan sonra orada çekilen ilk film olması dünyaya bakışımda tabii ki bir değişiklik yaptı. Öncelikle dünyamızın aslında ne kadar büyük olduğunu ve ne kadar değişik kültürlerin var olduğunu öğrendim.
İnsanların farklı kültürleri hiç tanımadığını
anladım. Örneğin Kamboçya gerçeği ve oradaki Pol Pot rejimi hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Bunların bize okulda anlatılmamış olması oldukça şaşırtıcıydı.
Ayrıca bölgedeki spiritüel ortam ve insanların bize olan sıcak yaklaşımları hoşuma gitti. Eğer ki Kamboçya hükümetinden izin çıkmasaydı, biz oraya gidemeyecektik. Tapınaklara girmemize izin vermeleri gerçekten büyük bir olaydı.
Filmin bir hit olması bekleniyor, devam filmi yapılacak olsa tekrar Lara olmayı düşünür müsünüz?
Şunu itiraf etmeliyim ki devam filmi için şimdiden sabırsızlanıyorum. Umarım her şey yolunda gider ve devam filmi gündeme gelir. Eğer benim oynamamı isterlerse, buna hazır olduğumu bilsinler. Lara Croft bundan sonra nereye gitmeyi düşünüyorsa, ben de oraya gitmeye hazırım.
(imdb/mrsohwbiz)