Hitler'i neden bombaladım?

Hitler'i neden bombaladım?
Hitler'i neden bombaladım?
Berlin Film Festivali'nde, Hitler'e bomba koyan elser'in hikayesini anlatan film çok etkileyici. Olitik Elser'in neden böyle bir işe kalkıştığını soran SS şu cevabı alıyor: Çünkü siz gelmeden önce ben özgürdüm...
Haber: AHMET BOYACIOĞLU / Arşivi

En sonunda dün saat 23.00 gibi otelin yolunu bulmayı becerdim ve televizyonu açtım. Genelde kültür ve sanat programlarıyla tanınan 3 SAT kanalında Berlin Film Festivaliyle ilgili bir program çıktı karşıma. Festivali Alman televizyon kanallarından izlemek bazen çok eğlenceli olabiliyor. Sunucu, kimsenin beğenmediği ‘Biz Rüya Görürken’ adlı filmin yönetmeni Andreas Dresen ile konuşuyor ve ciddi ciddi filmin ödül alma şansından söz ediyor. Ödüller açıklandığında genelde bir Alman filmine de bir pay düşer her yıl, ama herhalde bu filme değil. Burada bariz bir yönlendirme söz konusu.
Sonu belli olan bir filmi izlemek pek kolay değildir. 8 Kasım 1939’da kendi yaptığı bombayla Hitler’e suikast düzenleyen marangoz Georg Elser’in hikayesini anlatan ‘Elser’ (13 Dakika) adlı filmi izlemeye başlamadan böyle bir duygu içindeydim. 2005 yılında Hitler’in son günlerini anlatan ‘Der Untergang’ (Çöküş) adlı filmiyle Oscar’a aday olan Oliver Hirschbiegel imzalı film, Berlin Film Festivalinin ana bölümünde ancak yarışma dışı gösteriliyor.
Bomba, Hitler konuşma yaptığı salondan ayrıldıktan 13 dakika sonra patlayınca, büyük bir olasılıkla ikinci dünya savaşının çok uzamadan bitmesine yol açabilecek suikast girişimi başarısız oluyor. Georg Elser de İsviçre’ye kaçmaya çalışırken yakalanıyor. Naziler bu suikast girişiminin ardında ciddi bir örgütlenme olduğu düşüncesiyle Elser’i sorguluyorlar. Ancak hiçbir partiye üye olmayan, müzik ile uğraşan, dindar ve özde apolitik bir insan olan Elser’in suikast planını da bombayı da tek başına yaptığı ortaya çıkıyor. Elser neden böyle bir şey yaptığı sorulduğunda ‘Siz gelmeden önce ben özgür bir insandım’ cevabını veriyor.
Geriye dönüşlerle Elser’in köyünde Nazilerin iktidara gelmesinden sonra yaşanan değişiklikler anlatılıyor ve faşizmin insanları nasıl birbirine düşmanlaştırdığı vurgulanıyor. Köydeki Nazi lideri yapılan bir film gösterimi sırasında ‘Gördüğünüz gibi ücra bir köye bile sinema geldi, yakında her evin bir radyosu olacak, yollar da yapılacak’ diye bir konuşma yapıyor. İnsanlar mutlu mesut alkışlıyor. Sadece Elser faşizmin önce iç düşmanlar, sonra da dış düşmanlar yaratarak bir savaşa neden olacağını savunuyor. 1932 – 1945 yılları Almanya ’sını bir belgesel tadında anlatan ‘Elser’, 1939’dan 1945’e atlıyor ve çok çarpıcı iki sahne ile sona eriyor. Her filmin sonunda insanın aklında bir cümle kalır ya, bu filmde de bir askerin Georg Elser’e söylediği söz var aklımda: ‘Dua etmene gerek yok, Amerika ve Moskova’daki Tanrı seni duymaz’
Güçlü oyunculukların sergilendiği, 1930’lar Almanya’sını kusursuz bir sanat yönetimi ile görselleştiren bu özenli filmin neden yarışma dışı gösterildiğini anlamak mümkün değil. Yarışmada olsaydı bir Ayı Heykelciğini kesin alırdı.