Hollywood rüyasının sansürlü 'perde arkası'

Şu sıralarda 'hayli hafif fakat latif' filmlerde bir hareketlenme seziliyor. Tek filmlik bir haftada, bu sınıflamada es geçtiğimiz 'Gözde Çift'in de...
Haber: Sevin OKYAY / Arşivi

Şu sıralarda 'hayli hafif fakat latif' filmlerde bir hareketlenme seziliyor. Tek filmlik bir haftada, bu sınıflamada es geçtiğimiz 'Gözde Çift'in de (America's Sweethearts) hatırı kalmasın dedik. Joe Roth'un filmi, Hollywood'un gizli yanlarını açığa çıkarma iddiasında. Lee Phillips (Billy Crystal), bir film stüdyosunun işten atılmış basın görevlisidir. Ancak, büyük bütçeli 'Time over Time'a ilişkin sorunlar ortaya çıkınca, stüdyo yöneticisi Dave Kingman (Stanley Tucci), işi ona vermek zorunda kalır. Sorunlar da sorundur hani: Ekzantrik yönetmeni Hal Weidmann (Christopher Walken), 87 milyon dolarlık filmi resmen kaçırmıştır, kimsenin görmesine izin vermez. Filmin yıldızları, 'Amerika'nın Sevgilileri' olan karı-koca oyuncular Gwen Harrison (Catherine Zeta-Jones) ile Eddie Thomas (John Cusack) çekimden sonra ayrılmışlardır. Gwen şimdi mahut filmde tanıştığı Latin âşık Hector'la (Hank Azaria) birliktedir. Lee ise, özel gösterime çağrılan basını, onların barışmasının an meselesi olduğuna inandırmaya çalışır.
Gizli silahı da, Gwen'in yıllardır yardımcılığını yapan, her türlü kaprisini çeken kardeşi Kiki'dir (Julia Roberts). Yakın zamanda otuz kilo vermiş olan Kiki, içten içe Eddie'yi sever. İyi niyetli, iyi kalpli bir kızdır ama gösterişsizdir (Hah ha!). Sabık stüdyo yöneticisi (Fox ve Disney) Joe Roth, yönetmenliğe 11 yıl ara verdikten sonra 'Gözde Çift'le dönüş yapmış. Doğrusu, eski filmlerini (Bachelor Party, Revenge of the Nerds II: Nerds in Paradise) aratmıyor. Hikâyesi basit ve klasik. Beyan edilen amacı ise, Hollywood'un perde arkasını anlatmak. Acıdır ki sonunda ipliği pazara çıkarılan sadece gazeteci takımı olmuş. Tanıtımcısı fazla iyi kalpli (işten atılmasına şaşmamak gerek), stüdyo şefi ise, başrol oyuncusunun intiharı filme ne kazandırır diye hesaplar yapmaktan utanmıyor.
Ancak, sistemin gözü karalığı ve acımasızlığı es geçilmiş. Örneğin Altman'ın
'Player'ındaki kıyıcılığın izi bile yok. Gene de, David Manning diye hayali bir
eleştirmen uyduran, kendi bünyesinde çalışan Afro-Amerikalıları 'Vatansever'in ilanında 'hayranlar' diye takdim eden bir şirketten çıkması yeterince komik.
Her şey bir yana, 'Gözde Çift', izleyicilerini genelde memnun eden bir film. John Cusack, her zamanki gibi çok iyi. Aslında oynayacağı filmleri çok özenle seçer, umarız bu tercihinden pişman olmamıştır (Olsun kardeş, kiminin parası, kiminin duası). Roberts, hayranlarını bin vatlık tebessümüyle ısıtıyor. Zeta-Jones biraz tek telden çalsa da yeterince cadı.
Tucci ve Walken ise, abartılarını bize hoş gösteriyorlar (Azaria biraz fazla
abartmış). Lee'nin yardımcısı Danny'de Seth Green ve 'İyilik Rehberi'nde Alan Arkin ise kusursuz. Billy Crstal, abartıdan uzak, Oscar gecesi rahatlığında bir performans sunuyor. Crystal aynı zamanda filmin klişelere yenik düşmüş, eksikli senaryosunu, Peter Tolan'la (Şaşkın, Anlat Bakalım) birlikte yazmış. Sonuçta 'Gözde Çift'in Hollywood'un ipliğini pazara çıkaran filmler arasında birinci sıraya çıkamasa da, eğlenceli bir film olduğu söylenebilir. Buna karşılık, kendine örnek aldığı ve çok benzeştiği 'Singin' in the Rain'in çabasız akıcılığından ve mükemmelliğinden hayli uzak.