Hüseyin Karabey Berlin'de ilkokul öğrencileriyle görüntülendi!

Hüseyin Karabey Berlin'de ilkokul öğrencileriyle görüntülendi!
Hüseyin Karabey Berlin'de ilkokul öğrencileriyle görüntülendi!
Yönetmen Hüseyin Karabey, Berlin Film Festivali'nde Generation bölümünde gösterilen 'Sesime Gel' filminin gösteriminden sonra Kreuzberg semtinde bir ilkokulda öğrencilerle buluştu.
Haber: AHMET BOYACIOĞLU / Arşivi

Berlin’de çıkan gazetelerde çeşitli festival haberleri çıkıyor. En çok karşıma çıkan haber türü de şöyle: ‘American Hustle filminin gala partisi, filmin gösterildiği sinemanın yanındaki otelde yapıldı. Filmin yıldızları kırmızı halıyı terk eder etmez odalarına çıktılar ve kravatlarını çıkartıp spor kıyafetleriyle partiye katıldılar. Kameralara yakalanmak istemeyen Christian Bale tam zamanında gelirken, Ralph Fiennes bir saat gecikti.’
Gördüğünüz gibi bu tür ‘çok önemli’ haberlere herkesin ihtiyacı var. Bir tane de ben yapayım dedim ve yazının başlığını attım.
Hüseyin Karabey, Berlin Film Festivali’nde Generation bölümünde gösterilen ‘Sesime Gel’ filminin gösteriminden sonra Kreuzberg semtinde bir ilkokulda öğrencilerle buluştu.
Benimki ciddi ve gerçek bir haber ve dikkatle okunması gerekiyor. Berlin’in Kreuzberg semti, kent ortasından geçen duvarla ikiye ayrılmışken, pek değerli olmayan, eski ve dökülen binalardan oluşan, kimsenin oturmak istemediği bir yerdi ve doğal olarak Türkler başta olmak üzere yabancılar tarafından tercih ediliyordu. Duvar yıkılınca birden çok değerlenen bu bölge (bizim Tarlabaşı gibi) bir değişim yaşıyor ama Avrupa ’da insanları yerinden atmak bizdeki kadar kolay olmadığından Kreuzberg’de hala yoğun olarak yabancılar yaşıyor.
İşte bu Kreuzberg’deki bir ilkokulun öğretmenleri, (başka yapacak işleri yokmuş gibi) çocukları alıp sinemaya götürmüşler. Beraberce Hüseyin Karabey’in filmi ‘Sesime Gel’i izlemişler. Berlin Film Festivali sırasında her yıl düzenli olarak çocukları sinemaya götürüyorlarmış. Çocuklar festivalin internet sitesinden filmin fragmanını indirmişler ve filmle ilgili sorular hazırlamışlar. Hüseyin Karabey okuldan davet gelince çok şaşırmış. Okula gittiğinde çoğunluğu Türk, Kürt, Arap ve Sırp olan öğrencilerin ilginç sorularıyla karşılaşmış. ‘Siz neden anadilinizi konuşamıyorsunuz?, Filmde yaşananlar gerçek mi?, Tilki hikayesinin sonunda ne oluyor?, Tilkiye boncuklardan yeni kuyruk nasıl yapılıyor? Filmdeki silahlar gerçek miydi? Dengbej’lerden hangisi görme engelliydi? (Kürtçemizi ilerletelim. Deng: ses, Bej: usta, Dengbej: ses ustası, öykü anlatıcısı.)

Anadilde eğitim alamayan çocuklar daha agresif

Sonra Hüseyin onlara sorular sormuş. ‘Peki siz anadilinizi konuşabiliyor musunuz?’ sorusuna çocuklar olumsuz yanıt vermiş. Okulda Almanca konuşmaları gerekiyormuş. Bu sırada öğretmenler araya girmiş. Almanya’da belirli okullarda bir süre anadilde eğitim denenmiş, başarılı olmasına karşın desteklenmemiş ve kaldırılmış. Oysa öğretmenler de anadilde eğitime taraftarmış, çünkü onların gözlemlerine göre anadilinde eğitim alamayan çocuklar daha agresif oluyorlarmış.
Koruculuk sisteminden köye dönüşe kadar herşey konuşulmuş. Filmde ayın neden hep dolunay olarak kaldığını bile sormuşlar. Hüseyin çocukların çok dikkatli olduğunu, ayın hep dolunay olarak kalmasının teknik bir sorun olduğunu söyledi.
İki saatlik sohbetin ardından çocuklar Van’daki köyde yaşayan çocuklara verilmek üzere büyük bir çukulata paketini Hüseyin’in eline tutuşturmuşlar. Hüseyin çukulatalardan birkaçını yemiş bile. Ama geri kalanını Van’a çocuklara götürecekmiş. Ben onun yalancısıyım.
İşte böyle. Bu Almanların eğitim sistemini anlamak mümkün değil vallahi!