İçini 'Sılsel'e dök!

İçini 'Sılsel'e dök!
İçini 'Sılsel'e dök!
Kutluğ Ataman'ın projesi 'Sılsel', dün Galata Rum İlköğretim Okulu'nda başladı. 30 Mayıs'a kadar 'Nasıl bir ülkede yaşamak istediğinizi' bir kumaşa aktarıp 'Sılsel'in parçası olabilirsiniz
Haber: İPEK İZCİ / Arşivi

İçimizi kumaşa döktük, bir nebze olsun ferahladık. Çağdaş sanatçı Kutluğ Ataman’ın dün Galata Rum İlköğretim Okulu’nda başlayan ve 18. İstanbul Tiyatro Festivali’ne özel olarak ürettiği ‘Sılsel, Türkiye ’ye Yazılmış Mektuplar’ sanırım çoğumuza böyle hissettirdi. 30 Mayıs’a kadar sürecek projenin ilk gününde ‘Sılsel’in bir parçası olmak için soluğu mekânda aldık...
Projenin çıkış noktasını özetleyelim önce. Aramice ‘kanat çırpması’ anlamına geldiği düşünülen ‘Sılsel’, Mardin’in eski Süryani evlerinin tavanlarına yapılmış gökyüzü tasvirinin de adı. Bir rivayete göre baskılar yüzünden evine kapanan Süryaniler, gökyüzü özlemlerini bir nebze olsun giderebilmek için evlerinin tavanlarına, motifler çizip içlerini turkuvaz renkte boyarlarmış. Kutluğ Ataman, Mardin ziyareti sırasında, Süryani mahallesinde yaşayan Nasıra Hanım’dan dinliyor bu hikâyeyi. Ve ‘Sılsel’ doğuyor... Projenin ilk günü, Galata Rum İlköğretim Okulu’nda rengârenk bir masa karşıladı bizi. İpler, kalemler ve kumaşlar… Herkes kendi hayalindeki gökyüzünü kumaşa döksün diye… 

‘Sılsel’in oluşturulduğu salona gelince… Tavana kadar bir düzenek kurulmuş. Salonun ortasında bir sandalye. “Beni bu projenin organizatörü gibi düşünün. Gerisi sizde” diyen Kutluğ Ataman, o sandalyeye oturan ilk kişiydi. Nasıra Hanım’dan aldığı kumaşı ipe asan Ataman’ın ardından sıra bizlere geldi. Elinde kumaşı hazır olan, sırayla o sandalyeye oturup, kendinden önce asılan kumaşın altına kendininkini dikti. Bu arada belirtelim, diyelim ki benim gibi dikiş-nakış işlerinde yetersizsiniz, oldu ya gevşek diktiniz, sizden sonra oturan iyi kalpli bir teyze, kumaşların yani projenin ‘güvenliği’ için dikişinizin üzerinden geçebiliyor. “Ben Sılsel’in neresindeyim?” diye soruyorsanız, söyleyelim. Eni 45 cm olmak şartıyla istediğiniz renkte ve desende bir kumaş parçasını getiriyorsunuz. Bu kumaş üzerine derdinizi, dileğinizi yazıyor, kendiniz, sevdikleriniz için nasıl bir ülke düşlediğinizi belirtiyorsunuz. Önemli bir kıstas, yazılanların İnsan Hakları Beyannamesi’ne ters düşmemesi. İmza atma zorunluluğunuz yok ve illa bir şey yazmanız da gerekmiyor. 

Dilerseniz sevdiğiniz birinin giysisinden bir parça getirebilir veya kumaşınıza çiçek-böcek figürleri çizebilirsiniz. Aynı zamanda bir sivil tarih belgesi işlevini de yerine getiren ‘Sılsel’, bugünlerden yarına yazılmış bir mektup... Biz de bunu bildiğimizden, Cihan Kırmızıgül’ü de andık, tutuklu gazetecileri de, şiddet mağdurlarını da… Bilinsin dedik, biz, bu ülkede 2012 yılında bu konulardan mustariptik… Greenpeace şöyle yazdı mesela: ‘Türkiye nükleer istemiyor!’ ‘Kimse kimseyi yargılamasın’ dedi biri. ‘Dogmaya değil erdeme yönelen bir Türkiye istiyorum’ dedi öteki. Sizin de varsa yarına bir notunuz, 30 Mayıs’a kadar, her gün 12.00-19.00 arasında Galata Rum İlköğretim Okulu’na bekleniyorsunuz. Okul, Kemeraltı Caddesi, No: 30, Karaköy adresinde...