İki yaka yine bir oldu

Yemek zevkimiz aynı. Dans ediş tarzımız aynı. Aynı soğuk suda serinliyoruz.
Haber: TÜMAY YAZICI / Arşivi

İSTANBUL - Yemek zevkimiz aynı. Dans ediş tarzımız aynı. Aynı soğuk suda serinliyoruz. Yüzyıllardır komşuyuz, iç içe yaşıyoruz. Ama politik sebeplerden ötürü birbirimize diş gösteriyoruz. Aslında o çürük dişler bize, yani Yunan ve Türk halkına ait değil. Nitekim yaşanan talihsiz iki deprem, aramızdaki bağların sanıldığı gibi gergin olmadığını gösterdi.
Doğal afetle yakınlaştık. Müzikle iyice kaynaştık. Alıştık aslında Türk ve Yunan şarkıcıların aynı sahneyi paylaşmasına. Örneğin birkaç gün önce Grup Gündoğarken, Vasiliki Papageurgiu'yla birlikte konser verdi. Ancak Yeni Türkü'yü, Yunan ezgileriyle onca haşır neşirliğine karşın ilk kez bir Yunanlı şarkıcıyla birlikte izleyecektik. Ve onlara Türkiye'nin önde gelen perküsyon gruplarından Harem eşlik edecekti. Nasıl doğdu bu proje diye sorduk. Yeni Türkü, Peny Xenaki ve Harem'in dünya menejerliğini yapan Sinan Nergiz yanıtladı:
"Yeni Türkü 20 yıllık geçmişiyle Türkiye'nin en iyi gruplarından biri. Harem de en iyi perküsyon grubumuz. Peny Xenaki ise Yunanistan'ın en önemli kadın şarkıcılarından. Ve ülkesinin başarılı müzisyenleriyle birlikte çalışıyor. Yeni Türkü'nün zaten geçmişinde Yunan bestelerinden oluşan bir çalışması var. Vurmalı çalgılar ekleyelim dedik ve Yeni Türkü-Peny Xenaki ikilisinin yanına Harem'i de dahil ettik."
Yeni Türkü'den Derya Köroğlu da proje için: "Hem Türkiye hem de Yunanistan talihsiz birer deprem yaşadı. Ve bu, iki ülkeyi birbirine daha da yakınlaştırdı. Zararın neresinden dönülürse kârdır. İki ülkenin o kadar çok ortak noktası var ki! Yemek zevkimizden dans edişimize kadar uzanıyor bu benzerlik. Birlikte vereceğimiz bu konser bunun bir simgesi" yorumunu yaptı.
20 yıldır Yunanistan'da müzik piyasasının içinde olan ve başta Mimis Plessas olmak üzere Yannis Spanos, Giorgos Hadjinasios, Kostas Hadjis, Marios Tokas, Giorgios Marinos gibi önemli Yunanlı besteci ve yorumcularla birlikte çalışan Peny Xenaki de Köroğlu'na katılıyor: "Yemek zevklerimizin aynı olmasının yanı sıra yemek isimlerimiz bile aynı. Örneğin sizdeki imambayıldı bizde de imambayıldı. Revani bizde de revani. Politik sorunlar iki ülkenin halkını bağlamıyor."
Hüzünlü bir hikâye
Xenaki'nin Türkçesinin Köroğlu'nun Yunancasından kötü olduğu konusunda herkes hemfikir. Xenaki henüz öğrenme aşamasında. Konserde Yeni Türkü'nün şarkılarının kimi yerlerini Türkçe söyleyecek: "Türkçe konuşamıyorum ama babam çok iyi konuşur. Kendisi İstanbul Balatlı. Büyükbabam Trabzon'dan, büyükannem de Samsun civarlarından."
Xenaki'nin soyağacını gözden geçirirken hüzünlü bir hikâyeye rastlıyoruz:
"Büyükannem, babam yedi yaşındayken ölmüş. Ve büyükbabam bunalıma girmiş. Neyi var neyi yoksa satmış ve babamla amcamı alıp Yunanistan'a yerleşmiş. Yanına sadece büyükannemin yüzük, kolye gibi özel eşyalarını almış. Her şeyi satmış. Çünkü onun anısıyla yaşamak acı veriyormuş." Xenaki'nin büyükbabası alzheimer hastalığından yaşamını yitirmiş. Ve hayatının
son anlarında Türkçe konuşuyormuş:
"Hastalığı nedeniyle hiçbir şey hatırlamıyordu. Ancak Türkçeyi hatırlıyordu, Türkçe konuşuyordu. Kendisini Türkiye'de sanıyordu."
Olayı renklendirelim
Harem de, Yeni Türkü-Xenaki ikilisini biraz daha renklendirme amacıyla bu konser projesine dahil edilmiş. Peki Yeni Türkü'nün çizgisiyle Harem'inki birleşince ortaya ne çıktı? Derya Köroğlu: "Artık world music çevresinde daha çok faaliyet göstermek istiyoruz. Etnik renkleri daha da genişleterek birtakım parçalarımızı yeniden ele alacağız. Harem'in içinde olduğu dünyada biz biraz daha caz örneklerine kaçıyoruz. Günümüzde artık techno müzikte bile darbuka kullanımına rastlıyoruz. Biz perküsyonun cazda yer aldığı dünyaya yakınız."
Bu akşamki Açıkhava Tiyatrosu konseri Yeni Türkü-Xenaki ve Harem için bir başlangıç. Onları altı konserlik bir Türkiye turnesinin haricinde İspanya, İsrail ve Yunanistan'ı kapsayan mini bir dünya turnesi de bekliyor. Ayrıca bu konserin daha sonra stüdyoya da yansıması söz konusu.
Hazır Derya Köroğlu'yla böyle bir konser münasebetiyle konuşma olanağımız olmuşken Yeni Türkü'nün yeni albümü ne zaman diye soruyoruz: "Yurtdışında çıkacak bir albümümüz
var. Daha ziyade var olan şarkılarımızı
İspanyol flamenko gruplarıyla birlikte yorumlayacağız. İspanyalı tanınmış gayda sanatçısı Hevia ile birlikte bir çalışma da düşünülüyor. 'Nakka' şarkısının girişindeki tulum bölümünü, Hevia'nın gaydayla çalmasını istiyoruz." Bu konuda somut adımlar atılmış çoktan. Hevia'ya Yeni Türkü'nün albümü gönderilmiş."
Peki 'en yeni' Yeni Türkü albümü ne zaman? "Mayısta. Murathan Mungan'la yoğun bir şekilde çalışacağız." Son albümde hiç Murathan Mungan imzasının olmamasını soruyoruz: "Özel bir nedeni yok. Örneğin
'Vira Vira'da da birlikte çalışmamıştık. Yeni albüm Akdeniz günlerimizden bir çalışma olacak."