İKSV: Devlet kurumların TÜSAK taslağından çıkartın

İKSV: Devlet kurumların TÜSAK taslağından çıkartın
İKSV: Devlet kurumların TÜSAK taslağından çıkartın
TÜSAK hakkında İKSV yazılı olarak bir görüş açıkladı. Taslağın daha geniş katılımla tartışılması gerektiğinin altı çiziliyor ve devlet kurumlarının kapatılmasından vaz geçilmesi çağrısında bulunuluyor

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı, TÜSAK Yasa Taslağı hakkındaki görüşlerini önceki gün bir raporla duyurdu. Duyuruda sanat dünyasında şiddetli tartışmalara neden olan TÜSAK Taslağının daha geniş katılımlı bir tartışmaya açılmasının gerekliliği vurgulanıyor. Devlet kurumlarının kapatılması yönündeki düzenlemelerden vaz geçilmesi gerektiğini söyleyen metin, özerklik konusunda da uyarılarda bulunuyor. İKSV’nin TÜSAK hakkındaki görüş metninin satır başları şöyle:

* Ülke genelinde etkisi büyük olacak bu tarz kurumsal düzenlemelerin, sivil alandan uzmanların da katılacağı hazırlık süreçleri ve geniş katılımlı tartışmalarla şekillenmesini daha doğru buluyoruz.
*Bu sürecin etkin şekilde işleyebilmesi için, öncelikle devlet sanat kurumlarının özel kuruluş yasalarını ilga ederek kurumsal kimliklerini ortadan kaldıran düzenlemelerden vazgeçilmesi esastır. Bu kurumların yeniden yapılanmasına dair bir düzenleme yapılacaksa, konunun katılımcı, şeffaf ve mümkün olan en geniş konsensüse dayalı olarak, ayrı bir başlık halinde ele alınması ve TÜSAK gibi, devletin tüm sanat alanlarına fon sağlamayı öngören bir kanun tasarısının içinde değerlendirilmemesi gerekir.
*TÜSAK kapsamında esas olarak devlet veya özel sektör ayrımı olmaksızın tüm kültür-sanat kuruluşlarının ve disiplinlerinin desteklenmesi, bu desteklerin şeffaf ve tarafsız ilkeler doğrultusunda paylaştırılması ve en önemlisi fon sağlanacak kurumun idari ve mali özerkliği gibi konuların kapsamlı şekilde tartışılması gerekiyor.
*İfade ve yaratım özgürlüğü ile kültür-sanat kurum ve kuruluşlarının özerkliğinin güvence altına alınması temel ilkeler olmalıdır.
*Kurul'un tam bağımsızlığının garanti altına alınması için; Bakan’ın, meslek birlikleri, odalar ile ilgili kurum ve kuruluşların önereceği isimler arasından atama yapması sağlanabilir.
*Kültür-sanat alanında faaliyet gösteren uzman kurum ve kuruluşların, kendi adaylarını belirleyerek Bakan’a öneride bulunabileceği bir sistemin kurulması, sivil toplumun kendi içindeki diyalog sürecinin gelişimine de katkıda bulunacaktır.
*Kanunun amacının ve buna ilişkin tanımların açıklandığı maddede disiplinlerarası sanat alanları yer almıyor. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda bulunmayan tanımların metne eklenmesi ve ilgili yasalar arasında terim birliğinin sağlanması yerinde olacaktır.
*Tasarı kapsamında yerel yönetimlere kültür ve sanata kaynak ayırma zorunluluğunun getirilmesi önemli bir gelişme olmakla birlikte, bu kaynağın denetlenebilir ve şeffaf bir şekilde, kâr amacı gütmeyen kültür-sanat yapılanmalarına, sanatçılara veya sanatçı inisiyatiflerine kullandırılması için gerekli yetki devrini sağlayacak yasal düzenlemeler de öngörülmelidir. Sorumlulukların net bir şekilde tanımlanması, TÜSAK’ın yerel yönetimler düzeyindeki işleyişini garanti etmek için gereklidir.
*Devletin kültürel zenginliği ekonomik değere dönüştürme konusunda kültür-sanat alanına düzenli şekilde destek sağlamayı öngörmesi, bu tasarıyla gündeme gelen en önemli gelişmedir. Ancak bu maddi desteğin yapılanmasında, fon kaynaklarının dağıtılma mekanizmaları, kriterleri ve işleyiş kurallarının, alanın ihtiyaçları doğrultusunda ve mutlaka uluslararası standartlara uygun şekilde belirlenmesi gereklidir.