'İlle de Roma olsun' diyorsanız

'İlle de Roma olsun' diyorsanız
'İlle de Roma olsun' diyorsanız
'Son Savaşçı' ne olacağına bir türlü karar veremese de, epik filmler üzerine düşünmek için fırsat sunuyor.
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Dijital teknoloji ‘bileği sağlam olanın’ savaşı kazandığı dönemlere dair ‘epik’ hikâyeler yaratma rüyası gören yönetmenler için bulunmaz nimetler sunuyor. En basitinden, artık bütün ekibi toplayıp hadisenin geçtiği mekânlara gitme masrafından kurtuldular. Oyuncular yeşil bir fonun önünde döktürürken, teknik ekip dağ bayır dolaşarak görüntü kaydediyor. Sonra bu görüntüler bilgisayarda bir güzel birleştiriliyor. 

Tarihe yolculuk sürüyor
Ya da ne bileyim, örneğin bir meydan muharebesi için artık birlerce figüran kullanmaya gerek kalmadı. Dijital teknoloji sağolsun buna da yetişti ve artık kameranın önünde yer alan yüz kişiyi ekran başında biraz mesai harcadıktan sonra onbinlere çıkarmak mümkün. Veya sağlam bir kavga sahnesinde kılıçların gövdeye girip çıkması, kanların petrol gibi havalara fışkırması, kellerin havada uçuşması için fazladan makyaj numaralarına gerek yok. Verirsiniz makineye olur biter.
Cesur Yürek’le başlayan, Gladyatör, Truva, Kral Artur, İskender vb. ile devam eden bu ‘epik hikaye’ anlatma sevdasının seyirciyi de ziyadesiyle mutlu ettiği bir gerçek.
Neil Marshall’ın yönettiği “Centurion/Son Savaşçı” da sağlam bir dijital efekt bombardımanı. Baştan söylemekte yarar var, film boyunca kelle de dahil olmak üzere havada uçuşan organları saymak imkansız. 

Bu film fırsat sunuyor
“Son Savaşçı”, bilinen dünyanın büyük bir bölümün tahakkümü altında tutan Roma İmparatorluğu’nun ‘doğal sınırları’na ulaştığı 117 yılında geçiyor. Kuzey Britanya’yı kontrol altına almak isteyen imparatorluğun önemli bir sorunu vardır. Ormanın derinliklerinde yaşayan Pict halkı ‘düzenli ordu’ya karşı gerilla taktikleriyle mücadele ederek büyük başarılar kazanır. Roma ordusu Pict ırkını ve liderleri Gorlacon’u ortadan kaldırmak için büyük bir harekat başlatır. Sonuç hüsran olacaktır. Efsane bir gladyatörün oğlu olan Dias, bu muharebeden bir avuç adamla sağ çıkar. Ancak, Gorlacon’in acımasız kadın savaşçısı Etain peşlerini bırakmaz.
“Son Savaşçı”nın epik bir hikayeden çok polisiyeye yakın olduğunu söylesek haksızlık etmiş olmayız aslında. Sonuçta filmin büyük bir kısmı kovalamaca şeklinde geçiyor. Ama sorun şu ki, kaçanların ve kovalayanların bu eylemi neden gerçekleştirdiğine dair inandırıcı bir hikâye yok ortada. Tarihe dönüp bakmak ve ordan hikayeler anlatmak, önünde sonunda bugüne söz söylemek içindir. Yönetmen Neil Marshall’ın ne söylemek istediği konusunda kafasının net olduğunu söylemek zor. Eğer biraz zorlarsak, Roma ordusunu ABD’ye Pict halkını da Irak ve Afganistan ’daki direnişçilere benzetebiliriz. Dias’ın finalde yaşadığı hayal kırıklığının ve Etain’in ‘inanmışlığı’nın bugüne izdüşümleri bu olabilir belki.
Tarihin derinliklerine gömülüp destansı bir yolculuğa çıkmakta ısrar eden sinemasever için, DVD raflarından Kubrick’in başyapıtlarından, yine Roma döneminde geçen ‘Spartacus’ü çıkartmanın vaktidir diyelim. Dayama dijital efektler, çoğaltılmış kelleler yerine, binlerce kişinin damıtılmış emeğini ve sinemanın destansı havasını yeniden görmek için bir fırsat olsun “Son Savaşçı.”

SON SAVAŞÇI
Orijinal Adı: Centurion
Yönetmen/Senaryo: Neil Marshall
Oyuncular: Michael Fassbender, Dominic West, Olga Kurylenko.
Yapım: 2010, İngiltere
Süre: 97 dk.


    ETİKETLER:

    Afganistan

    ,

    Irak

    ,

    İngiltere

    ,

    Roma