İmgeler kavşağı

Seza Paker'in babasına ait
eski fotoğraflardan aldığı enerjiyle 'bir terzi gibi patron çizercesine' oluşturduğu imgeler, 16 Kasım'a kadar Sabancı Üniversitesi Kasa Galeri'de sanatseverlerle
'geziniyor'.
Haber: EVRİM ALTUĞ / Arşivi

İSTANBUL - Seza Paker'in babasına ait
eski fotoğraflardan aldığı enerjiyle 'bir terzi gibi patron çizercesine' oluşturduğu imgeler, 16 Kasım'a kadar Sabancı Üniversitesi Kasa Galeri'de sanatseverlerle
'geziniyor'. Paker, galeriyi genişleten bir anlayışla mekâna dağılan desenlerini, 1954 yılında İsrail'de çekilen fotoğraflardan yola çıkarak bir video enstalasyonuyla da derinleştiriyor. Sanatçı, sergi küratörü ve sosyolog Ali Akay'ın deyimiyle de 'şimdiki zamanın karşısına geçmiş zamanı çıkarıyor'.
Bir hayalin 'gerçek resimleri'
Bu bakımdan sergi, 1954'te fotoğraflarla ölümsüzleştirilmiş 'bir aile hikâyesi'ni, bugünün 'kafası karışık' insanına kocaman bir ütopyanın 'doğmamış', bir minyatürü gibi okutmayı beceriyor. Boy gösteren kızıl lalelerle 'tazelenen' eserler, 'politik olan'la hiç ilgisi olmayan anı resimlerinin bugün taşıdığı ütopik ve melankolik ruhu, yakın tarihe referans veren soru işaretleriyle harmanlıyor.
Dönemin cazcısı Max Roach'un yankılanan bateri solosu 'uzun yürüyüş' ise, kendini - artık ümitsizce- tekrar ederek atmosferi tamamlıyor.
Seza Paker'in 'ideolojiler, din, ritüel ve getirdikleri üzerine' uçuşan anılardan, nazikçe yakaladığı soruları izleyiciyle paylaştığı sergi, dünün tarihini, yarın denen düş adına, bugünden okuyabilmeye niyeti olanlar için iyi bir fırsat gibi duruyor. Tel: 0212 292 49 39