İmparatorların setinde...

Jean Christophe Grange'ın Türkiye'de de çok satan kitabı 'Kurtlar İmparatorluğu'nun sinema serüveni Kapadokya'da sürüyor. Chris Nohan'ın yönettiği Jean Reno, Jocelyn Quivrin, Arly Jover, Laura Morante'nin rol aldığı filmin Fransa'daki çekimleri tamamlandı.
Haber: BURAK GÖRAL / Arşivi

NEVŞEHİR - Jean Christophe Grange'ın Türkiye'de de çok satan kitabı 'Kurtlar İmparatorluğu'nun sinema serüveni Kapadokya'da sürüyor. Chris Nohan'ın yönettiği Jean Reno, Jocelyn Quivrin, Arly Jover, Laura Morante'nin rol aldığı filmin Fransa'daki çekimleri tamamlandı. Ekip filmin Türkiye'yle ilgili bölümlerini çekmek için harıl harıl çalışıyor. Kapadokya'ya Nemrut'taki heykellerin aynısı inşa edilmiş durumda...
Setin yıldızı tabii Jean Reno. Usta oyuncu, kitabı çok sevdiğini ama filmin kitaptan oldukça farklı olacağını söylüyor. Reno'nun da söylediği gibi, Paris'deki Türk mahallesinde öldürülen genç kızları araştıran iki dedektifin gerilim dolu hikâyesini anlatan filmin senaryosu Grange'nın onayıyla kitaptan farklı bir hale getirilmiş. Zaten kitabı okuyanlar Türkiye'deki sahnelerde filmde Jean Reno'nun canlandırdığı kötü polis Schiffer'in olmaması gerektiğini bilirler. Bir de Schiffer, kitaptaki kadar kötü olmayacakmış. Yapımcı Patrice Nedoux bu değişikliği yapmak zorunda oldukları, aksi takdirde ortaya kapkara bir film çıkacağını söylüyor.
Yapımcı Nedoux, filmde ülkücü mafyadan kaçan ve Paris'te saklanan Türk kızını bir Türk oyuncunun oynamasını çok arzu etmelerine rağmen bunu sağlayamadıklarını belirtiyor. Bu nedenle rolü pek tanınmayan Arly Jover'e vermişler. Jover, derinliği olan bir kadını oynadığı için çok mutlu. Kapadokya'dan herkes gibi çok etkilenmiş.
Yönetmen Chris Nohan'a göre film pek çok bakış açısıyla okunabilir:
"Politik gerilim/aksiyon/ polisiye. Hepsi filme uyuyor." Dünyanın pek çok yerinde araştırma yaptığını ama en uygun yeri Kapadokya Uçhisar'da bulduğunu belirten yönetmen, Türkiye'de teknik donanım konusunda hiçbir zorluk çekmediğine sevindiğini anlatıyor.
Filmde Türkiye ve Türkleri küçük düşürecek ya da kötü gösterecek şeylerin olmaması için de duyarlı davranıyorlar... Filmin Türkiye prodüktörlüğünü üstlenen Medyavizyon'un sahibi Fatih Oflaz'ın girişimleriyle senaryoya iyi bir Türk polis karakteri eklenmiş. Bu rol için de çeşitli oyuncularla görüşülmüş ve Emre Kınay'da karar kılınmış. Fransız yapımcı Patrice Nedoux 'Geceyarısı Ekspresi' filminden dolayı Türklerin kırılgan olduğunu bildiklerini ancak bu filmle ilgili bir kaygı taşımalarına gerek olmadığını söylüyor. Her filmde olduğu gibi her milletten iyi ve kötü karakterlerin filmde yer aldığını belirtiyor. Ekip haftaya İstanbul'a yollanacak. 30 milyon euro bütçelik filmin 2005'te gösterime girmesi planlanıyor.
Alkolik olmamak için Ajan Smith'i reddetti!
İlk kez 'Kurtlar İmparatorluğu'nun çekimleri vesilesiyle Türkiye'ye ayak basan Jean Reno, oynadığı aksiyon filmlerindeki gibi sert bir adam değil, son derece duygusal ve çok sempatik biri. Reno, 'Yol' ve 'Sürü' dışında hiç Türk filmi görmediğini söylüyor.
Senaryo kitaptan hayli farklıymış...
Hayli ilginç değişiklikler yapıldı. Film yaptığınızda kitabı kenara koymak zorundasınız. İkisi çok farklı. Tüm karakterlerin alınlarındaki terden, çektikleri acıya kadar hepsi filmde gözükür. Bu, kitaptakinden daha
önemli. Benim karakterim kitaptaki gibi karanlık. Ondan pek hoşlanmıyorum. Ama işim bu. Böyle bir rolde çok yargılayıcı olamam. Çünkü o aynı zamanda bir polis. Kötü, tecavüzcü ya da böyle bir tipi oynamaktan pek hoşlanmam. Çünkü etrafımda böyle tipler görmeyi hiç istemem. Kötü adam olmaya okey. Ama ahlaksızı oynamak istemem.
'Leon' hâlâ çok sevilen ve Türkiye'ye de sizi en çok sevdiren film oldu. Şimdi nasıl değerlendiriyorsunuz bu filmi?
Biliyorsunuz 15 yıl oldu... Hiçbir şey düşünmüyorum doğrusu. Benim için bitmiştir.
Birçok filminizde silahlı adamı oynadınız? Silahlarla aranız nasıl?
Hiç silah sevmem ama çok iyi kullanırım.
Hangi rollerde oynamayı tercih ediyorsunuz daha çok; sert adam, romantik? Melankolik bir imajınız var. Ama sizi böyle rollerde az görüyoruz.
Aksiyon filmlerinden daha çok romantik komedilerde oynadım. Ama göze batanlar aksiyonlar... Komedi filmlerde oynamak daha hoşuma gidiyor. Çünkü bence aksiyon filmlerinden daha zor komedi oynamak.
'The Matrix'deki Ajan Smith rolünü geri çevirdiğiniz doğru mu?
Doğru. Dört buçuk ay Avustralya'da kalmam gerekiyordu. İstemedim. Avustralya'ya giderseniz alkolik olarak geri dönersiniz. Daha önce bulunmuştum, biliyorum.
Gary Oldman, Robert De Niro, Tom Cruise gibi yıldızlarla çalışmak nasıldı?
Profesyonellerle çalıştığınız zaman her şey hızlı ilerliyor. Profesyonel olmayanlarla çalıştığınızda ağırlaşıyorsunuz. Tom Cruise ile ya da yeni biten 'Pembe Panter' filminde Steve Martin'le çalışmak kolaydı. Çünkü nasıl çalışacağını bilen insanlardı. Tenis oynamak gibi. Karşındaki de iyiyse eğer iyi bir maç çıkarırsın. Oyunculuk da böyle bir şey.
Gelecek hafta 'Kurtlar İmparatorluğu'nun İstanbul çekimleri başlayacak. Nasıl hayal ediyorsunuz İstanbul'u?
Büyülü bir şehir olduğunu düşünüyorum. Rengârenk ve farklı olduğunu... Ayrıca Kapalıçarşı'yı da çok merak ediyorum.
Oyunculuk kariyeriniz hakkında daha büyük hedefleriniz var mı?
Hayır hayır, durmak istiyorum. Çünkü yeterince param var. Ailemle zaman geçirmek istiyorum. Bu benim işim ve bir sürü de güzel film yaptım. Çok mutluyum. Her türden film yaptım aşağı yukarı. Artık durmak istiyorum... Her yerden senaryo akıyor. Ama benim istediğim şey durmak...