İnsan her şeyi çözemez...

İnsan her şeyi çözemez...
İnsan her şeyi çözemez...
Sherlock Holmes'u 93 yaşında, emekli bir dedektif olarak huzurlarımıza getiren 'Mr. Holmes ve Müthiş Sırrı', 'Sir' Arthur Conan Doyle'un yarattığı ölümsüz karakterin zarif zekâsına yakışır bir film olmuş. 'Sir' Ian McKellen, Sherlock Holmes'ta muhteşem oynuyor.
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

MR. HOLMES VE MÜTHİŞ SIRRI (Not: 4/5)
MR: HOLMES
Yönetmen: Bill Concon
Oyuncular: Ian McKellen, Laura Linney, Hiroyuki Sanada, Milo Parker, Hattie Morahan, Frances de la Tour
Yapım: 2015, İngiltere- ABD
Süre: 104 dakika

Son dönemde iki Guy Ritchie imzalı film, bir de BBC yapımı TV dizisiyle popüler kültürün sularındaki varlığını yeniden hatırlatan Sherlock Holmes, şimdi de emekli bir dedektif olarak huzurlarımızda. Bill Condon imzalı ‘Mr. Holmes ve Müthiş Sırrı’ (‘Mr. Holmes’), aslında en önemli vasfı ince zekâsı ve müthiş gözlem gücü olan bir dehanın yaşlılığına ve duygusal yanlarına odaklanma çabası olarak da nitelendirilebilir. Daha önce ‘Tideland’ adlı romanı Terry Gilliam tarafından sinemaya uyarlananMitch Cullin’in bir başka çalışması ‘A Slight Trick of the Mind’dan adapte edilen film, doğrusu Sherlock Holmes inceliğine, zarafetine ve zekâsına yakışmış.


Malum, ‘Sir’ Arthur Conan Doyle’un kahramanı, ortağı Watson’la birlikte önce edebiyat, sonra da sinema tarihinin en belirgin polisiye karakterlerinden biridir. Film, Holmes’u 1947 yılında, 93 yaşındayken perdeye taşıyor. En son vakasını 30 yıl önce çözen ve artık Güneydoğu İngiltere’de bir taşra evinde yaşamını sürdüren Holmes’a hizmetçisi Munro ve oğlu Roger eşlik etmektedir. Zeki ve parlak bir çocuk olan Roger, yaşlı dedektifin yazdığı son notlardan yola çıkarak artık eski parlak günlerinden uzakta seyreden hafızasındaki bazı karanlık noktaların aydınlatılmasına vesile olacaktır.

Cullin’in romanından Jeffrey Hatcher’ın incelikli senaryosuyla huzurlarımıza buyur eden ‘Mr. Holmes ve Müthiş Sırrı’nda öykü farklı zaman dilimlerinde gezinirken film bütün bu olan biteni paralel bir anlatımla sunuyor. Sherlock Holmes’un hatıralarından çıkarıp netleştirmeye çalıştığı vakada ise kocası tarafından akıl sağlığı yitirilmekte olduğu iddia edilen bir kadının dramında sürükleniyoruz. Ayrıca yaşlı dedektifin Japonya’ya yaptığı ve burada Hiroşima’daki yıkımın izleriyle yüzleştiği bölümleri de izliyoruz. Şimdiki zamanın vakası ise bahçedeki kovanlarda bulunan arıların neden öldüğü... Bu meselenin çözümüne de minik Roger vâkıf olmaya çalışıyor...
‘Mr. Holmes ve Müthiş Sırrı’nda, çok sayıda zekice atılmış düğüm var ve film, bu düğümler arasında adım adım ilerliyor. Her kapı zarif manevralarla geçildikçe de film, izleyicisini daha bir içine çekiyor. Bazı filmler kimi cümlelerinin zihnimizde uyandırdığı derin anlamlarla da önem kazanır. Bill Condon’un yapıtının bence en etkili cümlesi Holmes’un ağzından çıkıyordu: “İnsan her şeyi çözemez.”

Ian ‘Muhteşem’ McKellen

Oyunculuklarına göz atarsak... ‘Sir’ Ian McKellen, yönetmen Condon’la ‘Gods and Monsters’tan sonra bir kez daha buluşurken Sherlock Holmes’ta muhteşem oynuyor. Daha çok ‘Gandalf’ ve ‘Magneto’ karakterleriyle tanınan İngiliz usta, son dönemdeki en etkili performanslarından birini sergiliyor ve bir anlamda Peter Cushing’den Rupert Everett’a, Robert Downey Jr.’dan Benedict Cumberbatch’e birçok isimden oluşan ‘Holmes’ler Kulübü’nün son üyesi oluyor. Holmes’un yaşlılığında bir tür Watson misyonunu üstlenen minik Roger’da da Milo Parker, McKellen’la ‘uygun bir ikili’ olmayı başarıyor. Roger’ın annesi Munro’da ise Laura Linney, tecrübesini konuşturuyor.
Öykü dahilinde Holmes’un o ünlü avcı şapkasıyla piposunu reddettiği ve bunların birer ‘Watson kurgusu’ olduğuna dair vurgulara soyunduğu ‘Mr. Holmes ve Müthiş Sırrı’, kaçırılmayacak bir film. Hararetle tavsiye ediyoruz.