İranlı Mahsa'nın vokaline inanamayacaksınız!

İranlı Mahsa'nın vokaline inanamayacaksınız!
İranlı Mahsa'nın vokaline inanamayacaksınız!
Garanti Bankası sponsorluğunda düzenlenen 22. İstanbul Caz Festivali, 'Ustalarla Buluşmalar' serisinde bu yıl İranlı sanatçı Mahsa Vahdat, Norveçli piyanist Tord Gustavsen ve İstanbullu vurmalı çalgılar ustası Fahrettin Yarkın'ı bir araya getiriyor. İstanbul Erkek Lisesi'nin bahçesinde saat 19.30'da başlayacak gecenin açılışını ise projesiyle Irak kökenli ABD'li trompetçi Amir El Saffar yapıyor. Zekeriya Şen yazdı...

Adeta uzaktan bir akraba geliyor konser vermeye. Masha Vahdat neo-geleneksel müzik camiasına ilk defa Norveç’in en prestijli plak şirketi Kirkelig Kulturverksted’nin toparladığı Lullabies From The Axis of Evil adlı, İran, Irak, Filistin, Afganistan, Kuzey Kore, Suriye ve Küba’dan gelen ninnilerin bir araya getirildiği çalışmayla adım attı. Vahdat ile güzel bir ahenk yakalayan şirketin direktörü Erik Hillestad bu birlikteliği sürdürmeye karar verdi. Birlikteliğin ilk meyvesi de Songs From The Persian Garden albümü oldu.

Albüm, İtalyan Konsolosluğu'nun İran’daki yazlık binasında gizli bir konserin türlü zorluklarla elde edilen kaydıydı. Gizli diyorum, zira İran’da hâlâ kadın solistlerin karma bir seyirci önünde performans gerçekleştirmeleri yasak. Sanatçı bu anı hayatı boyunca unutamayacağını söylüyor: “Varsayalım böyle bir konseri halka açık bir yerde vermek isteseydik (ki bu mümkün değil zira biz kadın sanatçılarız) öncelikle birçok devlet kurumundan, kültür bakanlığından her konuda ve aşama hakkında izin almamız gerekirdi. Okunacak şiirden, müziğe, arka planda kullanılacak dekordan en ufacık ayrıntıya kadar resmi kurumlardan onay alınması gerekirdi. Bu haksız kısıtlamalardan dolayı İtalyan Konsolosluğu’ndaki gizli konser için izin almadık ve başımızı örtmek mecburiyetinde kalmadan, istediğimiz ve beğendiğimiz sadece bizim seçtiğimiz şiirleri okuyup müziği çaldık. İtalyan Konsolosluğu tarafından korunan bu Pers bahçesinde öyle özgür, rahat ve en önemlisi güvendeydik ki, bu ilham veren güzel bahçeyi doyasıya yaşadık. O gecenin bir diğer önemli anısı ise ninnilerimizi Norveçli ve İranlı müzisyenler desteği ile orada çalışanlara, sokaktan geçenlere, zira konser mekânı açıktı, dinletebilmiş olmaktı.”


Mahsa Vahdat ve Tord Gustavsen
Vahdat, üretimleri sayesinde İran dışında konser vermek üzere prodüktörler tarafından davet edilmeye başladı. İran dışındaki müzikseverlerden gelen olumlu eleştirilerle güven kazandı ve farklı ülkelerden sanatçılarla çalışma imkânı yakaladı. İlk deneyimi Yeni Delhi’de Hintli sanatçılarla verdiği konserler oldu.

Pers ve Anadolu müziğinin benzer köklere sahip olması sanatçının geleneksel Anadolu müziğiyle kolaylıkla bağ kurmasına imkân sağlıyor. Vahdat, Anadolu kültürünü ve müziğini tüm samimiyetiyle yüreğinde hissediyor. Özellikle Aynur Doğan’ı ve Kardeş Türküler’i çok beğendiğini biliyorum.

Dünyanın dört yanından ustaları bir araya getiren “Ustalarla Buluşmalar” serisi kapsamında izleyeceğimiz Vahdat’ın yanında Kuzey Avrupa caz sanatçıları arasında önemli bir konuma sahip olan ve ECM bünyesinde müzik yapan Tord Gustavsen yer alacak. Vahdat’ın en son üretimi ve aynı zamanda ilk solo albümü Traces of an Old Vineyard’da birlikte çalışan bu ikili, Hafız, Hayâm ve Mevlana’nın şiirlerinden ilham alan bestelerini bizimle paylaşacaklar. Bu değerli ikiliye İstanbullu vurmalı çalgılar ustası Fahrettin Yarkın ile kemençe virtüözü Shervin Mohajer eşlik edecek.

Ağırlıklı olarak Mahsa Vahdat’ın vokalleri üzerine kurgulanacak olan konser için piyano, kemençe ve vurmalı çalgılar haricinde çok fazla enstrüman olmayacak. Zaten gerek de yok, zira Vahdat’ın vokalleri gerçekten inanılmaz. Aşk ve hayat üzerine bestelenen parçalar tutku, arzu, hüsran ve kader temalarıyla kulaklarımızın pasını silecek.

Marifetli bir müzik terzisi: Amir ElSaffar
Karşımızda değerli ve marifetli bir müzik terzisi var. Trompet ve santur çalan bir besteci ve aynı zamanda seslikçi olan Amir ElSaffar günümüz caz âleminde heyecanla takip edilen biri. Bugün paramparça olmuş Irak topraklarına dayanan kökleri üzerine kurduğu müzik kariyerini ABD’de sürdürüyor. Ancak yürekler kendi topraklarından kolay kopmuyor. Orta Doğu’nun keskin köşelerini Batı yumuşaklığıyla işleyen sanatçı, caz kulvarında son dönemlerde ismini sıkça duyduğumuz yenilikçi müzisyenlerden. Klasik ritimlerle işlenmiş bu müzik ruhu trompette pek aşina olmadığımız armonileri deneysel formatlara sürükleyerek iki farklı kültürü tınılarla birleştiriyor, akıcı hâle getiriyor.

Her ne kadar müziği kişiselleştirilmiş gibi algılansa da, aslında komün bir oluşumun organik bir yansıması. Arap âleminden beslenen ama Batı ile yoğrulan bir müzik adamının paradoks ve sihir içeren müziği var karşımızda: Sakin ve dolgun bir oluşumun ince dökümü… Aktarılan samimiyet, hüzün ve ritim taşıyor her besteden ve sahnede kendisini izleyecek olan müzikseverlere bu keyfi bulaştıracak. Sevilmeyecek bir müzik yok karşınızda, belki anlaşılmayacak, caz tanımına uyan kısıtlamalardan arınmış bir saflık var.

Makamlar içerisinde yer alan yarım ve çeyrek tonları çekinmeden evirip çeviren trompetçi, tam bir müzik seyyahı. Beş yıl boyunca Iraklı makam üstatlarının peşine düşerek bu efsanelerle istişare yaprak müzik miraslarını araştırdı. Öğrendiklerini bir nakış ustası gibi trompetinden akan tınılarla işledi. Bu süreçte Arapçayı öğrenmekle kaymayıp kendisini diğer enstrümanlarda da geliştirdi.

Müziği ve hayatı ne kadar sevdiğini ve dünyada tüm olumsuzluklara rağmen mutlu olunabileceğini savunuyor Amir ElSaffar. Müziğin bir kültür, bir hikâye olduğunu savunup icra ediyor. Hem orkestrası, hem yan projeleri, hem müzikal birliktelikleri, hem de sevdiği caz ustalarına olan samimi duygularını yansıttığı müziğiyle yüreklerimizi hoplatmaya geliyor. (Zekeriya Şen’in yazısı 22. İstanbul Caz Festivali’nin dergisinde yayımlanmıştır.) https://www.facebook.com/garanticazyesili

USTALARLA BULUŞMALAR: MAHSA VAHDAT FEATURING TORD GUSTAVSEN, FAHRETTİN YARKIN / AMIR ELSAFFAR ‘TWO RIVERS’
9 Temmuz Perşembe, 19:30, İstanbul Erkek Lisesi Bahçesi, Biletler: 100 TL, 80 TL, Ayakta 70 TL / Öğrenci (Ayakta): 50 TL