İşe koyulma zamanı!

İşe koyulma zamanı!
İşe koyulma zamanı!
Beyazperdeye en çok uğrayan süper kahramanımız Örümcek Adam yeni macerasıyla huzurlarınızda. 'İnanılmaz Örümcek-Adam 2' yeni bir şey söylemiyor ama karakterinin şanına da halel getirmiyor.
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

İNANILMAZ ÖRÜMCEK-ADAM 2 ***
Orijinal Adı: The Amazing Spider-Man 2
Yönetmen: Marc Webb
Oyuncular: Andrew Garfield, Emma Stone, Jamie Foxx, Dane DeHaan
Yapım: 2014 ABD
Süre: 142 dk.

Sam Raimi’nin 2002, 2004 ve 2007 tarihli üçlemesinin üzerinden çok geçmeden 2012’de yeni bir ‘Örümcek Adam’ filmine ihtiyaç olup olmadığına ve bu yeni filmlerin neyimize derman olacağına dair tartışmalar iki yıl önce yapılmıştı. Devam etmesinde de bir mahzur yok. Bugün gösterime giren ‘İnanılmaz Örümcek-Adam 2’ üzerine birkaç kelam etmek için başlangıç noktamız bu tartışma olabilir.
Her dönem, her yorum , her estetik sonuçta var olduğu tarihsel koşulların biri ürünü olarak geliyor karşımıza. Raimi’nin ‘Örümcek Adam’ı - ilki 11 Eylül öncesinde çekilmiş ve saldırıdan sonra İkiz Kuleler’in olduğu sahneler çıkartılmıştı- döneminin bütün süper kahramanları gibi kendisini yeniden inşa etmek zorunda kalmıştı. ‘Süper ülke’ mitine yönelik bu saldırı hiç kuşku yok ki Amerikan kamuoyunda da ‘süper kahramanlık’ mitine büyük hasar verdi. 2000’li yıllar boyunca Örümcek Adam, Batman ve hatta Süpermen’in geçmişlerine ve iç dünyalarına doğru yolculuğa çıktığı, varlıklarını ve amaçlarını sorgulayıp kendilerini yeniden tanımladığı bir dizi yorum izledik. Bu yorumlarda süper kahramanlar ile sıradan insan arasındaki mesafe giderek azalmıştı. Düşünün depresyona giren Süpermen bile gördük!
ABD’nin ‘11 Eyül travması’nı atlatmasının ardından, gelişen yeni sinema teknolojileriyle buluşan süper kahraman yorumları da farklı biçimlere büründü. Mesela Christopher Nolan, küresel ekonomik kriz arka planlı, kent ayaklanmaları soslu ama terör konseptli yepyeni bir ‘ufuk’ açtı ‘Kara Şövalye Yükseliyor’da.
Aynı yıl -2012- yeni bir serinin başlangıcı olarak vizyona giren Marc Webb imzalı ‘İnanılmaz Örümcek-Adam’ ise kahramanı daha da insanileştiriyor ama bu kez teknolojik nimetlerden yararlanarak heyecanı onun gözünden görmemizi istiyordu. İlk filmin asıl alametifarikası bizim açımızdan buydu. Örümcek Adam binaların arasında sekerken manzarayı onun gözünden görebilme özgürlüğü! Ötesi Peter Parker’ın nasıl örümcek adam olduğu, anne-baba travması gibi bildiğimiz öykünün yeni yorumuydu.
Bugün gösterime giren ‘İnanılmaz Örümcek-Adam 2’de kahramanın gözünden seyri âlem de artık o kadar etkileyici durmuyor. İkinci filmde Peter Parker, kahraman olmanın sorumluluklarıyla yüzleşiyor ve sorumluluklarını kabul etmek zorunda kalıyor. Bir yandan sevgilisi Gwen Stacey ile ilişkisini düzene koymak, öte yandan da kahramanlık yapmayı sürdürmek zorunda. Aynı zamanda Stacey’in babasına verdiği sözün ağırlığı altında eziliyor. Ve tabii ki Örümcek Adam’ın varlığının ‘asayiş’ açısından gerekli olup olmadığı tartışmaları da medyada dillendirilmeye başlanıyor.
‘İnanılmaz Örümcek-Adam 2’nin kötü kahramanı ise Electro. Her şeyin başladığı yer olan OsCorp şirketinde mühendis olarak çalışan Max Dillon’un geçirdiği kaza sonrası dönüştüğü bu karakter filmin en ilgi çekici detaylarından birisi. Max’in silik bir karakterden Electro’ya dönüşümü; Örümcek Adam ile kapıştıkları bölümler ve görünür hale gelmede medyanın üstlendiği role dair göndermeler filmin artı hanesine yazılabilecek türden.
Öte yandan Peter’ın eski dostu, OsCorp’un vârisi Harry Osborn’un da bu kez hikâyeye dahil olduğunu görüyoruz. Ama onun içindeki kötücüllüğün nasıl bu kadar hızlı geliştiğini, sonsuz yaşam arzusuyla yanıp tutuşma isteğinin altında neler yattığını anlamlandırmak güç. Filmin finalinden anladığımız üçüncü bölümde asıl kapışmanın Peter ile Harry arasında yaşanacağı şeklinde.
‘İnanılmaz Örümcek-Adam 2’, adrenalin arayanlar için içinde bulunduğumuz dönemin Hollywood ortalamasının altında kalmıyor ama yeni bir şey de sunmuyor. Peter Parker yorumunun eğlenceli olduğunu ama mizah duygusunun sadece bu karakterle sınırlandırıldığını belirtelim. Örneğin, Parker’ın belalısı, çalıştığı gazete The Daily Bugle’un yöneticisi J.Jonah Jameson’u iki filmdir göremiyoruz. Üçüncü filmde bu karakterin de hikâyeye dahil olacağına dair söylentiler şimdiden çıkmaya başladı. Umalım bu gerçek olur ve Webb’in bulacağı oyuncu da ilk serideki J.K. Simmons kadar etkileyici bir performans ortaya koyar.
Hazır performans demişken, Andrew Garfield- Emma Stone ikilisinin ilk filmde başlayan uyumunun burada da devam ettiğini, Jamie Foxx’u kötü adam olarak görmenin iyi bir deneyim olduğunu ekleyelim.
Toparlarsak, ‘İnanılmaz Örümcek-Adam 2’ hem süper kahraman filmleri hem de aksiyon açısından taş üstüne taş koymuyor ama Stan Lee’nin (kendisi filmlerde kısaca görünme geleneğini burada da sürdürüyor) yarattığı bu Marvel kahramanının şanına da halel getirmiyor. Kaldı ki, ‘halk çocuğu’ olması hasebiyle diğerlerinden ayrılan ‘Örümcek Adam’ için kredimiz her zaman için var.