İspanya'dan 'fiesta'ya ole

1992 Olimpiyat Oyunları'nın çehresini inanılmaz biçimde değiştirdiği, Katalanların gururu, Kolomb'un kenti Barcelona, mayıs ayından bu yana tüm dünya kültürlerinin buluştuğu 'Forum 2004' başlıklı dev bir etkinliğe kucağını açtı.
Haber: ÖZGÜR DURGUN / Arşivi

BARCELONA - 1992 Olimpiyat Oyunları'nın çehresini inanılmaz biçimde değiştirdiği, Katalanların gururu, Kolomb'un kenti Barcelona, mayıs ayından bu yana tüm dünya kültürlerinin buluştuğu 'Forum 2004' başlıklı dev bir etkinliğe kucağını açtı. Sting de oradaydı, Nobel Edebiyat Ödüllü Jose Saramago ve eski Sovyet lideri Gorbaçov da. İspanyollar, Natascha Atlas'ın kıvrak ritimleriyle göbek dansını öğrenirken, tiyatro yönetmeni Peter Sellers 'Herakles'in Çocukları' başlıklı interaktif yapıtında Avrupa'nın son yıllarda kanayan yarası 'göç'ü ve göçmenliği gerçek aktörlerle sahneye taşıyordu.
Farklı din ve inançlara mensup binlerce insan 'Dünya Dinleri Parlamentosu'nda buluşarak birbirini dinleme ve hoşgörme sanatını keşfederken 'Dünya Gençlik Festivali'ne katılan yaklaşık olarak 10 bin genç ise bu gösterişli Akdeniz kentinde 'Nasıl bir dünya istiyoruz?'u tartışıyordu, uzun uzun.
Üç ana tema var
'Kültürel Çeşitlilik', 'Sürdürülebilir Sosyal Kalkınma' ve 'Barış' olmak üzere üç ana tema etrafında şekillenen 'forum' etkinlikleri, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda 21. yüzyılın önemli gündem maddelerini, dünya vatandaşlarının katılımıyla tartışmaya açıyor.
9 Mayıs'ta başlayan ve 26 Eylül'e dek devam eden 'Forum'u UNESCO başta olmak üzere Barcelona Özerk Yönetimi ve Barcelona Belediyesi'yle birlikte 246 sivil toplum kuruluşu, özel sektör ve medya kuruluşları destekliyor. 'Forum 2004', Katalanların deyişiyle 141 günlük bir 'fiesta', yani deyim yerindeyse, şenlik. Bu şenlikte sokak gösterileri, konserler, söyleşiler, çocuklara özel etkinlikler ve daha neler var... Ya da ne yok ki diye sormalı.
Ancak 'Forum'a damgasını dört büyük sergi vuruyor: 'Voces' (Sesler) başlıklı sergi, içeriği gereği çok zengin bir konu olan dilbilimini ve dünyada koruma altına alınmış dilleri konu alıyor. 'Şian'ın Savaşçıları' adını taşıyan bir başka büyük sergide ise Çin'in savaş imparatorluğundan barışa uzanan evrimi 140 adet muhteşem asker yontusu eşliğinde anlatılıyor. 4277 metrekarelik alanıyla Forum'un en büyük sergisi olan 'Dünyayı Yaşamak' başlıklı sergi ise gezegenimizde insanların yaşam alanlarını ve sınırlı kaynakları nasıl kullandığımızdan yola çıkarak ekolojik sorunlara ayna tutuyor. 'Kentler-Köşeler' sergisi ise objektifini kültür, iletişim ve karşılıklı değişimin yoğun yaşandığı kentlere doğrultuyor ve Tokyo, Strasbourg ve New York'tan kent ve insan manzaraları sunuyor.
Barcelona, 'Forum 2004'ü öyle benimsemiş ki kentin her köşesi 'Forum' standları, bayrakları, broşürleri ile donatılmış. Otobüs ve metro seferleri yeniden düzenlenmiş. Ancak İspanyollar o çok sevdikleri 'siesta'dan, yani öğle uykusundan yine de vazgeçmemişler. Kent, 14.00-17.00 arası inzivaya çekiliyor. Akşam çökmeye başlarken yaşam da, 'forum' da kaldığı yerden devam ediyor. Hindistan'dan Azerbaycan'a, Zimbabve'den Tanzanya'ya dünyanın hemen her ülkesi müzik topluluklarıyla, dansçılarıyla Barcelona'yı bir 'karnaval kent'e çevirirken 'forum' programında Türkiye'den sadece 'yağlı güreşler'e rastlamak ise haliyle insanın içini burkuyor.