İstanbul gerçekten çok cool bir şehir

İstanbul gerçekten çok cool bir şehir
İstanbul gerçekten çok cool bir şehir
Olimpiyat oyunlarının kapanış töreninde de sahne alan Bombay Bicycle Club, 15 Eylül'de 'Eksen on Fair' kapsamında İstanbul'da olacak. Davulcu Suren de Saram'a telefonla bağlandık
Haber: ÇAĞLA PINAR TUNÇEL / Arşivi

Radyo Eksen; Garanti Bankası’nın ve Avea’nın desteğiyle ilk kez bir festival gerçekleştiriyor. Ona çıktığı bu çetrefilli yolda başarılar dilerken, grup seçimi konusunda da tebriklerimi iletiyorum. ‘Eksen on Fair’ isimli festival dahilinde 15 Eylül 2012 Cumartesi günü Maçka Küçükçiftlik Park’ta izleyeceğimiz gruplardan biri Bombay Bicycle Club. En son 2012 Londra Olimpiyatları Kapanış seremonisinde Blur’den önce sahne alan Bombay Bicycle Club, 2010 yılında NME ödüllerinde en iyi grup unvanını kazandı. Topluluk eğlenceli sahne performansları ve 2011 çıkışlı ‘A Different Kind Of Fix’ isimli üçüncü albüm sayesinde en gözde İngiliz indie gruplar arasında yerini aldı. Davulcu Suren de Saram ile ilk Türkiye konserlerini ve belki de onu konser kadar heyecanlandıran Kaş tatilini konuştuk.
Selam Suren. Yoğun bir tempo içindesiniz, Avrupa, Amerika konserleri derken… Senin en çok keyif aldığın festival ne oldu peki bu sene?
Evet cidden hareketli bir dönem. Kesinlikle Benicassim festivali derim. Çok heyecanlıydı ve çalarken çok eğlendik. Avrupa festivallerini seviyorum, gerçekten farklı bir enerji oluşuyor. Gece çaldık ve çok kalabalıktı, en ilginci de İspanyol’dan çok İngiliz seyircimizin bizi dinliyor olmasıydı.
Nereye gitseniz takip ediyorlar, İngiltere’de çok sadık bir seyirci kitleniz var demek ki.
(Gülüyor) Sanırım, bundan sonra da Reading festivali var dört gözle beklediğim.
Türkiye’deki festival hakkındaki düşüncelerini sormadan evvel sana biraz seyircinin sizin hakkınızdaki görüşlerini paylaşayım istersen. Buradakiler sizin çok eğlenceli olduğunuzu düşünüyor, üstelik o iç burkan şarkı sözlerinize rağmen.

Birbirinden net ayrışan üç tane albümümüz var ve bunların hepsinin de farklı karakterleri… Mesela ikinci albüm akustik olduğu için diğerlerinden çok farklı. O nedenle hepsini ayrı değerlendirmek gerekiyor ama sanırım dinleyici de ilkine bakarak öyle bir değerlendirme yapıyor. Ama Türkiye’deki konserde daha “rocky” bir set çalacağız. Eğlenmeye çalışacağız, güzel vakit geçireceğimizi ümit ediyorum.
Türk seyircisinin misafirperverliği meşhurdur, sahne istilası gibi durumlara karşı hazırlıklarınızı yaptınız mı?

(Gülüyor) Tabii tabii, Türkiye’den daha önce facebook gibi sosyal medya siteleri aracılığıyla ve arkadaşlarımızdan o kadar çok davet aldık ki ama fırsat olmadı. O yüzden Türk seyircisi ile iletişimimiz hakkında yorum yapmak zor. Ama İstanbul gerçekten çok cool bir şehir, beni heyecanlandırıyor. Jack (grubun vokali) konserden önce bir tatil organize etti Kaş’ta. Çok şey anlatılıyor antik kent vb orayla ilgili, tatili iple çekiyorum.
O zaman sana Kaş’la ilgili yazdığım gezi yazısını göndereyim, gitmeden önce bir fikrin olur.
Çok sevinirim lütfen gönder.
Müzik videolarınıza gelince… Bu “Leave it” videosunun hikâyesi nedir cidden? Grup terapisi, kilise korosu, engelli bireyler…
Önce bizimle başlayıp sonra başka insanların sandalyede grup terapisini andıracak şekilde oturduğu sahneler var evet. Ama bizim orda vermek istediğimiz mesaj biraz daha farklı. Hatırlarsan hamile kadınlardan yaşlılığa doğru devam eden bir bölüm var. Yani insanların toplanıp içlerini dökmesindense yaşam döngüsüne vurgu yaptığımız bir video o. En önemlisi de senin de gördüğün gibi bazen toplumun geri plana ittiği karakterler mesela engelliler var sonlara doğru. “Herkesi olduğu gibi kabul et, onların üzerine başka sorumluluklar yükleme” diyoruz anlayacağın.
En çok da şarkı sözleriniz şaşırtıyor beni, “How can you swallow so much sleep?” (O kadar uykuyu nasıl yutarsın?) gibi şarkı isimleri var. Şarkı sözleri konusunda diplomatik bir süreç işliyor mu? Herkesin ‘söz’ hakkı var mı?

Tabii zaten biz rahatız o konularda, suyun aktığı yöne gitmeyi seviyoruz. Parçayı kaydettikten iki saniye sonra şarkı ismi değişiyor mesela. Her an müdahale edebiliyoruz. Tamamen o anki ruh halimize bağlı.