'İstanbul küresel eğlence merkezi olur'

'İstanbul küresel eğlence merkezi olur'
'İstanbul küresel eğlence merkezi olur'
Ünlü DJ Bob Sinclair, Samsung Galaxy S III'ün tanıtım partisi için Türkiye'deydi. Bugüne kadar pek çok yıldızla çalışan 42 yaşındaki süperstar DJ ile Nişantaşı'nda performansı sonrası buluştuk...
Haber: ASLI BARIŞ - asli.baris@radikal.com.tr / Arşivi

Son 15 yılda müzik endüstrinde, dans müziğinde bir devrim yaşandı. DJ’ler pop yıldızlarının yerini alarak süperstar oldu. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Bir kere benim gibi isimlerin getirdiği yenilikler; sample’lar, farklı vokal ve geçişlerle kendi parçalarımızı yapmaya başladık. Özellikle benim neslimdeki Fransız DJ’ler katkı sağladı bu işe. Benden önce Daft Punk ve Cassisus gibi isimler vardı ama Fransız DJ’lerin bu denli tanınır olmasında önemli bir yol kat ettiğim söylenebilir. Şimdi benim gibi, David Guetta gibi DJ’ler iyi iş yapıyor. Dijital gelişmeler de önemli. İyi bir bilgisayar alıp doğru programları yüklerseniz, istediğiniz türde müzik yapabileceğiniz bir stüdyonuz oluyor. Parçalarınızı dijital ortamda paylaşıp keşfedilme şansınız var. Ben eski usul yöntemlerle, arşivimdeki parçalardan vokalleri yeni ritmler birleştirmeyi seviyorum ama dijital çağın müzikte devrim yarattığını reddedemem. Bir partide Youtube’dan Nina Simone parçasından sample’lar alıp onu yeni bir parçayla birleştirmiştim, çok beğenilmişti. 

David Guetta’dan bahsetmişken, o birçok R’n’B sanatçısıyla işbirliğine giderek, büyük atılım yaptı...
Guetta’nın yöntemi kendine göre başarılı, ABD’de çok tanınan isimlerle işbirliğine giderseniz, haliyle o ülkede tanınırsınız. Ama benim tercih edeceğim bir yol değil, kendimi ABD’ye çok da ait hissetmiyorum. Avrupa’da ya da Ortadoğu ’da daha çok tanınıyorum çünkü alt yapım ve ritmlerim buradaki dinleyicilere hitap ediyor. Etnik ritmleri ve vokalleri kullanmaktan çok hoşlanıyorum. 19 yıldır da piyasada olduğuma göre bazı şeyleri doğru yapıyorum demektir. 

Siz de Snoop Dogg ya da Pitbull gibi rap yıldızlarıyla işbirliğine gittiniz. Son single’larınızdan ‘Rock The Boat’ta Pitbull vokal yapmıyor mu?
İyi de o sadece bir parça... İki ay önce albümüm çıktı, ama bir çıkış parçam çıkmadı. En az dört parçam aynı anda gündeme geldi. Çünkü anlayış değişti, öyle “Popüler bir isimle bir parça yapayım, ona klip çekeyim, liste başarısı yapsın, sonra ikinci parçayı seçerim” anlayışı yok artık. İnsanlar radyoda, internette parçalarımı dinliyor, hangisini beğenirse o ön plana çıkıyor. Albümün çıkış parçası diye bir anlayış kalmadı. Sophie Ellis Bextor, Gabriel Ponte, Pitbull gibi farklı isimlerle çalışıyorum. Ortak noktaları çalışırken eğleniyor olmamız. 

Onun için mi klipleriniz de bu denli eğlenceli?
Vermek istediğim hissi almışsınız. Yanlış anlaşılmasın, ‘lay lay lom’ işler de yapmıyorum. Benim için aslolan ritimdir. Satış odaklı değilim; müziğin özünü yakalamaya çalışıyorum. Aldığım sample’lar, vokaller ağırlıklı olarak Jamaica’dan. Orası ritmin başladığı yer. Her şeyin ‘bakkal’ değil, gerçek olduğu bir yer. Ne demiş Bob Marley: “Bir ağaçta yapraklar da dallar da kök de vardır. Yaprak dökülür. Dallar kurur, ama kök her zaman toprağa bağlıdır.” Ben de öyle, müziğin toprağına bağlı kalmaya çalışıyorum. 

İstanbul ’un parti merkezi olma potansiyeli var mı?
Kesinlikle var. Bir kere burası çok dinamik, genç nüfus çok fazla, insanlar eğlenmeyi seviyor. Şu anda uluslararası alanda buraya ilgi çok fazla. Yakın çevremden örnek vereyim, bir arkadaşım burada otel açmayı planlıyor. İstanbul küresel eğlence merkezlerinden biri olmak için hızla ilerliyor. Buraya üç kez geldim, farkı gözlemleyebiliyorum. 

Türkiye ’de insanların gece kulüpleri ve partilerde dans etmek yerine elinde bardak, çevreyi kesmeyi tercih ettiği söyleniyor da...
Bu DJ’in yeteri kadar yetenekli olmadığını gösterir. Başıma hiç böyle bir şey gelmedi. Dinleyiciler sıkılıyorsa, onları yeteri kadar coşturmuyorsunuz demektir. Bu işte en keyif aldığım nokta partilerime gelenlerin saati unutarak, evlerine kan ter içinde gitmelerini sağlamak, unutamayacakları anılar oluşturmak. Nihayetinde bir hayal satıyoruz. 

‘Hayal satma’yı açar mısınız?
Ekonomik kriz dönemlerinde eğlenme ihtiyacı hep tavan yapmıştır. İnsanlar yatırım yapmak yerine, “Hayata bir kez geliyoruz, tadını çıkaralım” mantığına sığınır. Çevrenize bakın, Hermes’lerden Louis Vuitton mağazalarından geçilmiyor. Hani insanların paraları yoktu? O zaman nasıl tatil yerleri tıklım tıkış dolu? Geçen hafta Ibiza Pasha’da sezonun açılış partisini yaptım, binlerce kişi vardı ve daha haziran bile olmadı... İnsanların eğlenmeye, kendilerini iyi hissetmeye ihtiyacı var. Biz DJ’ler bu noktada devreye giriyoruz.