'İstanbul United' İstanbul'da ilk maçına çıkıyor!

'İstanbul United' İstanbul'da ilk maçına çıkıyor!
'İstanbul United' İstanbul'da ilk maçına çıkıyor!
5 Nisan'da başlayacak 33. İstanbul Film Festivali'nde iyi belgesellerin adresi NTV Belgesel Kuşağı. Bu bölümde Gezi'deki taraftar dayanışmasını anlatan 'İstanbul United'dan Oscar'lı 'Yıldız Olmaya Ramak Kala'ya Türk dizilerinin sırrını çözmeye çalışan 'Kısmet'ten Venedik'te Altın Aslan'ı kazanan ilk belgesel olarak tarihe geçen 'Çevreyolu'na yılın dikkat çeken 18 belgesel yer alıyor.

Return to Homs / Humus’a Dönüş
7 Nisan Pazartesi, 19.00, Beyoğlu/ 9 Nisan Çarşamba, 13.30, Beyoğlu/ 10 Nisan Perşembe, 11.00, Atlas
Dünyanın en saygın belgesel film festivallerinden IDFA’nın bu yıl açılış filmi olan ve Sundance Film Festivali’nde Dünya Sineması–Belgesel dalında Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan Humus’a Dönüş, Suriye’nin Humus şehrinden devrimci gençlerin bir portresi. Yönetmen Talal Derki üç yıl boyunca biri milli takım golcüsü, diğeri kameraman iki yakın arkadaşı pasif direnişten silahlı mücadeleye doğru takip ediyor. İki yıl önce festivale konuk olan, “Devrimin Filmini Çekmek” bölümüyle aynı isimli panelde de konuşmacı olan Suriyeli belgeselci, yapımcı ve festivalci Orwa Nyrabia da filmin yapımcılarından biri.
Yönetmen Talal Derki’nin de katılacağı bir panelde Suriye’deki iç savaş ve son durum tartışılacak. Suriye’de Neler Oluyor? paneli 8 Nisan Salı, 14.00, Salon

Sacro GRA / Çevreyolu
10 Nisan Perşembe, 11.00, Beyoğlu/ 12 Nisan Cumartesi, 16.00, Beyoğlu/ 14 Nisan Pazartesi, 11.00, Atlas70. Venedik Film Festivali’nde, 15 yıl aradan sonra İtalya’ya Altın Aslan ödülünü kazandıran, aynı zamanda Altın Aslan’ı kazanan ilk belgesel olarak tarihe geçen Çevreyolu, bölümün öne çıkan belgesellerinden. Bir dönem İstanbul’da da yaşamış olan Gianfranco Rosi’nin yazıp yönettiği film, Roma’yı çevreleyen GRA isimli otoban ve civarındaki hayatı gösteriyor. Italo Calvino’nun Görünmez Kentler adlı romanından esinlenen Rosi, bu film üzerinde iki yıl çalışmış.

Bertolucci on Bertolucci / Bertolucci’den Bertolucci
8 Nisan Salı, 11.00, Beyoğlu/ 10 Nisan Perşembe, 21.30, Beyoğluİtalyan sinemasının efsane yönetmeni Bernardo Bertolucci’nin gözünden sinema sanatını anlatan Bertolucci’den Bertolucci izleyiciyi olağanüstü bir yolculuğa çıkarıyor. Walter Fasano ve Luca Guadagnino’nın iki yıllık bir arşiv taramasının ardından oluşturulan filmde dünyanın dört bir yanından 300 saati aşkın arşiv kaydı bir araya getirildi.

The Armstrong Lie / Amstrong Yalanı
9 Nisan Çarşamba, 11.00, Atlas/ 10 Nisan Perşembe, 16.00, Beyoğlu/ 12 Nisan Cumartesi, 21.30, BeyoğluBAFTA Ödülleri’nde “En İyi Belgesel” dalında yarışan ve 15 filmlik Oscar belgesel ön listesinde yer alan Amstrong Yalanı, kanserle boğuştuktan sonra defalarca şampiyonluk kazanan efsane bisikletçi Lance Armstrong’un doping yüzünden ömür boyu spordan men edilişinin hikâyesini işliyor. Yönetmen Alex Gibney, “Kaybetmenin fikrine bile katlanamıyorum; benim için kaybetmek ölüm demek” diyen ünlü sporcu Armstrong’u 2008’den 2011’e kadar gözlemleyerek onun benzersiz yükselişi ve düşüşünü anlatıyor. İlk uluslararası gösterimlerini Venedik ve Toronto film festivallerinde yapan filmin yönetmeni Alex Gibney’nin bir önceki belgeseli Madonna Ağlıyor 32. İstanbul Film Festivali’nde izleyicilerle buluşmuştu.

Salinger
9 Nisan Çarşamba, 19.00, Beyoğlu/ 12 Nisan Cumartesi, 13.30, Beyoğlu/ 13 Nisan Pazar, 11.00, Beyoğlu
2010’da ölen yazar J.D. Salinger’ın ortadan kayboluşuyla ilgili araştırma yapan Salinger gerilim tarzında kurgulanmış bir belgesel. Gönülçelen adlı romanı bugün bile Amerika’nın II. Dünya Savaşı sonrası dönemine dair en benzersiz belgelerden kabul edilen yazar; son öyküsünü 1965 yılında yayımladıktan sonra ortadan kaybolur ve sayısız araştırma yapılmasına rağmen neden böyle yaptığı hiç belirlenemez. Belgesel, Shane Salerno’nun yönetmenliğinde, yazarın arkadaşları ve meslektaşları dahil 150 kişiyle yapılan röportajlarla bu esrar perdesini aralamaya çalışıyor. Filmin oyuncuları arasında Martin Sheen, Philip Seymour Hoffman, John Cusack ve Edward Norton gibi yıldızları da görmek mümkün…

Seduced and Abandoned / Baştan Çıkarılmış ve Terkedilmiş
10 Nisan Perşembe, 19.00, Beyoğlu/11 Nisan Cuma, 11.00, Beyoğlu
James Toback’in Baştan Çıkarılmış ve Terkedilmiş belgeseli sinema sektörünün içinden bir derdi, yani çoğu zaman acılı olan yapımcı arayışını, son derece eğlenceli bir gözle anlatıyor. Alec Baldwin’in sözleriyle “film işi bulup görebileceğiniz en fena âşık sayılır: üst üste hem baştan çıkarılır hem terk edilirsiniz.” Filmde yönetmen James Toback ve oyuncu Alec Baldwin, ortak projeleri olan bir siyasal erotik gerilim filmine yapımcı bulmak üzere Cannes Film Festivali’ne gelirler. Film, bu proje uğruna ikilinin stüdyo sahiplerinden milyarderlere, yapımcılardan dağıtımcılara kimlerle nasıl görüşmeler yaptığını adım adım izliyor. Filmde Berenice Bejo, Bernardo Bertolucci, James Caan, Neve Campbell, Jessica Chastain, Diablo Cody, Francis Ford Coppola, Ryan Gosling gibi onlarca ünlü kısa süre de olsa kameranın önüne geçiyor. Filmin ilk gösterimi geçen yıl Cannes Film Festivali’nde yapıldı.

20 Feet from Stardom / Yıldız Olmaya Ramak Kala
8 Nisan Salı, 19.00, Beyoğlu/ 9 Nisan Çarşamba, 19.00, Nişantaşı City’s/ 11 Nisan Cuma, 13.30, Beyoğlu
En İyi Belgesel Oscar’ı kazanan Yıldız Olmaya Ramak Kala, yönetmen Morgan Neville’in “vokalistlere aşk mektubu” olarak tanımlanıyor. Hem göze hem de kulağa hitap eden bu belgesel çoğu zaman adı unutulan müzik emektarlarına bir saygı duruşu. Filmin oyuncu kadrosunda David Bowie, Ray Charles, Mick Jagger, Sting ve Lou Adler gibi isimler bulunuyor.

Master of the Universe / Evrenin Hâkimi
8 Nisan Salı, 16.00, Beyoğlu/ 11 Nisan Cuma, 21.30, Beyoğlu2014 Sundance Büyük Jüri Ödülü ve Locarno’da Eleştirmenler Haftası’nda Jüri Ödülü’nü kazanan Marc Bauder’in filmi Evrenin Hâkimi, kapitalizmin altın çağı sayılan 1980’lerde yatırım bankacılığı yapan Rainer Voss’un günümüzden milyonlarca dolarla oynadığı o günlere ve dünyayı sarsan finans krizlerine bakışını aktarıyor. Bankacılık, kapitalizm ve para politikalarına dair çarpıcı, büyüleyici ve kan dondurucu bir belgesel.

Pussy Versus Putin / Pussy Putin’e Karşı
7 Nisan Pazartesi, 21.30, Beyoğlu/ 9 Nisan Çarşamba, 16.00, Beyoğlu2012’de “dini hassasiyetleri kullanarak isyan etmek” suçlamasıyla Rusya’da tutuklanan Pussy Riot üyeleri, çalışma kampına gönderildi. Gogol’ün Karıları adlı sinema kolektifi, baskıcı Rus iktidarının bu feminist punk müzik grubuna bu cezayı layık görmesine giden süreci Pussy Putin’e Karşı filmiyle belgeliyor. Filmin yapım ekibi, güvenlik gerekçesiyle isimlerini açıklamıyor. IDFA’da En İyi Orta Metraj Belgesel Ödülü’nü kazanan film, Pussy Riot’ın eylemlerini gözlemlerken Rusya’da halkın durumunu da gözler önüne seriyor.

Kısmet
13 Nisan Pazar, 13.30, Beyoğlu/ 15 Nisan Salı, 21.30, Atlas 2/ 16 Nisan Çarşamba, 21.30, Beyoğlu
Kıbrıslı Rum yönetmen ve gazeteci Nina Maria Paschalidou’nun ikinci filmi olan Kısmet, farklı etnik ve dini kökenlerden birçok kadını ekrana kilitleyen Türkiye yapımı pembe dizilerin sırrını çözmeye çalışıyor. Balkanlar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika coğrafyalarındaki ününü her geçen gün arttıran ve çokça konuşulan Gümüş, Fatmagül’ün Suçu Ne?, Muhteşem Yüzyıl gibi pembe diziler, bu coğrafyalardaki kadınların sosyal ve dini yaşamlarını etkileyerek aynı kadınların toplumdaki rollerini ve kendilerini sorgulamalarını da sağlıyor. Belgeseli için Türkiye, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan ve Yunanistan’da çekim yapan Nina Maria Paschalidou, Meryem Uzerli, Songül Öden ve Beren Saat başta olmak üzere birçok ünlü oyuncu, yapımcı, senarist ve izleyiciyle görüşmeler yapmış. Yönetmen Nina Maria Paschalidou’nun da konuk olarak geleceği festivalde filmle ilgili bir de panel düzenlenecek.
Kısmet: Türk Dizilerinin Kadınlar Üzerindeki Etkisi Paneli: 16 Nisan Çarşamba, 15.00, Akbank Sanat

Trespassing Bergman / Bergman’ın Evinde 10 Nisan Perşembe, 13.30, Beyoğlu/ 13 Nisan Pazar, 16.00, BeyoğluGünümüzün usta oyuncu ve yönetmenleri Ingmar Bergman’ın evinde Bergman filmlerini anlatıyorlar. Bergman’ın Evinde filminde Woddy Allen, Robert De Niro, Lars von Trier, Holly Hunter, Martin Scorsese, Claire Denis, Michael Haneke, Francis Ford Coppola ve daha fazlasının gözünden İsveçli usta yönetmen Bergman’ın hayatını ve filmlerini, filmlerinden daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış kamera arkası görüntüleriyle birlikte izliyoruz. Filmin yönetmen koltuğunda ise Jane Magnusson ile Hynek Pallas oturuyor..

Concerning Violence / Şiddete Dair
7 Nisan Pazartesi, 11.00, Beyoğlu/ 8 Nisan Salı, 21.30, Beyoğlu
Berlin’de Cinema Fairbindet Yaratıcılık Ödülü kazanan Şiddete Dair, Afrika’da sömürgeleşmenin ardından özgürleşme sürecinin 1960 ve 1970’lerde nasıl başladığını ve sömürgeleşmenin olumsuz etkilerini gözler önüne seren bir belgesel. Belgeselin kaynağı ise Marksist psikiyatr ve filozof Frantz Fanon’un çığır açan manifestosu Yeryüzünün Lanetlileri. Black Power Mixtape’in yönetmeni Göran Olsson’un Sundance ve Berlin film festivallerinde prömiyerini yapan bu son filminin anlatıcısı Lauryn Hill.

Grazing The Sky / Gökyüzüne Teğet
7 Nisan Pazartesi, 16.00, Beyoğlu/ 9 Nisan Çarşamba, 13.30, Rexx/ 11 Nisan Cuma, 19.00, Beyoğlu
Sirk büyülü bir yerdir. Burada yaşamanın bedeli, demir gibi bir disiplinle yıllar yılı çalışmak. David Palacios’un yönetmenliğinde, görsel olarak insanın aklını başından alan Grazing The Sky / Gökyüzüne Teğet sirkte çalışan akrobatların akıl almaz bedensel mücadelesini mercek altına alırken, türlü sorunlara göğüs geren bu insanların zorlu yaşamlarını gözler önüne seriyor. Yedi yıl sirk sanatlarıyla ilgilenmiş olan yönetmen Horacio Alcalá beş yıl içinde on bir ülkeyi dolaşarak, farklı ülkelerde özel akrobasi okullarında yetişmiş sekiz akrobatın yaşamını filme aktarıyor.

School Of Babel / Babil Okulu
7 Nisan Pazartesi, 13.30, Beyoğlu/ 12 Nisan Cumartesi, 11.00, Beyoğlu
Daha önce Ağaç ve Otar Gittiğinden Beri filmlerinin yönetmen koltuğunda gördüğümüz Julie Bertuccelli bu son filmi Babil Okulu’nda, Paris’in kuzeyindeki bir okula devam eden öğrencileri gözlemliyor. Sınıfta yirmi dört öğrenci var. On bir-on beş yaş arasındaki bu öğrencilerin tamamı farklı bir ülkeden Fransa’ya gelmiş... Yirmi dört değişik ulustan öğrenci: İrlandalı, Senegalli, Brezilyalı, Faslı, Çinli... Bu çocuklar bir yıl boyunca, uyum sınıfında yoğun Fransızca dersi alacak. Bu çokkültürlü ortamda, yeni bir yaşama adım atmakta olan gencecik insanların içindeki masumiyete, coşkuya, duygusal fırtınalara şahit oluyoruz...

İstanbul United
12 Nisan Cumartesi, 13.30, Atlas
Farid Eslam ve Olli Waldhauer’in kitle fonlamasıyla çektikleri ortak projeleri İstanbul United, çoğumuzun ancak haberlerden takip ettiği bir altkültürün içyüzüne benzersiz bir bakış atıyor. İstanbullu üç büyükler (Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş ) arasındaki ezeli rekabet malum. Ne var ki Gezi protestoları sırasında bu üç takım arasında bir ittifak kuruldu ve taraftarlar; çevreciler, aktivistler ve sıradan vatandaşlarla yan yana durdular. Bir süre sonra da bu ittifakın adı kondu: İstanbul United.

The Great Museum / Büyük Müze
9 Nisan Çarşamba, 11.00, Beyoğlu/ 12 Nisan Cumartesi, 19.00, Beyoğlu/ 13 Nisan Pazar, 21.30, BeyoğluBüyük Müze; Viyana Sanat Tarihi Müzesi Kunsthistorisches Museum’un “sahne arkası” üzerine benzersiz bir bakış sunuyor. Film öncelikle müzedeki günlük rutinden kısa kesitler sunsa da, asıl odak noktası müze çalışanları arasında yaşanan mikro-dramalar. Müzenin restorasyon sürecini de inceleyen Büyük Müze aynı zamanda zamansallık ve geçicilik üzerine bir film. Yönetmenlik koltuğunda oturan Johannes Holzhausen, Habsburg Monarşisine dayanan uzun geçmişi ve geleneği, sanat eserlerinin ölümsüzlüğü ile müzenin günlük, sıradan işleri arasında çoğu zaman mizahi bir bağlantı kuruyor.

The Unknown Known / Meçhul Malum
9 Nisan Çarşamba, 21.30, Beyoğlu/ 11 Nisan Cuma, 16.00, Beyoğlu/ 13 Nisan Pazar, 11.00, Atlas
Errol Morris, Venedik’te Altın Aslan için yarışan yeni belgeselinde kamera karşısına Donald Rumsfeld’i oturtuyor. 60’lı yıllarda başlayan siyasi kariyeri boyunca iki ayrı hükümet döneminde (Gerald Ford ve George W. Bush) Savunma Bakanı olarak görev yapan Rumsfeld, yakın dönem Amerikan tarihindeki pek çok önemli gelişmeden şaşırtıcı bir rahatlıkla bahsediyor. Morris’in Robert McNamara ile yaptığı röportajlardan oluşan Oscar’lı 100 Yılın İtirafları’nın izinden giden Meçhul Malum, bazen asap bozucu bazen eğlenceli. Morris’in Rumsfeld’e yönelttiği en vurucu soru ise finalde geliyor.

We Come As Friends / Biz Dostuz
8 Nisan Salı, 13.30, Beyoğlu/ 13 Nisan Pazar, 19.00, Beyoğlu
We Come As Friends / Biz Dostuz Afrika’nin kalbine, savaşın yerle bir ettiği Güney Sudan’a yapılan baş döndürücü, bilimkurgu filmleri anımsatan çağdaş bir yolculuk. Daha önce Darwin’in Kâbusu adlı belgeselde de imzasını gördüğümüz yönetmen Hubert Sauper, bu filmde bizi, teneke ve kumaştan yaptığı iki kişilik bir uçağın kanadında en olmayacak mekânlara, insanların düşüncelerine, hayallerine götürüyor. Hem büyüleyici, hem de insanın yüreğini delip geçen bir yolculuk bu. İşin tuhaf yanı, sömürge dönemi sonrası cehenneme dönmüş bu ülkede nereye baksanız karşınıza Çinli petrol işçileri, BM barış gücü, Sudanlı köy ağaları ve Amerikalı evangelist misyonerler çıkıyor.