'İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı...'

İsmet Sıral Yaratıcı Müzik Atölyesi Sirkeci üstgeçidinde konser verdi. Müzisyenler, İstanbul'un çeşitli yerlerine yerleştirilmiş mikrofonlardan gelen 'kent sesleri'ni kendi müzikleriyle birleştirerek doğaçlama bir müzik dinletisi sundu. Orkestra şefliğini Ömer Faruk Tekbilek 'in üstlendiği konserde, Nambiya, Hindistan, Yeni Zelanda ve Amerika Birleşik Devletleri gibi farklı ülkelerden gelen müzisyenler de yer aldı.

 

Adobe Flash Player YükleAdobe Flash Player Yükle





İSTANBUL - İsmet Sıral Yaratıcı Müzik Atölyesi (ISCMS), Sirkeci üst geçidinde bir konser verdi. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen konsere, yerli ve yabancı 27 sanatçı katıldı. Yaklaşık 1.5 saat süren konsere, yoldan geçen vatandaşlar da büyük ilgi gösterdi.

ISCMS Direktörü Dost Kip, 'İstanbul’u Çalıyoruz' projesiyle müziğin ve şehrin sesini birleştirdiklerini söyledi. Kip, sanatçıların karadan ve denizden yükselen şehir seslerini kendi müzikleriyle birleştirerek doğaçlama müzik dinletisi sunduklarını kaydetti.

Müzik atölyesi olarak tür ve tarz ayrımı yapmadıklarını ifade eden Kip, şehrin sesini müziklerine yansıtabilmek için üst geçit çevresindeki pek çok noktaya mikrofon koyduklarını, bu mikrofonlardan gelen sesleri bilgisayarda işleyerek müziğe aktardıklarını bildirdi.

Orkestra şefliğini Ömer Faruk Tekbilek’in üstlendiği konserde, Nambiya, Hindistan, Yeni Zelanda ve Amerika Birleşik Devletleri gibi farklı ülkelerden gelen müzisyenler de yer aldı.


İsmet Sıral kimdir?
18 Ocak 1927'de Fatih'te doğan İsmet Sıral, ilköğrenimini yine bu semtte, Fatih Akşemseddin İlkokulu'nda tamamladı. Ankara'da sürdürdüğü ortaöğrenimini 1944 yılında yarım bırakarak Riyaset-i Cumhur Bandosu'nun saksofoncularından İlhami Hayri Bey'den dersler almaya başladı. 1946-49 yılları arasında yaptığı askerliği süresince Harbiye Orduevi Orkestrası'nda piyanist Nihat Divitçioğlu, davulcu Yusuf Özemel, akordeoncu Ziya Sökmen gibi isimler eşliğinde saksofon ve flüt çaldı. Bu yıllardan başlayarak Cüneyt Sermet, Şadan Çaylıgil, Müfit Kiper, Arto Haçaturyan, Faruk Akel, Celal İnce, Hırant Lüsikyan, Muvaffak "Maffy" Falay gibi dönemin değerli pek çok genç müzisyeniyle tanıştı ve onlarla birlikte amatör ve profesyonel orkestra çalışmalarına katıldı.
1953 yılında Cüneyt Sermet'le birlikte kurduğu ve şefliğini yaptığı sextet, Türkiye'nin gerçek anlamdaki ilk yerli caz orkestrasıydı (Elbette yıllar öncesinden başlayarak Ermeni ve Yahudi vatandaşların ağırlıkta olduğu çeşitli orkestralar kurulmuş, ancak bunların çoğu repertuvarlarını cazdan çok, dönemin dans müziklerine dayandırmışlardı).

Radyo konserleri de veren ve eleştirmenler tarafından hayli beğeni toplayan bu tarihi orkestra (İsmet Sıral: Tenor-saksofon / Cüneyt Sermet: Kontrbas / Nejat Cendeli: Piyano / Zekai Apaydın: Trompet / Celal Bozsoy: Alto-saksofon / Yalçın Oral: Davul), ne yazık ki bir yıldan kısa bir sürede dağılacak, ancak İsmet Sıral zaman yitirmeden bu kez dönemin en kalabalık ve yankı uyandıran caz orkestrasını kuracaktı.

1954'te kurulan 9 kişilik bu orkestrada Sıral, Cendeli ve Bozsoy'un yanı sıra Hırant Lüsikyan (alto-saksofon), Müfit Kiper (trompet), Aydemir Mete (kontrbas), Vasfi Uçaroğlu (davul), Nevzat Yalaz (tenor-saksofon) ve Nuran Kurdik (trombon) bulunuyordu (Daha sonra Kurdik'in yerini Nezih Ardıvar, Mete'nin yerini ise kontrbasta Selçuk Sun alacaktı). Çalışmalarını Cüneyt Sermet'in gözetiminde sürdüren, kimi zaman genç Arif Mardin'in beste ve aranjmanlarını çalan, Sevinç Tevs ve Hasan Kocamaz'ın (ağız mızıkası) katıldığı coşkulu konserler veren, Taksim Belediye Gazinosu gibi dönemin gözde mekanlarında sahne alan ve İstanbul Radyosu'nun gediklisi haline gelen bu orkestra, Türk caz tarihine damgasını vuran kilometre taşlarından biriydi kuşkusuz.
1956 yılında bu orkestranın dağılmasının ardından Muvaffak "Maffy" Falay'la bir yıl kadar Fransa ve Almanya'da çalan, yurda döndükten sonra Şerif Yüzbaşıoğlu (piyano), Salim Ağırbaş (davul) gibi isimlerle yeni gruplar kuran İsmet Sıral, 1961 yılında farklı bir ekiple Hilton'da çalışmaya başladı. Altyapısı Günnur Perin (kontrbas), Ayhan Yunkuş (piyano) ve Turhan Eteke'den (davul) oluşan ve solistliğini Hayati Kafe'nin yaptığı bu orkestra, yedi yıllık bir başarı öyküsünün kapısını aralayacaktı.
İsmet Sıral 18 Ocak 1962'de Oya Nayman'la evlendi. Hilton'dayken aldığı bir teklifi değerlendiren Sıral, kadrosunu Ayten Alpman'la güçlendirerek 1962 yazında orkestrasıyla İsveç'e gitti.

İsveç'teyken eşinden ayrılarak 7 aylık çiçeği burnunda evliliğine son verdi. Türkiye'den gelen ilk dans müziği ve caz orkestrası olarak bu ülkede büyük sükse yapan İsmet Sıral ve arkadaşları, 1962-64 ve 1965-66 yılları arasında kuzey ülkesinde başarılarla dolu iki uzun serüven yaşadılar. (Önce Hayati Kafe'nin yerine Metin Ersoy, ikinci İsveç seferinde ise Özdemir Erdoğan ve Lamia, orkestraya katılan yeni isimler oldu.)

1968'de yedi yıllık birlikteliği sona eren bu orkestranın ardından, Sıral 1969-73 yılları arasında, içlerinde şarkıcı Ali Kayral ve davulcu Burhan Tonguç'un da bulunduğu güçlü gruplar kurarak çeşitli mekanlarda çalmayı sürdürdü. 1973 yazında Marmaris Altınışık Otel'de Ali Kayral'ın solistliğinde sahne alan ekip, İsmet Sıral'ın kurduğu ve şefliğini yaptığı son orkestra olacaktı.

Sıral, 1970'lerin başında Marmaris, Turunç'tan bakir bir arazi satın alarak uzun süredir hayalini kurduğu uluslararası müzik okulu projesi için ilk somut adımı atmıştı.

Ömrünün geri kalanında bir yandan bu projeyi gerçekleştirmek için çabalayacak, diğer yandan da müzik ufkunu genişleten deneysel arayışlara yönelecekti.

Yakın arkadaşı Aka Gündüz Kutbay'dan ney dersleri alan, Anadolu'nun ses ve ritm zenginliğini caz birikimiyle harmanlamaya odaklanan, İçmeler ve İstanbul'da farklı müzikal altyapılardan sayısız genç müzisyenle özel çalışmalar yapan Sıral, birleştirici gücü ve ufuk açıcı yaklaşımıyla köylü çocuklardan cazcı gençlere, Orhan Gencebay ve saz arkadaşlarından Erkin Koray ve Moğollar'a dek, ona 'takılan' herkesin "İsmet Baba"sı olmuştu artık. Sayısız ritm ustası yetiştiren "dava arkadaşı" Burhan Tonguç'la birlikte, popülariteden uzak, müziğin derinlerine kök salmış iki 'underground' karargahtı onlar.

1978 yılında "hava değişikliği" için gittiği New York'ta eski dostu Don Cherry'le karşılaştı. Onunla Maffy aracılığıyla İsveç'te tanışmış, sonrasında Cherry defalarca İstanbul'a Sıral'ı ziyarete gelmişti. Don Cherry, birikimini çok iyi bildiği İsmet Sıral'ı hemen Woodstock'a, Creative Music Studio'ya götürdü. Verdiği workshop'larla kısa süre içinde bu sıradışı okulun en sevilen ve sayılan hocalarından biri olan İsmet Sıral, yalnızca öğrencilerin değil, aralarında Karl Berger, Ingrid Sertso, Lee Konitz, Nana Vasconcelos, Ed Blackwell, Trilok Gurtu, Mike Richmond, Marilyn Crispell, Steve Gorn gibi isimlerin bulunduğu pek çok müzik ustasının da zihninde derin izler bırakarak, onlarla aksak Türk ritmlerini, makamlardaki derinliği paylaştığı sayısız konser ve jam-session'un başrolünde yer aldı. Bugün hala onu büyük bir sevgi ve saygıyla anan Karl Berger, tekrar yapılandırma çalışmalarını sürdürdüğü CMS'in yeni tesislerinden birine İsmet Sıral adını vermeyi planlıyor.

Kendi gibi müzik "erenleriyle" geçirdiği iki harika yılın ardından 1980'de yeniden Türkiye'ye dönen İsmet Sıral, CMS'teki arkadaşlarının da yoğun desteğini almış olarak müzik okulu projesine yeniden dört elle sarıldı. Ancak ne yazık ki aksilikler birbirini kovalayacak, anlaştığı müteahhit firmanın işi ağırdan alması ve sağlığının giderek bozulmasıyla kendini hızlı bir çöküşün içinde bulacaktı.

Sonunda Turunç'taki arazisini elden çıkarmak zorunda kalan İsmet Sıral, 20 yılı aşkın süredir peşinde koştuğu hayali yitirince iyiden iyiye bunalıma sürüklendi ve 8 Ekim 1987 günü İçmeler'deki evinde yaşamına kendi eliyle son vererek aramızdan ayrıldı. (Kaynak: ISCMS internet sitesi)