İstanbul'u ısıtan genç kuzeyliler

Son yıllarda Avrupa'yı kasıp kavuran İsveçli Esbjörn Svensson Trio (EST), 8. Uluslararası
İstanbul Caz Festivali'nin...
Haber: HÜLYA TUNÇAĞ / Arşivi

İSTANBUL - Son yıllarda Avrupa'yı kasıp kavuran İsveçli Esbjörn Svensson Trio (EST), 8. Uluslararası İstanbul Caz Festivali'nin konuğuydu. Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda bir avuç gerçek cazseverin karşısına çıkan üçlü, festivalin en iyi konserlerinden birini gerçekleştirdi. Piyanist Esbjörn Svensson, basçı Dan Berglund ve davulcu Magnus Öström'ün oluşturduğu EST, konserde seslendirdikleri birbirinden güzel ama 'demir leblebi' sayılabilecek özgün kompozisyonlarla (Keit Jarrett parçası dışında) dinleyecilere modern caz trio dersi verdi. EST ile konser sonrası görüştük.
Neden trio müziği?
Esbjörn Svensson: Ben kendi adıma konuşursam, çok erken trio çalışmaya başladığım için diyebilirim. 15-16 yaşlarında trio içinde yer almaya başladım.
Yanılmıyorsam her zaman birlikteydiniz?
Svensson: Evet. Magnus ile ben okul yıllarından beri arkadaşız. Dan ile dokuz yıldır birlikteyiz. Birlikte olmadan önce de her birimiz başka triolarda çaldık. Çok iyi bildiğimiz bir format. Kendimizi daha iyi anlatabiliyoruz.
Klasik caz triolarının dışında rolleri eşit paylaşan ve adeta Bill Evans'ın yarattığı 'Interplay' duygusunu günümüze taşıyan bir tarzınız var...
Magnus Öström: Bu konu çok önemli. Bizim triomuzda her birey çok çok önemli. Hepimiz olabildiğince geniş yaratma alanına sahibiz. Müziğimizi değiştirme olanağını bulabiliyoruz. O nedenle trio formatı çok seviyoruz.
Cazın dışında müzik dinliyor musunuz?
Dan Berglund: Ben aslında rock müziğini severim. Eski rock topluluklarını hâlâ dinliyorum. Örneğin Deep Purple.
Klasik rock'tan başka günümüzde izlediğiniz, takip ettiğiniz akımlar var mı?
Berglund: Evet var. Pop müzik. Ama ticari olanı değil. Radiohead ve Björk favorim.
Peki, dünya müziğine nasıl bakıyorsunuz?
Sversson: Çok iyi solistler var. Örneğin Nusret Fatih Ali Han.
Berglund: Bir de 'Ölüm Yolunda' (Dead Man Walking) filmindeki müzikler ilginç. Biz filmden 'Face of Love' parçasını çalıyoruz.
Ana temayı da Pearl Jam'in solisti Eddie Vedder söylüyor.
Berglund: Evet ben o parçayı da çok seviyorum.
Söz sinemaya gelmişken bir denemeniz olmuştu. Başka film müziği yazmayı düşünmüyor musunuz?
Svensson: Evet, bir İsveç filmiydi. Ama çok çalışmak gerekiyordu. Bitirebilmek için hayli zorlandım. Ama kullanmadılar. Bütün emeğim boşa gitmişti. Depresyona girdim. Benim için çalacağımız müziği yazmak daha önemli. Uğraşmaya değiyor.
Bence sinemada müzik çok önemli. İyi bir müzik, filme daha derin anlamlar katabiliyor. Hele caz müziği olursa...
Svensson: Evet, doğru bunu çok iyi yapanlar var.
Son yıllarda bu konuda Pat Metheny çok başarılı...
Svensson: Pat Metheny büyük bir müzisyen... Her şeyi iyi yazabilir. Ben kendimi hele film müziği konusunda o denli yeterli görmüyorum açıkçası.
Yeni projeleriniz neler?
Svensson: Aslında trio diye ısrarlı konuştum ama yeni proje bir büyük orkestrayla birlikte.
Berglund: Nordic Big Band projesi... Tim Hagans yönetiyor.
Aranjmanlar da ona ait. Biz de merakla, heyecanla bekliyoruz.
Biliyorsunuz Hagans'ın son projesi Drum'n Bass...
Svenson-Berglund: Evet, biliyorum çok iyi bir albüm, çok
iyi bir müzisyen Tim Hagans.
Svensson: Ayrıca, bir başka değişik projemiz daha var. Senfonik orkestra eşliğinde benim uzun bir bestemi çalacağız. Ama bir yandan trio çalışmalar sürecek.
Turne ve konser programınızın yoğunluğu hayatlarınızı nasıl etkiliyor?
EST: Berbat!
Berglund: Ben eşimden boşanmak üzereyim, Magnus çocuklarını çok özledi. Tabii ben de.
Caz müzisyenlerinin kaderi bu sanırım. Ünlü olmak kolay değil. Aile yaşamıyla sanatını yürütebilen azınlıkta, sanatla aile kavramları çelişiyor bazı durumlarda değil mi?
Svensson: Çok doğru söylüyorsunuz. Bu çelişkiyi hep yaşıyoruz.
Bu yoğun turne programında Amerika da var mı?
Svensson: Evet var. New York ve Boston'da konser vereceğiz. New York'ta Knitting Factory'nin festivalinde çalacağız. Boston'da çalacağımız yer henüz belli değil.
İstanbul Caz Festivali'ndeki konserinize doyamadık, sizi tekrar buraya bekliyoruz.
Svensson: Biz de İstanbul'a doyamadık.
İstanbul'a tekrar gelmeyi hepimiz çok istiyoruz.