İşte tarihte yazılan ilk müşteri hizmetleri şikayeti: Beni hor gördün!

İşte tarihte yazılan ilk müşteri hizmetleri şikayeti: Beni hor gördün!
İşte tarihte yazılan ilk müşteri hizmetleri şikayeti: Beni hor gördün!
Babil döneminden kalma bir tablet, tarihin ilk 'müşteri hizmetleri şikayeti' olma özelliğini taşıyor. / Ayşe Bursalı

Müşteri şikayetleri görünüşe göre yeni bir şey değil. Fakat satıcılarla günümüzde yaşanan sorunlar, günümüzden 3750 yıl önce Ur şehrinde yaşananların yanında çok da kötü görünmüyor.

Londra ’daki British Museum’daki eserler arasında, Ur şehrinin Babil döneminde yazılmış ilk müşteri hizmeti şikayeti bulunuyor. Şikayet yazısı, kil bir tablet üzerine çivi yazısıyla yaklaşık MÖ 1750 tarihinde yazılmış.

Müzenin tanımında belirtildiğine göre, tabletteki şikayet bakır teslimatında yaşanan sorunlarla ilgili. Müşteri Nanni’nin, satıcı Ea-nasir’e ısmarladığı bakır cevheri, gecikmeli ve hasarlı olarak, üstelik beklediğinden daha düşük kalitede bir bakır cevheri gönderilmesiyle sonuçlanmış. Nanni bu olaylar sonucunda oldukça sinirlenmişe benziyor.

Aşağıdaki tercüme, Letters from Mesopotamia (Mezopotamya’dan Mektuplar)  kitabında, Asurolog A. Leo Oppenheim tarafından yapılmış:

Ea-nasir’e söyleyin: Nanni müteakip mesajı gönderiyor

Geldiğinde, bana şöyle dedin: “Ben Gimil-Sin’e (o geldiğinde) kaliteli bakkır külçeler vereceğim.” Sonra sen gittin ama bana söz verdiğin şeyi yapmadın. Ulağımın (Sit-Sin) önüne iyi olmayan külçeler koydun ve “Almak istiyorsan bunları al; almak istemiyorsan git buradan!” dedin.

Sen beni ne sanıyorsun da, benim gibi birini bu kadar hor görüyorsun? Ulaklar olarak, içinde benim param bulunan (sana emanet edilmiş) keseyi geri almaları için, bizim gibi nazik beyler gönderdim, ama sen onları bana birkaç kez elleri boş, hem de düşman toprağı içinden geri göndererek beni hor gördün. Telmun’la ticaret yapan tüccarlar arasında bana böyle davranan kimse var mı? Sadece sen ulağımı hor gördün! Sana borcum (?) olan o (önemsiz) 1 mina’lık [mina= ağırlık birimi] gümüş yüzünden, hem de Samas tapınağında saklanan mühürlü tablette yazdığımız miktarın dışında, ben senin adına saraya 1,080 pound bakır vermişken ve umi-abum da aynı şekilde 1,080 pound bakır vermişken, sen böyle konuşmakta bir mahsur görmüyorsun.

Verdiğimiz o bakır karşılığında bana nasıl davrandın? Düşman toprağında benim para kesemi benden alıkoydun; artık (benim paramın) tüm meblağını bana iade etmek sana kaldı.

Şunu anla ki (bundan sonra) senden kaliteli olmayan hiç bir bakırı kabul etmeyeceğim. Ben (bundan sonra) külçeleri, kendi avlumda/şantiyemde tek tek kendim seçerek alacağım ve sana karşı reddetme hakkımı kullanacağım çünkü beni böyle hor gördün.


    ETİKETLER:

    Londra

    ,

    Para

    ,

    gümüş

    ,

    Karşı