'İzmir'i özleyince Selanik'e koşuyorum...'

'İzmir'i özleyince Selanik'e koşuyorum...'
'İzmir'i özleyince Selanik'e koşuyorum...'
Türkçe yorumlanan 'Telli Telli', 'Olmasa Mektubun', 'Maskeli Balo' gibi unutulmaz şarkıların bestecisi Yunan müziğinin divası Haris Alexiou, bu akşam İstanbul Kongre Merkezi'nde sahneye çıkacak. Alexiou, konser öncesi sorularımızı yanıtladı.
Haber: ARZU HAKSUN GÜVENİLİR / Arşivi

RADİKAL- “Telli Telli”, “Olmasa Mektubun”, “Maskeli Balo”... Bu unutulmaz şarkıların bestecisi Haris Alexiou’yu dinlemeyi çok seviyoruz. O da bizi ve ülkemizi... Yunan müziğinin divası Haris Alexiou bu akşam (7 Kasım Cuma) 5. Avea Sıra Dışı Müzik Konserleri kapsamında İstanbul Kongre Merkezi’nde sahneye çıkıyor... Konser öncesi heyecanını ve Türkiye tutkusunu anlattı..

Türkiye ve kültürümüzün sizde yeri ayrı... Bu hislerinizi paylaşır mısınız?
Yıllardır Türkiye’ye gidip geliyorum. Her gelişimde İstanbul’un daha da büyüdüğünü görüyorum. Ama arkadaşlarım hep aynı kalıyor, ben hep onlarla birlikteyim. Eskiden sadece Avrupa tarafında kalıyordum, artık Asya tarafına da geçmeye başladım. O yakayı da keşfediyorum. Ama benim için bir İstanbul resmi var. Ben hep o resmin içinde kalmak istiyorum. Dünyanın en büyük şehirlerinden biri ve çok kültürlü bir merkez. Bu İstanbul’u çok ilginç kılıyor ve ben sadece onun bu kültürel tarafıyla ilgileniyorum. En son nisan ayında bir konser vermeye gelmiştim İstanbul’a. İstanbul benim için dünyanın en güzel şehri. İlkin onun egzotik dış görünümünü (fizyonomisini) görmek istedim. Daha sonra tanıdığım insanlar ve gezdiğim yerler sayesinde kozmopolit yönünü, teknolojik gelişmesini ve genel anlamda çağdaş yüzünü keşfettim. Bana göre İstanbul dünyanın en güzel şehri. Burası güzellik, tarih, kültürler ve kültürel faaliyetlerin karışımı ve geçidi, genç neslin canlılığı, Boğazın hareketliliği, pek çok aydın insanın varlığı…İstanbul işte. Dünyayla birlikte Türkiye de değişiyor. Dünyayla daha entegre bir Türkiye var artık. Türkiye insanı ise hep aynı; canlı, dinamik, dışa dönük, yardımsever, sıcak kanlı.

Anadolu ruhu var içinizde... Bu, müziğiniz ve yazdığınız şarkı sözlerine nasıl etki ediyor?
Ben duygularımın müziğini yapıyorum. Bu, kimi zaman başkasında gördüğüm bir duygunun ben de hissettirdikleri oluyor. Aşk şarkıları da duygularımıza en çok hitap eden şarkılardır. Aşk insanları birleştirir, yeniden doğurur ve yükseltir, onları daha iyi, daha güçlü, daha cömert insan yapar ve hayatları için mücadele etmelerini sağlar. Ben sadece şarkı değil, aşkı söylüyorum yaşadığımız ve özlediğimiz. Her şarkımı yaşıyorum, her hikayenin içindeki role bürünüyorum, başka türlü yapamam.

Çocukluğunuzdaki İzmir hakkında anlatılan hikayeler ve bugünkü modern İzmir... Neler hissettiriyor size?
Kendimi Yunanlı olarak hissediyorum ama Büyükbabam Yannis Sarris ve büyükannem Katina Kostancıoğlu bu topraklarda doğdu. Küçükken kulaklarıma çalınan doğdukları İzmir'in şarkılarıydı. Onların çocukları olarak bugün hala 'Biz İzmirliyiz' diyoruz ve bundan gurur duyuyoruz. Sanırım İzmir’e dair değişmeyen en büyük özelliği Kordon. İzmir’e gelip Kordon’u gördüğümde bize anlatılan hikayeleri yeniden yaşıyorum. Bizim Selanik’le İzmir birbirine çok benzer. Canım İzmir çekti mi Selanik’e koşuyorum mesela.

Yunan popüler müziğinden farklı melodileriniz var şarkılarınızda...
Müzikte daha çok neyi nasıl söylediğiniz önemlidir. Ben nasılım, diğerleri nasıl hiç bakmıyorum. İnsan temel olarak bu dünyada hayatı için mücadele eder. Mutluluklar, beklentiler, kayıplar, gelişim sürecinizi tamamlayan, hayatta karşılaştığınız bir sınavdır adeta. İşte bu silsilenin müziğe dönüştüğü bir yolculuğu dinliyorsunuz siz. Bir duygu yolculuğu. İnsanlar bu duygunun peşinden gidiyor. Aslında biz şarkıları da verdiği bu duygular için seviyoruz. İnsanlar da onlara yaşattığı o hisler için seviyor müziği. Bunun için duyguları aktarabilmek, yani nasıl söylediğiniz çok önemlidir. Ben de bazen Sezen Aksu’nun şarkılarını dinliyorum. Her söylediğini anlamıyorum ama bazen bir tambur oluyor, bazen de bir klarnet. O müzik duygularımı harekete geçiriyor. Ben de anlamıyorum ne dediklerini, ama kendimi bu şarkılara bırakıyorum. 

Hem beste hem de şarkı sözlerinizde melankoli yoğunluğu mu var?
Şarkılarımın genelde melankolik olduğunu söylüyorlar. En coşkulusunda bile biraz hüzün var. Hüzünlü şarkıların bizi daha iyi ifade ettiğini düşünüyorum. Hüzünlü parçalarla yaşadığınız sıkıntıları daha kolay atıveriyorsunuz. Bir de ben çok duygusal bir insanım. Duygularımızın dorukta olduğu anların sevgiyle dolu anlar olduğuna inanıyorum. Hep kaybettiğimiz şeyleri özlüyoruz. Kaybettiklerimiz, bize acı veriyor. Onlar için şarkı söylüyoruz. Aslında hayatımız boyunca hep bir melankoli yaşıyoruz. İnsanların içindeki gizli duyguları ortaya çıkarıyorum. Anlatmaktan korktukları duygularını buluyorlar müziğimde. Sahneye çıktığım zaman beni dinleyenlerle ruhumu paylaşıyorum. Müziğimi ve sözleri ancak ruhumun huzurlu anlarında yazabiliyorum. Hep anılarıma dönüyorum. Geçmişte yolculuğa çıkıyorum. Biraz mutlu, biraz hüzünlü, çoğu zaman da sevgi dolu anlar bunlar. O anları yeniden yaşıyorum.’ 

Şarkılarınız bir çok Türk müzisyen tarafından yorumlandı. Bunlardan en beğendiğiniz? Hepsini seviyorum ancak “Olmasa Mektubun” şarkısına bir zaafım var.

Peki konserde neler dinleyeceğiz?
Yeni albümünden şarkılar ve Türk seyircisinin en sevdiği parçalar... Daha fazla detay verip konser sürprizini bozmak istemiyorum.