Kader kimin patisinde?

Tek filmlik bir haftada seçim yapmak diye bir sorunumuz olmuyor. Ama bunun kendisi bir sorun.
Haber: SEVİN OKYAY / Arşivi

Tek filmlik bir haftada seçim yapmak diye bir sorunumuz olmuyor. Ama bunun kendisi bir sorun. Her filmi görmek zorunda olsak bile insan öncelik lüksünden yoksun kalmak istemiyor. Bu haftaki mecburcu filmimiz, filme adını veren iki türün dünyaya hâkim olma savaşını anlatan Lawrence Guterman'ın
'Kediler ve Köpekler' i (Cats and Dogs).
Guterman'ın filmi, küçük bir domuzcuğu herkese sevdiren 'Bebe'in ve yakında ikincisini izleyeceğimiz 'Dr. Dolittle'ın esprisini sürdürüyor. Zaten aile filmlerinin başarılı olduğu bu yaz sezonunda, 'Dr. Doolittle'ların ikincisi de gösterime girmişti (fragmanlarından anlaşıldığı kadarıyla, yakında buraya da gelecek).
Beklenileni veriyor
Tek yeni filmimiz 'Kediler ve Köpekler', seyircilerine bekledikleri her şeyi veriyor. Esas hedef kitlesi olan çocukları sıkmayacak kadar kısa (hoş, büyüklerin de genelde sıkıntılı olduğu söylenebilir), eğlenceli, gerçek hayvanları kuklalar ve bilgisayar efektleriyle ustaca desteklemiş. Hatta efektleri hayvanlarla destekledikleri bile söylenebilir.
Hayvan, kukla ve efektin dikiş yerleri öyle belirsizdi ki, filmin arasında, büyüklü-küçüklü herkes neyin efekt olup neyin olmadığını tartışıyordu. 'Kuyruklarını sallamaları kesinlikle efektti', 'kedinin köpeği kovaladığı sahnede çok efekt vardı', vs. Ne var ki Lou'nun sevimliliği olmasa o efektlere de aldırmayabilirdik.
'Kediler ve Köpekler'in sıradan bir Bond hikâyesi var. Hatırlarsanız, bir Bond filmi kötü adamı olan Blofeld de hep kucağında bir kediyle otururdu. Burada da 'kötü adam'lar kediler, elbette. Köpeklerin üstlendiği
'insanın en sadık dostu' rolü ise zedelenmiyor. Gerçi alt tür olduğu anlaşılan insanlar geri planda kalıyor ama, işin merkezinde de onlar var. Yani, insanlardaki her tür köpek alerjisini silecek bir aşı bulmaya çalışan Profesör Brody (Jeff Goldblum/Ayhan Kahya seslendiriyorlar). Karısı (Elizabeth Perkins/Özden Ayyıldız) ve oğlu Scott'la (Alexander Pollock/Sarp Bozkurt) aynı evde yaşadığı halde, ikisinden de sanki uzayda yaşarmışcasına uzak.
Kapısı kilitli laboratuvarından olmadık anlarda olmadık kılıklarla fırlıyor, ailesiyle bir türlü ilişki kuramıyor. Bu arada Brody'lerin köpeği kaybolmuş durumda. Anne Carolyn oğluna onun yerine şirin bir yavru alıyor, adını Lou koyuyorlar.
Macerasever yavru Lou
Lou macerasever bir yavru, yeni evine de bir komployu bozarak gelmiş. O bilmese bile biz, kedilerle köpeklerin yüksek teknolojiyle desteklenen bir savaş içinde olduğunun farkındayız. Brody'lerin eski köpeği de kedi çetesi tarafından kaçırılmış. Köpekler, eski Mısır'da insanları kedi mezaliminden kurtardıklarından beri, onların en yakın dostu olmuş.
Mr. Tinkles'ın şahsında temsil edilen kediler ise, dünyanın hâkimiyetinin peşinde. Bunun için de Prof. Brody'nin aşısının formülünü çalıp tersine çevirmeyi düşünüyorlar. Bütün insanlar köpeklere alerji duyacak, onları kovacaklar, tek yardımcısından yoksun kalan insan da kedi hâkimiyetine boyun eğecek.
Özgün filmde esas hayvanları Tobey Maguire (Lou), Sean P. Hayes (Mr. Tinkles), Alec Baldwin (Butch), Susan Sarandon (Ivy) seslendirmişti. Dublajında ise aynı karakterler (sırasıyla) Volkan Severcan, Ali Poyrazoğlu, Mümtaz Sevinç ve Hülya Avşar'ın sesleriyle konuşuyor.
Aslında özgün seslendirmeyi de merak ettik (özgün film gösteren sinema bulmak zor, belki de imkânsız) ama çok iyi bir dublajdı, özellikle Ali Poyrazoğlu'nun melun Mr. Tinkles'ı harikaydı.
Bir aksiyon filmi kadar hareketli olan
'Kediler ve Köpekler' size sunduğundan fazlasını vaat etmiyor. Ninja kedilerle Rus casusu kedi kadar iyi dövüşenini insan filmlerinde bile çok zor bulursunuz. Eğer melun kedilere itirazınız yoksa, önünüzde eğlenceli bir 1.5 saat var demektir.