Kan gölünde altı saat

Kan gölünde altı saat
Kan gölünde altı saat
'Dağ'ın yönetmeni Alper Çağlar, yeni filmi 'Panzehir'le sinemasal bir harman denemesine girişiyor ve hikâyeleme olarak değilse de teknik anlamda iyi bir iş çıkarıyor.
Haber: MURAT ÖZER - cinemozer@gmail.com / Arşivi

PANZEHİR **
Yönetmen: Alper Çağlar
Oyuncular: Emin Boztepe, Cüneyt Arkın, Tolga Akdoğan, Christina Gottschalk, Emir Benderlioğlu, Edoardo Costa, Florence Eugene
Süre: 123 dk.

Alper Çağlar’ın ‘Büşra’yla başlayıp ‘Dağ’la devam eden yönetmenlik kariyeri, şimdi de ‘Panzehir’i çıkarıyor karşımıza. İlk iki filminde ‘toplumsal meseleler’ üzerinde durmayı deneyen, özellikle ikincisinde militarist bir söylemin peşine takılarak ‘bölünmüşlüğü’ tetikleyen sinemacı, işin teknik kısmındaysa Türkiye standartlarının üzerine çıkmayı başarmıştı. ‘Panzehir’deyse memleket meselelerinin yerini bir tür ‘sinemasal harman’ alıyor, yönetmenin iyi olduğu teknik yanın iyice öne çıktığı.
Altı saat içinde kendisine verilen görevleri yerine getiremezse ölecek olan bir tetikçinin, yanındaki ‘kader arkadaşı’ polisle birlikte yaşadığı bir gecelik ‘kan gölü’ serüvene odaklanıyor filmin hikâyesi. Efsaneleşmiş tetikçinin ‘aşkı uğruna’ emekli olmaya karar vermesiyse bütün bir resmin ilk fırça darbelerini oluşturuyor. Geçmişten gelen ‘hayaletler’ de işin intikam boyutunu öne çıkarıyor... Bu hikâye, Luc Besson’un zamana karşı yarışılan aksiyonlarından başlayarak, Uzakdoğu intikam serüvenlerine, oradan spagetti western çalışmalarına ve mafya filmleri trüklerine sırtını dayıyor. Bunlara ‘uyumsuz ikili’ hikâyeleri ve Sam Peckinpah’tan başlayıp bugünlere kadar gelen stilize şiddet filmleri de eklenebilir rahatlıkla. Aslına bakarsanız, malzemeler yerlerine uygun bir şekilde konulduğunda bu harman işleyebilir, bölük pörçük parçalardan ‘yeni bir bütün’ oluşturulabilir, ancak ‘Panzehir’de her şeyin yerli yerine oturduğunu söylemek zor. Teknik kısmın fazlasıyla öne çıktığı film, belki de bu yüzden hikâye anlatma aşamasında tekliyor ve iki başkarakterin yolculuğunu ‘eksik’ bırakıyor. İkilinin adım adım ilerleyen serüvenlerinde karşımıza çıkanlar, bir bütünün parçalarından ziyade, epizodik bir anlatımın uzantıları gibi duruyor. Her çatışma, altyapısı yeterince oluşturulmamış hikâyecikler haline geliyor.
Yine de Alper Çağlar’ın ‘Dağ’dan sonra kendini nerede konumlandıracağının işaretlerini taşıdığını söyleyebiliriz ‘Panzehir’in. Yönetmen, sinemamızın epeydir boş duran bir alanını doldurmayı başarabilir zamanla. Ama bunu hikâye derinliğiyle desteklemesi gerektiği de bir gerçek.