'Kanlı Düğün' ilk kez Kürtçe sahnelendi

'Kanlı Düğün' ilk kez Kürtçe sahnelendi
'Kanlı Düğün' ilk kez Kürtçe sahnelendi
İspanyol Şair ve Oyun Yazarı Federico Garcia Lorca'nın 'Kanlı Düğün' oyunu Kürtçe 'Daweta Xwînî' ismiyle ilk kez Ankara Tiyatro Festivali kapsamında Ankara Devlet Tiyatrosu Şinasi Sahnesi'nde izleyicilerle buluştu. Sahneye Türkçe çevirisi de yansıtılan oyunu, Halkların Demokrasi Partisi (HDP) Genel Başkanı Sebahat Tuncel ve Genel Başkan Yardımcısı Ertuğrul Kürkçü ile Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk de izledi.

İspanyol Şair ve Oyun Yazarı Federico Garcia Lorca’nın ‘Kanlı Düğün’ oyunu Kürtçe ‘Daweta Xwînî’ ismiyle ilk kez Ankara Tiyatro Festivali kapsamında Ankara Devlet Tiyatrosu Şinasi Sahnesi’nde izleyicilerle buluştu. Sahneye Türkçe çevirisi de yansıtılan oyunu, Halkların Demokrasi Partisi (HDP) Genel Başkanı Sebahat Tuncel ve Genel Başkan Yardımcısı Ertuğrul Kürkçü ile Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk de izledi.

Yönetmenliğini Ferhat Keskin’in, koreografisini Serhat Kural’ın yaptığı oyun, küllenmiş bir kan davasının, gelinin düğün günü eski sevdiği ile kaçmasından sonra yeniden alevlenmesi ve iki aile arasında bir yıkıma neden oluşunu anlatıyor.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu oyuncularından Özcan Ateş, Rêzan Kaya, Yavuz Akkuzu, Berfin Emektar, Elvan Koçer, M.Emin Yalçınkaya, Leyla Batgi, Gulê Ulusoy, Mehmet Musaoğlu, Ayşe Sır gibi deneyimli oyuncuların Ankara’da ilk kez sahnelediği oyunda, iki dengbêj de canlı performans sergiledi.

Kürt yönetmen Ferhat Keskin’in, Kürt kültüründen öğeler kattığı, ‘dengbêj kilamlarını’ ve geleneksel Kürt halk oyunlarıyla zenginleştirdiği oyun, salonun tamamını dolduran izleyicilerden büyük beğeni aldı.

Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk, oyunu ve oyuncuları performansını beğeniyle izleyediğini söyledi. Türk, sahneye konu olan olayların bu toprakların bir gerçeği olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Bu topraklarda birçok tarihi olay gerçekleşti. Bu gerçek Ortadoğu’nun, Kürtlerin ve bu toprakların bir gerçekliğidir. Oyun Kürt kültürüne ve diline uygun bir biçimde oynandı. İstiyoruz ki Kürt kültürü ve sanatı dünya koşullarına göre gelişsin ve Kürtçe eğitim dili olsun. Kürtçe eğitim dili olduğu zaman edebiyat, eğitim, kültür ve diğer birçok alanda gelişmeler kendiliğinden oluşur.”

Türk, Kürt gerçekliği ve Kürt kültürünün tüm dünya tarafından bilinmesini istediklerini belirterek, “Tüm halklar görsün ki Kürtlerin de bir dili var, bir kültüre sahipler ve kendi dillerinde tiyatro yapıyorlar” dedi.

Oyunun ardından oyuncuları tebrik eden HDP İstanbul milletvekili Sebahat Tuncel de daha önce Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin Kürtçe sahnelediği ‘Hamlet’ isimli oyununu izlediğini, Kanlı Düğün (Daweta Xwînî) oyununun ise izlediği ikinci Kürtçe oyun olduğunu söyledi. Tuncel oyunla ilgili şunları ifade etti: “Bence Türkiye ’de halkların bir arada yaşaması, bir birbirini anlaması ve birbirinin kültürüne temas etmesi açısından çok önemli bir konu. Gerçi daha çok Kürtler gelmişti ama aslında Türklerin de gelmesi oyunu izlemesi gerekirdi. Oyunda alt yazı da vardı ve halkların birbirine temas etmesi açısından izlenmesi önemli.”

Oyunda eski sevgilisini düğün gecesi kaçıran Leonardo karakterini oynayan Özcan Ateş ise 2000’li yıllara kadar Türkçe oyunlar oynadığını ama hayallerinde hep anadili olan Kürtçe tiyatro oynamak olduğunu dile getirdi.

İlk kez 2003’te Murathan Mungan’ın ‘Taziye’ isimli oyununu oynadıklarını hatırlatan Ateş, “2008’den itibaren de karar aldık ve hep Kürtçe oyunlar sergiliyoruz. Kürtçe oynarken karaktere daha iyi ruh katabiliyoruz ve daha rahat bir oyun sergiliyoruz. Sadece Kürtçe değil, Zazaca da oyunlarımız var. Önümüzdeki günlerde premieri olacak bir çocuk oyunumuz var” dedi.

Çözüm sürecinin Kürtçe tiyatro üzerinde olumlu bir etki yaptığını ifade eden Ateş, şunları söyledi: “Süreç geçen yıldan itibaren sürüyor. Geçen yıl ‘Hamlet’ oyununu oynamaya geldiğimizde büyük bir kalabalık ve coşku vardı, onun farklılığını hissedebiliyordunuz. Bu yıl da tabi ki bazı farklılıklar var ve bu farklılıklar sayesinde kültür, sanat ve edebiyat alanında rahat bir ortam oluşuyor, insanlar birbirlerini daha rahat anlayabiliyorlar. Burada da gördüğünüz gibi salon tıklım tıklımdı.”

Leonardo’nun eşini oynayan Elvan Koçer ise oyundaki karakterin aslında Kürt kadını ile benzeşen yanlarının olduğunu dile getirerek, “ Her ne kadar yazar İspanyol ve oyun İspanyolca olsa da bizim kültürümüze ve yaşamımıza yabancı değil yaşananlar” dedi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı Muharrem Cebe de Kanlı Düğün oyunu ile birlikte üçüncü kez Ankara’ya geldiklerini ifade ederek şöyle konuştu: “Geçen yıl ‘Hamlet’ oyunu ile Ankara’ya geldik ve basından dolayı çok fazla tanıtımı olmuştu. Kıyamet gibi kalabalıktı ve izdiham oluşmuştu. Bu yıl da istedik ki insanları biraz hüzünlendirelim. Onları biraz kederlendirip hatta ağlatalım. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Topluluğu yılda Kürtçe 4 büyük oyun sergiliyor. Bu oyun da Lorca’nın oyunu. Tüm dünya yazarlarından Kürtçe oyunlar sergiliyoruz. Bu oyun da bizim acılarımızı, hüzünlerimizi yansıtıyor. Bizlere tercüman oluyor. İstedik ki bu aynada yeniden kendimizi ve acılarımızı görelim.”

Cebe, Ahmed-î Hanî’nin eseri olan Mem û Zîn üzerinde çalıştıklarını ifade ederek şunları dile getirdi: “Bu yıl Kürt klasiklerinden Mem û Zîn üzerinde çalışıyoruz. Metni bitti. Mart ayında mekan içi oyun olarak Diyarbakır’da Cemilpaşa Konağı’nda oynayacağız. Sahnede değil, iç mekanda sergilenecek bir oyun bu. Kürt tiyatrosu tanınsın diye her festivale katılmaya çalışıyoruz” dedi.