@ErkanAktug

Kapanış gecesinin starı Emek'ti

Kapanış gecesinin starı Emek'ti
Kapanış gecesinin starı Emek'ti

Radikal Halk Ödülü?nün genel yayın yönetmeni İsmet Berkan?ın elinden alan Semih Kaplanoğlu, ?Yönetmen olmaya Emek?te izlediğim filmlerden sonra karar verdim. Emek hiçbir zaman yağlı ve kirli olmadı? dedi. fotoğraflar: Muhsin Akgün

29. İstanbul Film Festivali'nin kapanış törenine açılışta olduğu gibi Emek Sineması'yla ilgili protestolar damga vurdu. Sahneye çıkan herkes Emek'in yıkılmamasından yana net tavır koydu. Jüri başkanı Klaus Maria Brandauer 'Gecenin starı Emek' dedi
Haber: ERKAN AKTUĞ / Arşivi

İSTANBUL - Eski görkemli sinemaların İstanbul’daki son kalesi 80 küsür yıllık tarihi Emek Sineması’nı yıkıp, yerinde yükselecek alışveriş merkezinin sekizinci katına bir kopyasını yapmak isteyenler, sinema sektörüne danıştıklarını ve sinemacıların bu kararı desteklediklerini söylüyorlar. Acaba hangi sinemacılara sormuşlar? Zira önceki gece 29. İstanbul Film Festivali’nde sahneye çıkan Türkiye’nin gururu yönetmenlerin hepsi, festival kapsamında Emek Sineması’nda izledikleri filmler sayesinde sinemacı olmaya karar verdiklerini, filmlerinin galalarını Emek’te yapmaktan nasıl haz duyduklarını ve Emek’in yerinden edilmesine karşı duracaklarını anlattılar.
Üstelik festivalin yabancı konukları da onlara destek verdiler. Uluslararası jüri başkanı efsane oyuncu Klaus Maria Brandauer, böyle gecelerde genelde oyuncuların, yönetmenlerin, filmlerin alkışlandığını hatırlatıp ekledi: “Ama bu gecenin starı bir mekan, Emek Sineması. Çünkü hep o alkışlandı.” Brandauer’in bu sözleri salonda uzun süre alkışlandı. 

Resmi yetkililer katılmadı
Önceki gece Lütfi Kırdar’daki 29. İstanbul Film Festivali’nin kapanış töreni, Emek Sineması’nın yıkılmasına karşı görkemli bir protesto törenine dönüştü. Festivalin açılışıyla başlayan ve festival süresince artarak devam eden Emek protestolarının kapanışa da damga vuracağı tahmin ediliyordu. O yüzden “Yağlı ve kirli” ilan ettiği Emek’i yıkma planının altında imzası bulunan  Kültür Bakanı olsun, her fırsatta Beyoğlu ’nun Türk sinemasının kalbi olduğuyla övünen Beyoğlu Belediye Başkanı olsun, bir mimar olarak yıkıma ilk önce karşı çıkması beklenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olsun hiçbir resmi yetkili törene katılmadı.
Sunucu Memet Ali Alabora, geceyi “20 yıldır ilk defa Emek’siz bir festival geçirdik. Emek’in özgün yapısı bozulmadan yenilenmesi sanıyorum buradaki herkesin ve kamuoyunun ortak talebi. Emek bir kültür hazinesidir. İstanbul’un gerçek hazinelerine sahip çıkalım” sözleriyle açtı. Alabora’nın bu sözleri uzun süre alkışlandı. Hemen ardından salonda ön kısmında bulunan seyirciler üzerinde “Emek bizim, İstanbul bizim, YIKTIRMIYORUZ” yazılı bir pankart açtı. Tüm salon pankartta yazanları tekrarlayarak tempo tuttu. Bu sırada balkondan ‘Emek’ bildirileri havaya saçıldı. Salondaki davetliler, protestocuları alkışlarla destekledi.
Ardından İKSV tarafından Emek’li festivallerin görüntülerinden hazırlanan film, barkovizyondan gösterildi. Dev barkovizyonun altında da büyük harflerle “Emek Sineması’nı yaşatalım” yazıyordu.

İşte törenden Emek’le ilgili notlar...
* FIPRESCI ödüllerini açıklamak üzere sahneye çıkan jüri başkanı Bar-bara Lorey, “Emek’e karşı oluşan tehdidin karşısında durduğumuzu belirtmek istiyorum” diye söze başladı.

* Sunucu Alabora, konuşmasında Kültür Bakanlığı sözcüklerini kullandığında salondan borazan sesi yükseldi. Bunun üzerine Alabora, para ödüllerini üstlendiği için teşekkür ettiği Kültür Bakanlığı’nı Emek Sineması için bir an önce harekete geçmeye çağırdı.

* ‘Vavien’le senaryo ödülünü almak üzere sahneye çıkan Engin Günaydın, “Emek’in yaşatılmasını istiyoruz. Bu zor bir konu olmasa gerek” dedi.

* Kadın oyuncu ödülünü sunan ulusal yarışma jüri üyesi Güven Kıraç, “İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başken-ti. Ama İstanbul’un çok önemli bir kültür varlığı yok edilmeye çalışılıyor” diyerek ekledi: “Jüri adına yarın (dün) hepinizi Emek eylemine davet etmek istiyorum. Biz orada olacağız.”

* Jüri özel ödülünü sunmak için sahneye çıkan geçen yılki ödülün sahibi yönetmen Pelin Esmer (11’e 10 Kala), “Emek’le ilgili ben de bir şeyler söylemek istiyorum. Geçen sene ben filmimin galasını Emek’te yapma şansına sahip oldum. Ödülü bu sene alacak arkadaşımız (Semih Kaplanoğlu) filminin galasını orada yapamadı. Ama seneye bu ödülü alacak arkadaşımız filminin galasını Emek’te yapacak. Çünkü Emek’i yıktırmayacağız” dedi.

* ‘Bal’la jüri özel ödülünü kazanan yönetmen Semih Kaplanoğlu da Emek’le ilgili ağır konuştu. Festival kapsamında Emek’te izlediği filmler sayesinde sinemacı olmaya karar verdiğini anlatan Kaplanoğlu, “Filmimin galasını orada yapmayı çok isterdim. Ama yıkıcı vandalizm ormanlardan şehir merkezlerine ulaştı. (Kültür Bakanı’nın sözlerini kastederek) Ayrıca bir şey hatırlatayım: Emek hiçbir zaman yağlı ve kirli olmadı” diye konuştu.

* En iyi film ödülünü açıklamak üzere sahneye çıkan ulusal yarışma jüri başkanı yönetmen Yeşim Ustaoğlu de “Ben sinemayı pek çok arkadaşım gibi Emek’te öğrendim. Orayı yıktırmayacağız” diyerek salonda bulunan herkesi Emek eylemine davet etti.

* En iyi film seçilen ‘Vavien’in yönetmenlerinden Durul Taylan da “80’lerin sonunda Yağmur, İstanbul’da doktordu. Ben de elektronik okuyordum. İkimiz bu festivalde Emek’te izlediğimiz filmler sayesinde yönetmen olmaya karar verdik” dedi ve ödülü Emek için direnenlere adadı.

* Uluslararası yarışmada Radikal Halk Ödülü’nü kazanan ‘Annemi Öldürdüm’ ile jüri özel ödülü ve FIPRESCI kazanan ‘Matmazel Chambon’ filmlerinin dünya hakları sahibi Rezo Film’den Sebastien Chesneau da Emek protestolarına kayıtsız kalmadı. Ches-neau, “Bu gece burada bir sinema salonuna sahip çıkmanız gurur verici” dedi.

* Son bir not da Memet Ali Alabora için düşelim. Alabora’nın Emek konusundaki net tavrı ve yönlendirmeleri takdire şayandı. Gecenin espirisi de ondan geldi. Alabora, ödül almak üzere üçüncü kez sahneye çıkan Sebas-tien Chesneau’ya “O artık bizden biri. N’aber Sebastian!” diye seslenmesi gecenin en komik anıydı.


    ETİKETLER:

    Beyoğlu