Karacaoğlan'dan Sappho'ya: Vassiliki Papageorgiou

Karacaoğlan'dan Sappho'ya: Vassiliki Papageorgiou
Karacaoğlan'dan Sappho'ya: Vassiliki Papageorgiou
Yunan sanatçı Vassiliki Papageorgiou'nun Anadolu âşık ve Rum rebet geleneklerinin ortak köklerini araştırdığı Kalan Müzik'ten 'Ellinotourkika' albümünün tanıtım konseri için 26 Şubat'ta grubuyla birlikte Garajistanbul'da sahneye çıkacak.
Haber: PELİN ÖZER / Arşivi

Nedim Hazar’ın “Bizim Adalar” belgeselini Büyükada’daki açıkhava sinemasında izledikten sonra, Vassiliki Papageorgiou’nun seslendirdiği jenerik müziği öylesine uzun süre zihnimde çınlamaya devam etti ki, sanki biri “tekrar” tuşuna basmış ve ben hem o müziğin esrarıyla uzak adalara ve zamanlara ışınlanmışım hem de pek inceliklerine vakıf olmadığım halde sirtaki figürleriyle pike yaparak, bu dansı daha pek çok yaban ritimle birleştirerek adalar üzerinde uçan bir acayip kuşa dönüşmüşüm. O belgeselden sonra kökleri Sappho’nun adası Erossos’ta ve İzmir ’de olan Vassiliki Papageorgiou’nun sadece gününü değil, yaşadığı ve yaşamadığı birkaç yüzyılı birden temsil eden ve bu muazzam zenginlikle çınlayan sesi, yüzü, ve elbette ruhuyla kendimden geçmeye devam ederek göklerini genişletmiş bir kuş misali dönüp duruyorum. Hem ötelerde hem durduğum yerde.

Bu belgeselle, meğer yıllar öncesinden, Costas Ferris’in unutulmaz filmi “Rebetiko”dan bilip de aşina olduğum bu sesi yeniden keşfettikten sonra kaçınılmaz biçimde onun yakın takipçisi oldum. Sadece kayıtlardan değil, yakından da. Onu ve muazzam grubu “Burgaz’dan Sonra Heybeli”yi İstanbul ’da, sadece ada tepelerinde değil, çılgın kalabalığın az ötelerinde de dinleme fırsatı buldum. Yirmi yıldır Heybeliada’da ikâmet eden Vassiliki’nin, Büyükada Meydanı’nda dansedip şarkı söylemeye gönlü olmayanları bile coşturan müzisyen dostlarımızla buluşması, bu karşılaşma için vesile olmuş belgeselin başarı hanesine yazılmalı. Adalı müzisyenlerin buluşup arada bir kente inmesi ve İstanbul’un kıyı köşelerine nefeslerini bırakması ise ayrıca önemli, bir bakıma suni teneffüs.

Vassiliki Papageorgiou sadece “Burgaz’dan Sonra Heybeli” grubuyla değil, kendisi gibi tutkulu, yetkin, alanında kılı kırk yaran pek çok müzisyenle çalışıyor. Nikiforos Metaxas’la yürüttüğü “Bosphorus” da onun 1994’ten bu yana dünyanın dört bir yanında konser verdiği ve müzikal araştırmalarını sürdürdüğü gruplarından. Sanatçı; 26 Şubat’ta, Kalan Müzik’ten çıkan, Anadolu âşık ve Rum rebet geleneklerinin ortak kökleri ve etkileşimlerinin araştırılmasına odaklanmış “Ellinotourkika” albümünün tanıtımı için bu grupla Garajİstanbul’da sahne alacak. Konserde albüme büyük emeği geçen sanatçılar; bağlamasıyla Alevi geleneğinin has takipçilerinden Engin Arslan, gitarıyla bir dünya gezgini olmuş Kleon Antoniou, Pire usulü buzukisiyle Nikos Krallis ve kontrbasıyla coşkusunu dillendiren Antonis Maratos dinleyenleri hep birlikte ortak ifade alanlarımızın müzikal derinliklerine, her daim çekim merkezi olmuş o eşsiz cevhere doğru yola çıkaracaklar. 2014 tarihli albümün yayımlanışının ardından grubun gerçekleştireceği bu ilk konserin öncesinde ve sonrasında kumanda kıdemli müzik insanı DJ Murat Meriç’te olacak.

Vassiliki Papageorgiou; duyguları tüm çeşitliliğiyle yansıtan eşsiz yorumunun yanısıra, bir müzik düşünürü ve şair. Ona sadece söz yazarı demek haksızlık olur, zira nefesinin kabul etmediği hiçbir sözü diline dolayamadığından olsa gerek hep iyi bulduğu sözleri seslendirirken de son derece sağlam basıyor yere. Geçen yaz izlediğim belgeselden bu yana, müziği sayesinde tavaf ettiğim göklerde onu, bir eli Karacaoğlan’a, bir eli Sappho’ya uzanmış halde kendi çevresinde dönerken görüyorum. Ruh kattığı kadim ezgiler, sözüyle bugününe bağladığı ölümsüz duygular, ona ve sahnesini paylaşan her müzisyene yürekten kulak verenlere cömertçe uzatılmış bir hazine. 

Vassiliki Papageorgiou’nun ‘Ellinotourkika’ albüm tanıtım konseri 26 Şubat Perşembe saat 22.00’de Garajistanbul’da.