Karaköy'ün her noktasında bir sürpriz...

Karaköy'ün her noktasında bir sürpriz...
Karaköy'ün her noktasında bir sürpriz...
Duvarlardaki renkli graffitileri, tasarım mekanları, galerileri ve kafeleriyle bir tür eğlence ve sanat kasabasına dönüşen Karaköy, şu sıralar Red Bull'un sponsorluğunda 8 ayrı noktada, 8 sanatçının işlerine yer veren semt sergisi 'Art Around' etkinliğine ev sahipliği yapıyor.
Haber: HÜLYA AVTAN - hulyavtan@gmail.com / Arşivi


Yeni kafeleri, renkli camekanları, duvarlardaki renkli graffitileri, tasarım mekankarı, galerileri derken bir tür eğlence ve kültür sanat kasabasına dönüşen Karaköy yeni bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Çok disiplinli semt sergisi olarak tarif edebileceğimiz ‘Art Around’a. Küratörlüğünü Kurye Video ve Grid İstanbul’un kurucuları Irmak ve Ceren Arkman üstlendiği sergi, Red Bull'un projesi. Belli mekanlar ve duvarların seçildiği serginin iki hedefi var. Bunlardan ilki genç sanatçıları yeniden yorumlamak, ikincisi ise Karaköy’ü sanatla kucaklamak. İstanbul metropol hayatının hızlı dönüşümü için bilhassa seçilen Karaköy’deki proje, yorgun ve bıkkın şehir hayatına inat şehre uyanık ve heyecanlı bir bakış imkanı sunuyor. Farklı disiplinlerden işlerin sokaklara dağıldığı sergi, bu yolla farklı algılar yaratırken gündelik rutinimizi de kırmak arzusunda.

1. FURKAN ‘NUKA’ BİRGÜN, Kemankeş Caddesi üzerinde

Serginin haritasını elinize alıp başladığınız yolculuk, semtin sokaklarını arşınlarken, bir tür sanat avına çıkarıyor sizi. Elbette haritaya sadık kalma zorunluluğunuz yok ama haritada tavsiye edilen güzergahı takip ederseniz karşınıza ilk Furkan ‘Nuka’ Birgün’ün işi çıkıyor. Graffiti çalışmalarının yanı sıra illüstrasyonlarından da aşina olduğumuz Nuka’nın çalışması Kemankeş Caddesi üzerinde. Belli başlı hikaye serileri ve karakterler üzerinden çalışmalar ortaya koyan Nuka sadece hikaye anlatmakla kalmayıp bazen o karakterin sadece evde ne yapıyor olduğu ile de ilgilendiğini söylüyor. Anlattığı hikayelerdeki karakterlerden birini caddenin duvarına taşıyan Nuka’nın bu çalışması şimdiye kadarki en büyük işi olma özelliğini de taşıyor.

2. SELÇUK ARTUT, Nove (Denizciler Sokak)

İkinci adres ise Selçuk Artut’un Denizciler Sokak Nove’de yer alan çalışmasını işaret ediyor. İnsan ve teknoloji ilişikisiyle ilgilenen Artut’un ironik aynı zamanda absürd bu çalışması otomobille park ederken tanımadığınız bir insanın söylediklerini harfiyen yerine getirme refleksimizden almış esinini. Modern otomobillerle beraber işin içine sensörlerin girmesi ve insan faktörünün ortadan kalkması durumundan hareketle oluşturduğu çalışmasında, yakınlık sensörü üzerinden işleyen ve videonun sizi çağırdığı etkileşimli aynı zamanda espirili bir enstalasyon ortaya koymuş sanatçı.

3. LAKORMİS ve HAM, Wom (Yuva Sokak)

Haritaya bakmaya devam ederek takip ettiğiniz yolculuğun bir sonraki durağı ise Yuva Sokak oluyor. Wom’da yer alan sıradaki çalışma sokak sanatının ender kadın isimlerinden Merve Morkoç (Lakormis) ve çocukluğumuzun popüler kültür nesnelerinden ilham alan grafiti sanatçısı Ham’ın çalışması. İki ismin birbirlerinin çalışma biçimlerini desteklerken aynı zamanda birbirlerinden beslendiği illüstratif yerleştirmeyi Wom’un duvarında görmenin yanı sıra yapım aşamasındaki videosunu da izleme imkanınız var.

4. CİNS, Murakıp Sokak, 18A bina cephesi

Dördüncü hareket noktası ise Murakıp Sokak oluyor. Kadıköylülerin aşina olduğu sokak sanatçısı Cins’in ‘Kabuskovalayan’ işi bina cephesinde sizi bekliyor. Sanatçının Karaköy’deki en büyük işi de olan bu totemvari çalışma Cins’in kabuslarımızı kaçırmasına dair iyi niyetini de içeriyor.

5. OZAN TÜRKKAN, Fransız Geçidi

Buradan Fransız Geçidi’ne kıvıldığınızda sizi önce Ozan Türkkan’ın işi karşılıyor. Çalışmalarında düzen ve kaotik olanın birlikteliğine çokça yer veren sanatçının doğadaki her şeyin içiçeliği fikrinden hareketle ortaya koyduğu kinetik heykeli manyetik kürelerden oluşuyor.

6. MEHMET ALİ UYSAL, Fransız Geçidi kapısı

Bir nevi Tesla’nın küresi denebilecek Türkkan’ın işine sırtınızı verdiğinizde ise; heykeltraş kimliğiyle tanıdığımız Mehmet Ali Uysal’ın Fransız Geçidi’nin kapısının üzerine yerleştirilmiş çalışmasını görüyorsunuz. Yapıtlarında gündelik hayatta kullandığımız nesneleri alışılmadık şekilde ortaya koymaktan hoşlanan sanatçı, bu kez neon harflerle geçidin kapısına işlediği yazısında espirili bir sanat eleştirisi yapıyor.

7. ALİ İBRAHİM ÖCAL, Ops Cafe

Mumhane Caddesi’ne doğru devam edip Ops Cafe’ye giridiğinizde ise Ali İbrahim Öcal’ın işleri sizi bekliyor. Günümüzün yaşamsal sorgulamalarını merkeze alan sanatçı iki farklı tür olarak insan ve hayvan aykırılığını büyük boyutlu tablolara aktarmış.

8. VOLKAN KIZILTUNÇ, Mae Zae

Buradan çıktığınızda varacağınız son nokta ise Volkan Kızıltunç’un Hoca Tahsin Sokak’ta Mae Zae’de yer alan vidyo yerleştirmesi oluyor. Aile hikayelerini çeken insanların işlerini toplayarak, içerisinden aldığı kesitleri tekrar bir işe dönüştüren Kızıltunç, sokaktaki izleyicinin sadece kameraya bakan bu insanlarla gözgöze gelmesini de sağlıyor. Mae Zae’nin ev atmosferini anımsatan yapısıyla da bütünlük oluşturan çalışmasında sanatçı aile içinde kalan görüntüleri tekrar gün yüzüne çıkarmış.

ÇOK İYİ TEPKİLER ALDIK
Serginin küratörleri Irmak ve Ceren Arkman ile kısa bir söyleşi yaptık...
Red Bull Art Around’un geleneksel bir hale gelmesi arzusu var mı, devamı gelecek mi?
Bu ilk etkinlik çok iyi tepkiler aldı. Bizi ve sanatçıları çok heyecanlandıran bir proje oldu ve sanat izleyicisinin dışında kalan daha geniş bir kitleye ulaştı. Biz Grid ekibi olarak bu projeyi İstanbul’un başka mahallelerinde, meselao, tekrarlamayı çok isteriz. Ama elbette bu Red Bull ile ortak geliştirdiğimiz bir poroje olduğu için projenin geleceği ile ilgili son kararı marka tarafı verecek. Biz Grid olarak zaten klasik sanat mekanlarının dışında kalan alanlarda etkinlikler düzenlemeyi seviyoruz. Bizi benzer etkinliklerde görmeye devam edeceksiniz.

Neden söz konusu isimlerle çalışmayı tercih ettiniz?
Sanatçıları ve işleri şeçerken aklımızda birkaç farklı kriter vardı. Öncelikle kısıtlı sayıda işe yer verebileceğimiz için mümkün olduğunca farklı disiplinlerden sanatçılar seçmeye gayret ettik. Genç sanatçıları ön plana çıkarmaya zaten bütün projelerimizde önem veriyoruz. Bu projede de genç sanatçılarla birlikte çalıştık. Büyük ölçekli ve çok mekanlı bir proje olduğu için daha önceki işlerimizde birlikte çalıştığımız ve çalışma süreçlerini iyi bildiğimiz sanatçılara öncelik verdik.

BİR NEVİ MAHALLE SERGİSİ
Sanatçıların çalışmalarının tümüne bakarsak aralarında nasıl bir bağ olduğunu söyleyebiliriz?
Sanatçılara bu proje için belirli bir konsept vermedik. İşler konusunda olabildiğince serbest bıraktık. Bizim için önemli olan işlerin mekanların içine entegre olmasıydı. Sanki hep oradaymış veya orası için özel yapılmış hissi veren işler seçmeye gayret ettik. Kendine yer açmaya çalışan ve iddialı laflar eden işler yerine mekanın parçası haline gelen güler yüzlü işlere ağırlık verdik. Kamusal alana yerleştirilmiş ve sanat seyircisi olmayan insanların hergün karşısına çıkacak işler için bunun daha uygun bir tercih olduğunu düşünüyoruz.

Karaköy’ü sadece bir mekan olmanın ötesinde serginin tamamlayıcısı diyebileceğimiz çok önemli bir unsur aynı zamanda...
Elbette öyle. Bu kamusal alanda gerçekleştirilen bir etkinlik, bir nevi bir mahalle sergisi. Bu nedenle mekanın etkinliğin son halini almasında büyük etkisi oldu. Hatta belki Kararköy serginin tamamlayıcısı oldu yerine Red Bull Art Around Kararköy’ün tamamlayıcısı oldu bile denilebilir.