Karanlığı dize getirmek

Karanlığı dize getirmek
Karanlığı dize getirmek
Yaşam Şaşmazer'in, karanlıkla boğuşan etkileyici heykellerini görmek için yeni adres Tophane-i Amire. 'Metanoia' adlı sergiyi sanatçıyla beraber gezdik.
Haber: ERMAN ATA UNCU - erman.uncu@radikal.com.tr / Arşivi

Tophane-i Amire, 30 Ocak’a kadar tam kendine yakışan bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Osmanlı’dan kalma bu bina, kemerli penceresinden görülen Karaköy manzarası (nedense semt buradan sanki soylulaştırılmadan önceki halinde donup kalmış gibi görünüyor) ve geniş kubbesiyle zaten tek başına da insanı kuşatan bir mekân. Ancak işin içine Yaşam Şaşmazer’in kendi karanlığıyla hesaplaşma içindeki heykelleri girince mekânın tekinsiz etkisi bir kat daha artıyor. Şaşmazer’le henüz sergi hazırlıkları sürerken buluştuk, beraber işlerin üzerinden geçtik.

‘Taming the Darkness’ (Karanlığı Ehlileştirmek)
Tıpkı Contemporary Istanbul’da olduğu gibi ‘Metanoia’ sergisinde de ilk göze çarpan iş ‘Karanlığı Ehlileştirmek’. Sanat yazarı ve küratör Marcus Graf, sergi kataloğuna yazdığı yazıda Şaşmazer heykelleri için “Bulundukları yere formal ve kavramsal açıdan daha bağımlı olmaları nedeniyle mevcut eserler klasik heykel nosyonunun ötesine geçerek, enstalasyonvari bir müdahaleye özgü, mekâna-has bir anlatım ortaya koyar” diyor. Bu ‘enstalasyona ramak kala’ noktasının en belirgin olduğu işlerden biri de ‘Karanlığı Ehlileştirmek’. Duvarda çizili hayvan/canavar, onu zincirle zapturapt altına almış genç erişkinin arkasında ürkek bir halde seyirciye bakıyor. ‘Karanlığı Ehlileştirmek’ aynı zamanda Şaşmazer’in işlerindeki çarpıcı estetiğe de ilk örnek verilecek işlerden.


‘Scimachia’
Serginin başlığı ‘Metanoia’, Jung’un -basit bir ifadeyle- “insanın kendi karanlığıyla halelleşmesi” diye de tanımlanabilecek kavramına denk geliyor. Şaşmazer’in daha önceki heykel serilerinden de aşina olduğu bir tema bu. Ancak çocuk heykellerinden oluşan bu serilerde, gölgeler ve karanlık daha baskın, figürler ise daha edilgendi. Bu serideki yetişkin figürler gölgelerini dizginlemeye çalışıyor. Misal ‘Scimachia’daki figür, gölgeyi zapturapt altına almak istiyor ama işi kolay değil. Çünkü gölge, elde avuçta durmaz bir malzeme olan kumdan yapılmış. 


‘Preyer’ (Sömürücü):
Yaşam Şaşmazer’in şimdilik vazgeçemediği malzeme ahşap. (İlerisinin garantisini vermiyor) “Heykellerim gerçekçiyse de hiperrealist bir tarafa gitsinler istemiyorum. Ahşap, rengi ve dokusuyla ten etkisine çok yakın. Ama hiperrealistlerin kullandığı silikon veya lateks gibi de değil. Bakınca ahşap olduğu anlaşılıyor. Yani tam arada bir malzeme ve istediğim nokta da bu” diyor. Ancak bu sergide başka malzemeler de işin içine giriyor. Misal ‘Preyer’ın sürüklediği köpükten gölge. “Her işte malzemeyi biraz değiştirmek, heykellerin bir özelliği yeni katılan malzemeler olsun istedim: Zift, köpük, çizim gibi…”


‘Fear Of Reason’ (Akıl korkusu):
Saldırgan kuşların göründüğü her yerde “Hitchcock’un ‘Kuşlar’ı” çağrışımı aramak, filmi seyreden neredeyse herkes için karşı konulamayacak bir dürtü. Ama bu sefer işin içinde Hitchcock değil Goya var. Şaşmazer, ‘Fear of Reason’ için Goya’nın ‘Sleep of Reasons Create Monsters’ gravürünü referans gösteriyor: “O gravürü çok çok severim. Sonra bu gölgeler ve korkular işin içine girince bu heykeli yaptım, ismini de bu yüzden ‘Fear of Reason’ koydum”. İnsanın kendi karanlığıyla hesaplaşmasını konu alan işler, Şaşmazer’in sanatsal tercihlerinde de büyük yer tutuyor. Sanatçı, önceki sergilerinden ‘Doppelganger’de edebi referansları hem heykellerinin üzerine işlemişti hem de bu alıntıların kayıtlarını ‘loop’ şeklinde galeriye yaymıştı.



‘In Front Of’ (Önünde):
Hem davetkâr hem de tedirgin edici olmaları, Şaşmazer heykellerinin ortak noktası. İzleyici, ‘In Front of’ta da draması yoğun sahneyi daha da yakından incelemek için ister istemez heykele daha da sokuluyor. Ancak kapüşonunu kafasına geçirmiş ahşap figürün tam olarak adlandırılamayacak, kaygısız gibi duran ifadesi, bu dramda bildik çözüm noktalarına ulaşmanın çok da mümkün olmadığını gösteriyor.