Karikatür tokat atmalı

Karikatür tokat atmalı
Karikatür tokat atmalı

Asuman Küçükkantarcılar ve eseri.

30. Aydın Doğan Karikatür Yarışması'nın ikincisi Asuman Küçükkantarcılar, Gezi Parkı direnişinde ortaya çıkan mizahi muhalefetle ilgili "Mizah muhalefet demek, şiddetsiz muhalefet" diyor.

Bu, ilk ödülünüz mü? Daha önce de katılıyor muydunuz karikatür yarışmalarına?

2003’ten beri karikatür yarışmalara katılıyorum, öncelikle yarışmaya, ödüllendirilmeye karşı bir insanım. Ama karikatür yarışmasını ayrı tutuyorum çünkü karikatür yapmamı sağlıyor. Bu eski düşüncemdi tabii ki. Şimdi Homer dergisini çıkartan ekipteyim. Onunla beraber gündeme uygun karikatürler yapıyoruz. Sendikalar sponsor oluyor bize. DİSK, Metal- daha çok Mimarlar Odası... Orada emekçinin durumu, iş güvenliği gibi konularda karikatürler çiziyoruz, gündemi belirleyerek. Ama karikatür yarışmalarına katılmaya başlamamın sebebi, ilk söylediğim şeydi, bir şey çıkarmaya vesile olması. Bir de sonucunu beklemek falan çok güzel bir heyecan.

Aydın Doğan Karikatür Yarışması, karikatüristler cephesinde de alanının en ciddi etkinliklerinden biri olarak mı algılanıyor?

Ciddiyet konusunda öyle. Karikatürün Oscar’ı deniyor hâlâ. Çok prensiplerine bağlı, ciddi işleyen bir yarışma. Dünyadan davet ettiği karikatüristlerden de anlaşılabilir bu. 30 yıl istikrarlı bir şekilde bu etkinliğe devam edilince, herhalde kendiliğinden geldi bu sonuç bu... Bir de rağbet çok. Bu sene 2544 karikatürist katılmış.

Homur’dan önce herhangi bir yayında karikatür çiziyor muydunuz?

Kadıköy Gazetesi’nde ‘Zabıta Zabit’ adında bir bant karikatür çiziyordum. Hikâyeyi Cevat Korkmaz yazıyordu. Çok kısa sürmüştü. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tekstil Bölümü’nden mezun olduğum için güzel sanatlarla yakından ilgiliyim öteden beri.

Tekstilcilik yaptınız mı hiç?

Beş sene yaptım. Ancak o kadar dayanabildim. Saat mefhumu falan yoktu. Beş senede emekli ettim kendimi.

Karikatür yarışmalarında yazısız karikatür tercih edilir daha çok. Bu sizin de gözettiğiniz bir ayrım mı?

Yazısız karikatür olmalı. Yazılı zaten istenmez yarışmalarda. Hele ki uluslararası yarışmalarda hiç tercih edilmez. Ya da evrensel dil, İngilizce kullanılır. Ama yazısız karikatür kişiye tokat atmalı. Yazısından önce o tokatı çizgide bulmalı.

Kadın karikatüristler daha mı fazla artık?

Azız, hâlâ çok azız. Böyle gelmiş ama karikatürün başlangıcından beri. Ama bu aralar sosyal medyadan dolayı biraz çoğaldı gibi görünüyor. İsim olarak çok görüyorum da, tanışamadığım birçok kadın karikatürist var. İnternetten önce çok azdı.

Siz nasıl başlamıştınız karikatür çizmeye?

1999’da Kadıköy Gazetesi’yle başladım. 21 yıl boyunca Ortaköy’de standım vardı, orada taşlara resimler, telden heykeller yapıyordum. Fethi Develioğlu benim ustam. Karikatürlerimi ona gösterirdim. Bunları yarışmaya sokalım dedikten sonra yarışmalar hakkında bilgi edindim. Karikatüristler Derneği’ne üye oldum.

Savaş sonrası alana ayağında galoşlarla çıkan birisini resmediyor. Gündeme de oturuyor sanki...

Evet, tesadüf oldu. Onları gaz bombası olarak düşünürsek...

Peki Gezi Parkı direnişinde ortaya çıkan mizahi muhalefet hakkında ne düşünüyorsunuz?

Hep vardı böyle bir damar. Sürekli savaşa karşı barış için çizeriz. Homur ekibinde de hep böyle yaparız zaten. Arkadaşlarımın da hiçbir zaman öyle laylaylom bir şeyler çizdiğini görmedim. Zaten biliyorsunuz, mizah muhalefet demek. Şiddetsiz muhalefet...