Kaybolan bir iletişim biçimi olarak kartvizit

Kaybolan bir iletişim biçimi olarak kartvizit
Kaybolan bir iletişim biçimi olarak kartvizit
Araştırmacı yazar Rıfat Bali elektronik sektöründeki yöneticiliği sırasında 5000 kartvizit biriktirdi. Fotoğraf sanatçısı kızı Seza Bali de bu kartvizitlerden bir kitap projesi oluşturdu."One Man Show"adlı kitaptaki fotoğraflar şu sıralar ABD Colorado'da sergileniyor.
Haber: YASEMİN ELÇİ - elciyasemin@gmail.com / Arşivi

Seza Bali, Elipsis Gallery’nin bize kazandırdığı yetenekli fotoğrafçılardan biri. Seza, yeni sanatçı kitabı “One Man Show” ile, 30 sene boyunca satış yöneticisi olan babası Rıfat Bali’nin, 5000’i aşkın kartvizit koleksiyonunu ve arşivleme sistemini anlatan bir proje hazırladı.

Uzun bir süredir araştırmacı ve yazar olarak çalışan, tarih çalışmalarıyla tanınan Rıfat Bali, 2000’li yıllara kadar elektronik malzemeler ithalatı yapan bir şirkette satış yöneticisiydi. Daha sonra şirketi devraldı, bir süre önce de bu şirket kapandı. 5000'i aşkın kart arşivini kendine has bir yöntemle kategorize eden Rıfat Bey, kendi çapında bir "One Man Show" idi. Bu farklı sınıflandırma sistemini inceleyen, bir nevi arşivin arşivini yapan bu proje, günümüzde yok olma tehlikesi geçiren bir iletişim tipi ve insan ilişkileri hakkında bizi düşündürüyor.

Kitabın iki yıllık hazırlık sürecinde Seza, tasarımcı Brian Scott ve editör Marc Weidenbaum ile çalıştı. Kitap , San Francisco'daki ExtraCurricular Press ufak edisyonlu sanatçı kitapları çıkaran bir yayınevi tarafından çıkarıldı. Seza, fotoğraf ve kitap ilişkisi açısından şunları dile getiriyor: “Fotoğraf kitaba çok iyi aktarılabilen bir mecra. Fotoğrafı sergi boyutundan çıkarmak ve iki fotoğrafın aynı sayfa içinde, sağlı sollu bir formatta birbiri ile olan ilişkisini araştırmak çok keyifli. Ayrıca kitap hazırlama sürecindeki editleme ve sıralandırma bir fotoğraf serisini çok farklı şekillerde anlatma şansı yaratıyor. Aynı seriyi 5 farklı kitap tasarımı ile farklı şekilde yorumlayabiliriz.”

Seza, kitabın tasarımında, projenin iki ayrı öğesini (zarflar ve kartları) nasıl sunabileceğini, nasıl bir kurgu yaratacaklarını düşündü. Siyah fon üzerinde fotoğrafı çekilen zarflar, belli bir ritim yaratıyor; sayfaları çevirdikçe bu tempo devam ediyor, fakat siyahın tekrarı biraz da ağırlık yaratabiliyordu. Bunu, kitabın tam ortasında biraz da beklenmedik bir şekilde tempoyu değiştiren kartvizitlerin fotoğraflarını koyarak bozdu. Kitabın indeksinde ise kategorilerin açıklaması ve en ortada tek başına sunularak öne çıkarılan kartın hikayesi var. Bu kart, Rıfat Bey ve eşinin tanışmasına vesile olan Seza’nın dedesinin kartviziti.

BİR ŞİRKET GÜNLÜĞÜ GİBİ
Seza, bu arşivin varlığından uzun zamandır haberdardı aslında. Amerika'da okurken İstanbul 'a geldiği kısa tatillerinden birinde babasının çekmecesinde gözüne ilişmişti. Birkaç sene sonra hala aynı çekmecede hiç el değmeden duran bu dosya, Seza için ailesinin geçmişini araştırmaya yönlendiren bir ipucu haline geldi. Babasının, hiç işe yaramayan bu kartlara bağlılığı, kartvizitlerin çoğunun sahibinin vefat etmiş olması, bir şirket ya da bireysel günlük niteliğinde, özenle gizlenen ve korunan arşiv, tarihsel bir okuma gerektiriyordu. 1970'lerden 2000'lerin başına kadarki zaman içerisinde toplanan bu kartvizitlerin zarfları da artık heykel gibi farklı formlara bürünmüş, iyice katılaşmışlardı. Rıfat Bey hala kartları görünce insanların yüzünü hatırlıyor; birlikte yaptıkları işleri, nerede nasıl tanıştıklarının filmini hemen gözünün önüne getiriyor.

“One Man Show” Rıfat Bey için şifreli bir otobiyografi gibi; Seza için ise aileyi ve fotoğrafı yeniden anlama ve yorumlama süreci. İzleyici ise, iş hayatında anlamsızca veya büyük umutlarla topladığı bu kart parçalarını ilk defa bağlamından koparılmış, kişisel bir hatıra defteri olarak görüyor. Kişiler, hayatlarının yalnızca bir kısmında büründükleri geçici tanımlara hapsedilip, bir başkası tarafından o rolle hatırlanıyor. Zaten çoğumuz da bu gurur ve güven kaynağı kağıt parçalarına sımsıkı yapışıyoruz. Seza, kartvizitleri bu ağır yükten kurtarıp onları oldukları gibi görmemize imkan tanıyor; temsil ettikleri güç ve para ihtimallerinden soyutlayıp sadece bir insan olduklarını hatırlatıyor.
Geçtiğimiz Mayıs ayında San Francisco'da Park Life Store & Gallery'de imza günü yapılan “One Man Show”, Türkiye ’de Pandora Kitapevi, Eren Kitapevi ve Torna’da satılıyor. Seza bu işiyle Colorado’daki The Center for Fine Art Photography’de 10 Ocak 2015’e kadar süren “Open” adlı grup sergisinde yer alıyor.