Kemal Sunal oyuncu Kemal Sunal' ı anlatıyor

Öğrenci Kemal Sunal, oyuncu Kemal Sunal güldürülerini yorumluyor... Kemal Sunal'ın Marmara Üniversitesi İletişim
Fakültesi'nde savunduğu 'TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü' konulu yüksek lisans tezi OM Yayınları'ndan çıktı.
Haber: OLKAN ÖZYURT / Arşivi

İSTANBUL - Öğrenci Kemal Sunal, oyuncu Kemal Sunal güldürülerini yorumluyor... Kemal Sunal'ın Marmara Üniversitesi İletişim
Fakültesi'nde savunduğu 'TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü' konulu yüksek lisans tezi OM Yayınları'ndan çıktı. Kemal Sunal tezinde, tez hocası Doç. Şükran Esen'in deyişiyle 'filmlerinin, yıllarca sorunlar içinde bunalmış, kızgın küçük insanı güldürerek, onların iktidara başkaldırmasını engellediği ve hâlâ da bu işlevlerini sürdürdüğü' sonucuna ulaşıyor.
"Kemal Sunal filmleri 1970'lerde yaşanan siyasi istikrarsızlık, 1980'lerde 12 Eylül darbesi, serbest piyasa ekonomisi ve enflasyondan olumsuz etkilenen geniş kitlelerin günlük sorunlarını geçici olarak da olsa unutturacak niteliktedir. Zamanla Sunal filmleri toplumsal sorunlara paralel sosyal bir içerik kazanmıştır. Halkın şikâyetçi olduğu sorunları, Kemal Sunal da filmlerinde kullanmıştır."
Yüksek lisans öğrencisi Kemal Sunal, oyuncu Kemal Sunal'ın filmlerinin seyredilmesinin en önemli sebebini böyle açıklıyor ve onu, '1950'lerden beri Türkiye'de gerçekleşen
değişimin ve bir değerler bunalımının simgesi' olarak gördüğünü de belirtiyor.
Bu kadar sevilen bir oyuncu olmasını ise Türk ulusunun genelde duygusal bir karaktere sahip olmasına yoruyor: Oyuncu Kemal Sunal güçsüzlere, haksızlığa uğrayanlara karşı sevgi ve şefkat göstermesi seyirciye sempatik geliyor. Hatta kitleler sanatçıyla kendisini özdeşleştiriyor...
Ali Özgentürk'ün 'Balalayka' filminin çekimlerine gitmek için bindiği uçakta geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Kemal Sunal, ardında 82 film ve bir akademik çalışma bıraktı.
Sinema için, uzun yıllar ara verdiği Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'ndeki eğitimine, 1992 yılında dönen sanatçı okulu bitirdikten sonra aynı fakültede yüksek lisans eğitimini tamamlamıştı. Tez konusunda ise dünyada eşine az (belki de hiç) rastlanan bir durum ortaya çıkmıştı. Çünkü öğrenci Kemal Sunal, oyuncu Kemal Sunal'ı anlatacaktı.
Dr. Nazlı Kırmızı'nın 'Geleneksel Anlatılar ve Söylen: Türk Güldürü Filmleri Üzerine Yapısalcı Bir Çözümleme' araştırmasının dışında 'Kemal Sunal' üzerine 'ciddi' bir araştırma yapılmaması nedeniyle Kemal Sunal, yüksek lisans tezini 'TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü' konusuyla kendisi yapmıştı.
Şu an Kemal Sunal üzerine yapılmış en geniş kapsamlı çalışma olan tezi, Kemal Sunal'ın tez danışmanı Doç. Dr. Şükran Esen, 'bundan sonraki araştırmalar için birinci elden belgelenmiş temel bir kaynak' olarak nitelendiriyor.
Araştırma üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde güldürü türü hakkında bilgi veriliyor. Güldürünün tiyatro, sinema ve televizyondaki gelişimi, işlevleri ve çeşitleri de bu bölümde anlatılıyor.
İkinci bölümün başlığı 'Kemal Sunal Güldürüsü'. Bu bölümde sanatçı, televizyon ve sinemadaki filmleri, dizileri hakkında ayrıntılı bilgiler verirken bir yandan da filmlerinin dayandığı toplumsal yapıyı analiz ediyor. Bu analizi de 1970'li, 1980'li ve 1990'lı yıllar olarak üçe ayırmayı ihmal etmemiş.
'Kemal Sunal'ın Yaşamı, Sanatçı Kişiliği ve Medyadaki Durumu' başlığını taşıyan üçüncü bölümde Kemal Sunal, 'Kemal Sunal güldürüleri'nin Türk sineması içindeki yerini ve önemini araştırıyor. Bu bölümde Sunal, kendisinin bu kadar çok sevilmesinin nedenlerini sanatçı, eleştirmen, gazeteci ve sosyolog görüşleriyle anlatıyor.
***
'Televizyon bizi oyuna getirdi'
Türkiye'de mali açıdan sanatçıyı koruyan bir yasanın bulunmamasından, şikâyetçi olan Kemal Sunal bu durumdan sanatçıların olumsuz etkilendiğini belirtiyor. "Seyircimin, eski filmlerimi bile büyük bir keyifle izlemesinden, tabii ki çok memnunum. Ama ekonomik bakınca sıkılıyorum. Dostlarımın yaptığı hesaba göre, filmlerimin satışından en küçük hisseyi alsaydım, bugün trilyoner olurdum. Haydi ben idare ettim, diğer arkadaşların durumuna bakıldığında ortada ciddi bir sorun var demektir.
'Neden mukavele yapmadın?' diye soruyorlar. Biz o filmleri sinema için çektik ve televizyon ufukta bile yoktu. Ya da böyle bir oyuna geleceğimizi aklımıza bile getirmedik. Yeni Sinema Yasası da oyunculara bu konuda haksız davranıyor. Oysa oyunculara da telif hakkından pay verilmeli."