Kenter'den doğru denklem

Kenter Tiyatrosu'nun geleneksel yaklaşımına uygun yeni oyunu 'Çözüm' dönemin hoş sürprizlerinden, bu topluluğun hiç düşmeyen sanatsal çizgisini sürdüren bir yapım.
Haber: HASAN ANAMUR / Arşivi

Kenter Tiyatrosu'nun geleneksel yaklaşımına uygun yeni oyunu 'Çözüm' dönemin hoş sürprizlerinden, bu topluluğun hiç düşmeyen sanatsal çizgisini sürdüren bir yapım. Amerikalı yazar David Auburn'ün 2001 Pulitzer ödüllü ve her oyuncudan yüksek performans bekleyen sağlam kurgulu
oyununu seçen ve Türkçeye çevirten Yıldız Kenter sahneye koyuculukta da oyunculuktaki üstün başarsını aratmayan bir düzeyde.
Sahnedeki her devinim, her duruş, her replik, bunların birbirleriyle mantıksal bağıntıları, oyunun temelini oluşturan matematiksel espriye uygun olarak şaşmaz bir düzen ve neden-sonuç ilişkisi içinde tasarlanmış ve gerçekleştirilmiş. Matematiksel bir açıklık, saydamlık ve tutarlılık içeren ve tiyatro klasikleri arasına girmeye aday metin de zaten bu tür bir yorumu gerektirmekte. Matematik profesörü, deha ile delilik gelgitleri arasında bocalayan yaşlı babayla, matematik tutkunu ve dehası özverili kızının yaşamları çevresinde olduğu kadar, genç kızın iç dünyasının renkleri ile dış dünyaya başkaldırıları üzerine de kurgulanan bir oyun 'Çözüm'. Oyun boyunca oluşan ve her replikte yeni bir yöne doğru açımlanan olay zincirinin, her halkası çözümlerin birbirlerine mantıksal eklenmesiyle matematiksel bir sona yöneliyor.
Birinci perdenin ilk sahnesinde ölmüş babanın küçük kızı Catherine'in doğum gününü kutlamak üzere bir şişe ucuz şampanyayla gelişi bile tüm gerçekdışı boyutuna karşın, mantık sınırını zorlamıyor. Tersine işlevselliğiyle kurulacak mantıksal dizgenin ilk halkasını oluşturuyor. Bundan sonra her şey bir satranç oyununun kurallarına göre gelişecektir.
'Çözüm', büyük şehirden gelen bencil ablanın küçük kız kardeş karşısındaki baskın, kırıcı saldırganlığını, kız kardeşin dayatımlara başkaldırısını ve kişilik savunmasını; babanın bıraktığı defterlerde kendini bir üniversitede kürsü sahibi yaptıracak malzeme avına çıkmış genç matematik hocasının tutkusunu ve bütün bunların üzerindeki dolaşan -oyunun odak noktası olan- babanın gölgesini ruhçözümsel boyutta gerçek bir çatışma ve çözümleme süreci olarak getiriyor sahneye.
Her biri kendini haklı gören ve o açıdan bakıldığında haklı da görülen; kendilerini kanıtlama çabasına giren oyun kişileri arasında karşı çıkma, kendini kanıtlama ya da boyun eğme ve silinip gitme dalgalanmalarıyla sürüp giden bir hesaplaşmaya ve yırtılmalara tanık oluyor seyirci. Oyun kısır bir hesaplaşma boyutunu hemen aşıyor ve beynin ve ruhun derinliklerine yöneliyor. Bu tür gerçek tiyatro metinleri gerçek tiyatrocular gerektirir. Yukarıda belirtmiştik, yineleme de olsa, 'Çözüm'ü sahneye koyan Kenter'in bunlardan biri olduğunu bir kez daha söyleyelim. Bu usta tiyatrocunun elinde bu usta işi oyun uzman bir matematikçinin
'ispat' ettiği ve matematikten iyi anlamayanlara bile kolayca açıkladığı
bir denkleme dönüşmüş.
Bunu yaparken Kenter oyuncu kadrosuna da, haklı olarak, çok güvenmiş. Gerçekten de, oyunu seyrettiğimiz akşam babayı oynayan Müşfik Kenter yine her zamanki doğal oyunculuğuyla, ilk antresi ve ilk repliğiyle oyunun doğru tonlamasını veriyordu.
Müşfik Kenter'in karşısındaki genç oyuncuların da (Catherine: Yeşim Koçak; Harold: Engin Hepileri; Claire: Esra Kızıldoğan) hiç aksamadıklarını gördük. Bu gençler arasında Yeşim Koçak'ın yükünün daha ağır olduğunu; ancak, küfrederken zorlanmasına karşın, kişisini üstün başarıyla canlandırdığını vurgulamak gerek. Çevre düzeni (Osman Şengezer) ile giysi tasarımının da (Çolpan İlhan) oyunun ruhunun ve kişiliklerin görselleştirilmesine önemli katkıları var.
Zeynep Avcı'nın çevirisi de bu başarılı yapımın temel taşlarından biri. Bu konuda tek eleştiri sanırım oyunun başlığı olan 'çözüm' teriminin oyundaki repliklerde hep 'ispat' olarak geçmesi. 'Çözüm', mutlaka görülmesi gereken oyunlardan biri.