Kerem Görsev Trio'yla fantastik bir gece...

Kerem Görsev Trio'yla fantastik bir gece...
Kerem Görsev Trio'yla fantastik bir gece...
Solumuzda Kanlıca tepelerinden doğan Ay, karşımızda Kerem Görsev Trio kendinden geçmekte ve müzik, içimizdeki paganı gıdıklıyor. Ramazan'da Caz etkinliklerinde Sakıp Sabancı Müzesi'nde Kerem Görsev ve 2 müzikal yoldaşının performansıyla kendimizden geçiyoruz...
Haber: EDA UTKU / Arşivi

Dün akşam Emirgan’daki Sabancı Müzesi’nin bahçesinde Kerem Görsev Trio’yu dinledim. Ramazan’da Caz diye bir konser serisi yapılmakta son 4 yıldır ve Kerem Görsev Trio da bu yıl düzenlenen serinin ilk konseriydi. Kerem Görsev’e kontrbasta Kaan Yıldız ve davulda Ferit Odman eşlik etti.

Bu ara uydumuz Ay’la yakın bir ilişki içerisindeyiz biliyorsunuz. Dün gece dolunay vardı ve Dünya ’ya normalden fazla yakın oluşu sebebiyle fantastik bir görüntü çıktı ortaya. Yüzümüz sahneye dönük, iftar için çağrı yapılıyor ve solda, Kanlıca’nın tepelerinden Ay yavaşça ve kıpkızıl doğuyor. O an içimizdeki pagana teslim olduk. Trio’yu Dolunay ışığı altında, ayağa kalkıp garip gurup danslar yapmamak için kendimizi zor tutarak izledik. Kerem Görsev deseniz, o kendini hiç tutmadı mesela. Bir yandan piyanoyla gözümüzün önünde hayat verirken, bir yandan da ayaklarıyla dünyanın tüm folklor oyunlarını oynayarak ritim tuttu. Karadeniz’den başlayıp İrlanda’ya kadar tüm dansları yaptı o ayaklar.

Kerem Görsev’i ilk kez canlı olarak izledim. Diğer konserleri de bu kadar pozitif geçiyor mu bilmiyorum ama, zaman ve mekanın haricinde beni en çok mutlu eden şey orkestranın sürekli birbirine gülümsemesi oldu. Sanki garajlarındaki stüdyoda, kendileri için çalıyorlardı şarkıları. Biz spot ışıklarının perdesinin gerisinde yok olduk onlar için ve onlar birbirlerine bakarak, gülümseyerek, sürekli “çok iyi çaldın abi” diye fısıldayarak çaldılar şarkılarını. Şarkı aralarında Kerem Görsev mikrofonu eline alıp orkestrayla ve çaldıkları şarkılarla ilgili ufak tefek bilgiler vermese, orada olduğumuzu tamamen unuttuklarını düşünebilirdim.

Trio’yu birçoğumuz gözlerimiz kapalı dinledik. Uzakdoğu dini inanışlarında denir ki, gözleri açmak enerjinin dışarı kaçmasını, dinlediğin şeye ve yaptığın işe daha az odaklanmana sebep. Kerem Görsev’i de bu tek duyunuzu bir süreliğine askıya alarak dinlemenizi, her bir notayı, kontrbastaki parmak kayışını, bagetin davula değdiği her anı ayrı ayrı duyabilir ve algılayabilirsiniz böylece.
Etkinlikte sandalyeler numarasız. Bu yüzden erkenden gidip, önlerde yer kapabiliyorsunuz. Şayet sandalyede filan oturmak istemez ve daha rahat bir ortam isterseniz, o zaman da çimlerdeki minderlere geçebilirsiniz.
Bu akşam konserlerden ikincisi, İlhan Erşahin’in “ İstanbul Sessions” konseri yapılacak. Katiyen geri dönemeyeceğim bir söz vermemiş olsam, bir de bu konsere giderdim. Sizin yerinizde olsam 9’da, iftardan sonra yapılacak bu konseri kaçırmazdım.

Diğer konserlerin programları şu şekilde: Omar Hakim The Trio of OZ 25 Temmuz, saat: 21.00
Jon Balke “Batagraf” 29 Temmuz, saat: 21.00
Kudsi Erguner - Pierre Rigopoulos “Derviş Duası” 30 Temmuz, saat: 21.00
Önder Focan Swing A la Turc 1 Ağustos, saat: 21.00