Keşfetmek onların işi

Keşfetmek... Kendimizi, geçmişimizi keşfetmek, yerin yedi kat altındaki, kültürümüzü etkilemiş uygarlıkları...
Haber: OLKAN ÖZYURT / Arşivi

İSTANBUL - Keşfetmek... Kendimizi, geçmişimizi keşfetmek, yerin yedi kat altındaki, kültürümüzü etkilemiş uygarlıkları, doğal yaşamın perde arkasını keşfetmek. Ya da Kaf Dağı'nın zirvesini! Çünkü keşifler, farklılıklarımızı canlı tutmamızı, yaşadığımız dünyada gözümüzün açık olmasını sağlıyor ve en önemlisi dünyaya karşı sorumluluklarımızı hatırlatıyor. Birileri bizim adımıza bu keşif işini yapıyor, 'her zaman keşfetmek için bak' diyen coğrafya dergisi 'Atlas'la, 113 yıldır bıkmadan usanmadan birçok keşfin öncüsü ve öznesi olmuş National Geographic.
Aslında Atlas da, National Geographic'de coğrafya dergisi. Ama coğrafyayı insandan, toplumdan, kültürden aykırı düşünmüyorlar.
Bu iki dergi National Geographic'in Türkçe yayımlanmasıyla birlikte aynı kulvarda koşmaya başladı. Bu öyle bir kulvar ki şimdilik iki derginin bir aylık satışı aşağı yukarı 160 bin.
Bu ay 100. sayısını yayımlayan Atlas, National Geographic'in Türkçe yayımlanmasıyla, ki bu durum coğrafya dergilerine, dolayısıyla, Atlas'a olan ilginin de artmasını sağladı, tarihinin en büyük satışına ulaştı. Bildiğimiz o sarı çerçeveli National Geographic ise krize rağmen büyük bir cesaretle Türkçe olarak yayına geçti ve Türkiye'de iyi bir şeyler olduğunda insanların ilgi göstereceğini ispatladı.
İş böyle olunca da bir rekabet baş gösterdi. Bu işten, bizim anladığımız okuyucunun kazanacak olması. Çünkü iki dergi için okuyucunun motivasyonu çok önemli. Kimileri tek bir dergiyi tercih etse bile her iki dergiyi alanların sayısı da oldukça fazla. Biz de konuyu Atlas'tan Özcan Yüksek (genel yayın yönetmeni) ve National Geographic'ten Atilla D. Yerlikaya'ya (genel müdür) açtık. Kendilerini ve birbirlerinden farklılıklarını
anlattılar.