Keşke hiç sormasalarmış!

Keşke hiç sormasalarmış!
Keşke hiç sormasalarmış!
Başrolünde Özge Borak ve Engin Hepileri'nin yer aldığı 'Bana Adını Sor'u izlerken uzun bir süre 'Galiba Yeşilçam'la dalga geçmek istemişler' hissine kapılıyorsunuz ama sonra anlıyorsunuz ki dalga geçilen sizsiniz! Bu tür projeler oyunculara da yazık ediyor...
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

ADINI BANA SOR (Not: 1/5)

Yönetmen: Taner Gündöner
Oyuncular: Engin Hepileri, Özge Borak, Barış Hayta, Cihat Tamer
Yapım: 2015, Türkiye

İtiraz edenler elbette çıkabilir ama Yeşilçam -en azından bence- büyük bir gelenek. Dolayısıyla kendine özgü refleksleri, etkisi, ağırlığı ve de üzerinden atamadığı ataleti, hantal yönleri var(dı). Bazen içinden gelenler, bazen dışına çıkıp bakmayı becerenler, bazen de sonraki nesiller onunla hesaplaşmaya gitti ve her biri değişik tat ve gözlem içeren yapımlar izledik. ‘Arabesk’, ‘Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni’, ‘Acı Aşk’ ya da ‘Pek Yakında’, bu kulvarda ilk elde akla gelen yapımlar...

Bu haftanın mönüsünde yer alan ‘Bana Adını Sor’, öyle bir başlayıp yoluna devam ediyor ki, izlerken uzun bir süre “Galiba Yeşilçam’la dalga geçmek istemişler” hissiyle baş başa kalıyorsunuz. Ne var ki perdede izlediklerimizin şaka, gönderme, ti’ye alma olduğunu belli edecek herhangi ‘özel’ bir işareti beklerken filmin sonu geliyor. Ve kuyruk jeneriği geçerken anlıyorsunuz ki aslında dalga geçilen sizsiniz...
“Konu ne?” derseniz hemen özetleyelim: Yasemin ve Hakan, yetiştirme yurdunda birlikte büyümüştür. Abla konumunda olan Yasemin, Hakan’a ilgi duyar ama karşı taraf bunun farkında değildir. Birlikte ortaklığına soyunup onlara her daim kol kanat geren Hasan Baba’yla birlikte bir lokanta açarlar amma velakin Hakan’ın sokakta tesadüfen hayatını kurtardığı -bu sahne de bir şahika; bomboş ara yolda araba önünde yürüyen onca insanı görmesine rağmen niye hız kesmiyor, koca bir muamma. Zaten bu sahneyle birlikte acaba ‘Yeşilçam’ı ti’ye mi alıyorlar duygusuna kapıldık- Merve’ye âşık olur ve işler sarpa sarar...

OYUNCULARA DA YAZIK!

Son dönemde o kadar çok kötü film izledik ki, “Bu en kötüsü” deme şansına sahip olamıyoruz çoğu kez. ‘Bana Adını Sor’ bu topluluğun en yeni üyelerinden. Bizi bizden alan sahneler ve olay dizileri, TV dizisi mantığındaki örgü, ağlatmaya çalışırken istemeden komik olma durumları, derinliksiz karakter tiplemeleri ve daha saymakla bitmeyecek onca yüzeysel hamle... Bence bu tür projeler oyunculara da yazık ediyor...
Neyse, bu tür sinemanın da bir alıcısı olsa gerek ki bu türden filmler çekilmeye devam ediyor... Bu tabloda bize de ‘gördüğümüzü çalmak’ kalıyor...